Camillo Golgi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

107

GOLGI, Camillo (1843-1926)

İtalyan hekim, nöroanatomi bilgini. Kendi geliştirdiği doku boyama yöntemiyle sinir sistemi üstüne yaptığı çalışmalarıyla tanınır.

Kimi kaynaklara göre 1843’ün, kimilerine göre de 1844’ün 7 Temmuzu’nda Brescia’da doğdu, 21 Ocak 1926’da Pavia’da öldü. Babası da hekim olan Golgi, Pavia Üniversitesi’nde tıp öğrenimi gördü. 1865’te mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlaşmak amacıyla bir süre Cesare Lombroso’ nun yanında çalıştıysa da, deneysel patoloji konusunda yaptığı araştırmalar sonucu histolojiye yöneldi. Yedi yıl Pavia’da bir hastanede çalışan, maddi sorunlar nedeniyle de üç yıl süreyle Abbiategrasso adlı bir kasabadaki hastanede başhekimlik yapan Golgi, kısıtlı olanaklara karşın sinir sistemi üstüne araştırmalarını sürdürdü. 1875’te Siena Üniversitesi’ne öğretim görevlisi olarak atandı. Ertesi yıl Pavia Üniversitesi’nde ilk önce histoloji, 1881’den sonra da patoloji profesörü olarak görev aldı. Golgi 1906’da sinir sistemi üstüne çalışmalarıyla Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’ nü Ramön y Cajal ile paylaştı.

Golgi’nin nöroanatomi alanındaki değerli çalışmaları Abbiategrasso’davken gümüş tuzlarıyla dokuları boyama tekniğini geliştirmesiyle başladı. Böylelikle, o güne değin özellikle Flemming, Koch ve Ehrlich’in organik boyarmaddelerle yaptıkları araştırmalarla histolojide önemli bir yer kazanan boyama tekniklerine Golgi, bir sinir hücresinin değişik bölümlerinin ayrıntılı bir biçimde gözlenmesine olanak sağlayan yeni bir yöntem kazandırmış oldu.

Sinir sisteminde hücreler arası ilişkiyi ve sinirsel iletimi sağlayan dandrit, akson gibi yapıları betimleyen Golgi, boyama tekniklerinde yaptığı değişikliklerle bir sinir hücresinin yapısının çeşitli bölümlerini ayrı ayrı ya da tümüyle inceleme olanağı da buldu. Tek ve genellikle uzun bir aksonu bulunan sinir hücrelerinin yanı sıra, kısa, ancak dallanan aksonu bulunan bir hücre türünü tanımladı. Golgi, kendi adıyla anılan bu ikinci tür sinir hücrelerinin diğer hücrelerle oluşturduğu ağı boyalama teknikleriyle gözlemleyerek, Waldeyer’in önerdiği ve Ramon y Cajal’ın değerli katkılarda bulunduğu nöron (sinir hücresi) kuramına önemli bir destek sağladı. Sinir hücrelerinin akson ve dandrit gibi uzantılarıyla birbirleriyle kaynaşmış bir bütün değil, sinir sisteminin aralarında boşluklar bulunan yapısal birer birimini oluşturduğuna ilişkin bu kurama Golgi karşı çıkmakla birlikte çalışmalarının, sinirsel iletim mekanizmasında sinir hücrelerinin oynadığı temel rolün anlaşılmasında önemli bir yeri vardır.

Golgi kasları kemiklerle diğer organlara bağlayan kirişlerde (tendon) duyu sinirlerini içeren, Golgi tendon organı diye adlandırılan yapıyı ve deride dokunum cisimciklerini buldu. Ayrıca, daha sonra bakteriler dışında tüm hücrelerde bulunduğu saptanan ve hücre metabolizmasındaki rolü hâlâ araştırma konusu olan Golgi cihazım ilk kez gözlemleyerek tanımladı.

Golgi, 1880’de Alphonse Laveran’ın sıtmanın Plasmodium adlı bir asalaktan kaynaklandığını bulması üzerine, ilgisini bu alana yöneltti, insan ve hayvan alyuvarlarında gözlenen bu birhücrelilerin biyolojisini, özellikle de eşeysiz üreme çevrimiyle sıtma ateşi arasındaki ilişkiyi inceledi. Bu çalışmalarının ışığında sıtmanın değişik türlerinin kan tahlilleriyle ayırt edilmesini sağlayan tanı yöntemleri geliştirerek sıtma tedavisindeki gelişmelere katkıda bulundu.

Golgi’nin histoloji konusundaki çalışmaları, 19.yy’ın sonlarından başlayarak nöroanatomi ve nörolojide sinir hücrelerinin yapı ve işleyişine yönelik araştırmaların temelini hazırlamıştır.

•    YAPITLAR (başlıca): Opera omnia, 1903-1929, (“Tüm Yapıtları”).

•    KAYNAKLAR: W.Haymaker, The Founders of Neuro-logy, 1953.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi