Bosnalı Mehmed Paşa Camii Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

24

Bosnalı Mehmed Paşa Camii, Sofya’da günümüzde kilise olarak kullanılan Mimar Sinan’ın eseri bir cami.

Sûff veya Sofu lakaplarıyla da anılan Derviş Mehmed Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Sinan’ın eserlerinin listesini veren tezkirelerde Bosnalı Mehmed Pa­şa Camii adıyla zikredilir. Mehmed Pa­şa, Rumeli beylerbeyiliğinde bulunduk­tan sonra Mustafa Paşa’nın yerine 954′-te (1547) ikinci vezirliğe getirilmiş, ardından Bağdat Bosna ve Budin beylerbeyi olmuş, Peçuylu İbrahim’e göre bu son vazifesi sıra­sında bir yahudi hekimin verdiği ilâçla zehirlenerek öldürülmüştür. Mehmed Pa­şa’nın Sofya’daki cami, medrese ve ima­retinden başka İstanbul Yenikapı’da, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da, Travnik’te baş­ka hayır eserleri de bulunmaktadır.

1062 (1652) yılında Sofya’ya gelen Ev­liya Çelebi buradaki camileri sayarken yapıdan Koca Derviş Mehmed Paşa Camii adıyla bahsederek hakkında etraflı bilgi verir. “Buna İmaret Camii de derler. Bir ibâdetgâh-ı rûşendir; selâtin camii gibi âlî bir kubbesi var; enderun ve bîrunu gayet müzeyyendir; gayet vâsi haremi (avlusu) vardır” dedikten sonra revakla-nnın sütunlu, üzerlerindeki kubbelerin kurşun kaplanmış olduğunu bildirir; minaresinin de yüksek ve ince olduğunu söyler. Ayrıca caminin Mimar Koca Si­nan’ın yapısı olduğunu belirtir.

954 Zilhiccesi ortalarında tasdik edilen vakfiyesine göre Sofya’daki bu cami, medrese, kütüpha­ne, imaret, bîmarhâne, hamam ve ker­vansaraydan meydana gelen bir külliye olarak düzenlenmiştir. İsmail Eren, Mehmed Paşa b. Abdülmuîn adına düzenle­nen Arapça vakfiyenin bir suretinin An­kara Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde bulunduğunu bildirmektedir. Caminin yerinden sökülerek müze­ye konan kitabesinde de 954 (1547) ta­rihi vardır.

Bulgaristan’ın Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılması ve Sofya’nın Türk ida­resinden 1878’de çıkmasının ardından Mehmed Paşa Camii Bulgarlar tarafın­dan bir süre depo ve cephanelik olarak kullanılmıştır. Bu yüzden halk arasında buraya Kara Cami denildiği ileri sürülür-se de bazılarına göre bu ad yapısında kullanılan taşların rengi sebebiyledir. Sul­tan II. Abdülhamid’in camiye dokunulmaması hususundaki uyarısına rağmen Bulgarlar’ca 1901 “de dış mimarisi tama­men değiştirilmiştir. Cami âdeta bir kı­lıf içine alınmak suretiyle yeni bir biçi­me sokulmuş, Sveti Sedmoçislenitsi adıy­la bütün azizlere ithaf edilen bir kilise­ye çevrilmiş ve 27 Temmuz 1903’te kul­lanıma açılmıştır. Kiliseye çevrilirken son cemaat yeri de yıktırılan caminin etrafın­daki külliyeye ait diğer binalar ise 1878’den sonra ortadan kaldırılmış, yalnız medresesi 1928’de yıktırılıncaya kadar hapishane olarak kullanılmıştır. Mimar Sinan’ın Bulgaristan’daki tek camii olan Bosnalı Mehmed Paşa Camii, bugün şeh­rin kalabalık bir semtinde iki ana cadde arasında bulunmaktadır.

Cami çok büyük ölçüde kare planlı bir bina olup ibadet mekânını yüksek bir kubbe örter. Kareden kubbe yuvarlağı­na köşelerdeki tromplarla geçilmiştir. Dışta binanın Türk eseri olduğunu be­lirtecek hiçbir mimari elemanın bırakıl-mamasma karşılık içeride Türk mimari­si unsurları daha belirlidir. Evliya Çelebi’nin yüksekliğine işaret ettiği ince mi­nare, Rus ordusu başkumandanı Prens Alexander Dondukov tarafından Sofya’­nın diğer minareleriyle birlikte dinamit­lenerek yıktırılmıştır. Sofya’nın eski fo­toğraflarında Mehmed Paşa Camii hey­betli orijinal yapısı ve kubbesiyle mina­resiz olarak görülür. Bugün dış cephe­leri taş ve tuğladan duvarlarla kaplan­mış, kubbe kasnağında Bizans mimari­sini andıran dalgalı bir saçak hattı altı­na bir dizi pencere açılmıştır. Binaya ya­bancı bir görünüş veren ağırlık kuleleri, ağır tesirli bir çan kulesi, yan cepheler­deki kemerler ve pencerelerle Sinan’ın eseri tanınmaz bir biçime sokulmuştur.

Diyanet İslam Ansiklopedisi