Çardak Han -Denizli- Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

47

Çardak Han. Denizli sınırları içinde bulunan XIII. yüzyıla ait kervansaray.

Halk arasında Hanâbâd adıyla da anı­lır. Denizli – Eğridir kervan yolu üzerin­de. Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad’ın mîrâhuru ve Honaz vilâye­ti hâkimi Esedüddin Ayaz b. Abdullah eş-Şehâbî tarafından 627 (1230) yılında yaptırılmıştır. Acıgöl’ün batı ucundaki Çardak kasabasının çıkışında, karayo­lundan yaklaşık 500 m. içeride yer alır. Dikdörtgen kapalı mekânı ve kare av­lusu ile Selçuklu sultan hanları tipinin basit ve sade bir örneğidir. Taçkapısı ve kenarlarında bulunması gereken ey­vanları tamamen yıkılmış olan avlunun giriş açıklığı, doğu yönündeki duvar ka­lıntıları arasında kendini belli etmek­tedir.

22.50 X 27,00 m. boyutlarındaki beş nefli kapalı kısım, dört sıra kesme taş payeye oturan sivri tonozlarla Örtülüdür. Kapının açıldığı orta nef diğerlerinden daha geniş olup tonozu da daha yüksek­tir. Her sırada beşer tane bulunan paye­ler birbirlerine nef boyunca alttan seki­lerle, üstten de yine kesme taştan örül­müş hafif sivri alçak kemerlerle bağlan­mıştır. Basık ve karanlık olan mekân, tonozlardaki ayak araları hizasına rastla­yan deliklerden ışık ve hava almaktadır. Orta nefin paye başlıklarının ilkinde bir boğa başı, üçüncüsünde karşılıklı sıçra­mış iki batık ve dördüncüsünde de iri ku­laklı, sivri sakallı bir insan başı kabart­ması dikkat çekmektedir. Dış yüzleri de kesme taş kaplama olan bina, giriş cep­hesindeki yarım daire, doğu cephesin­deki üçgen ve güney cephesindeki yarım sekizgen kesitli ikişer kule-payanda ile bir kale görünümü vermektedir.

Doğu cephesinde eksen üzerine yerleş­tirilmiş olan taçkapı, iki yanındaki yuvar­lak kulelerle aynı hizaya gelecek kadar dışarı doğru çıkıntı yapmıştır. İçinde ba­sık kemerli girişin yer aldığı taçkapı ni­şini kesme taşlardan örülmüş, nef tonozlarıyla aynı biçimde sade bir kemer çevrelemekte ve giriş kemeri üzerine yer­leştirilen, kapı nişinin küçük bir modeli şeklindeki yedi satirli kitabenin yanla­rında da göğüsten itibaren yapılmış iki Selçuklu aslan heykeli bulunmaktadır. Niş kemerinden yukarısı yıkılmış olan taçkapının dikdörtgen çerçevesini, geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiş bordur ile onu kuşatan silme oluştur­maktadır.

Binanın bazı devşirme malzemeye de rastlanan duvarlarında çeşitli taşçı işaretleri varsa da çoğu, yakın tarihlerde yapılan kireç badananın altında güçlük­le farkedilir durumdadır. Badana yapı­lırken tabanı da şaplanmış olan kervan­saray, restore edilmesi halinde yine asır­larca ayakta kalabilecek sağlamlıktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi