Bodrum Hanı Tarihi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

0
44

Bodrum Hanı, İstanbul’da XV. yüzyılda yapılan şehrin en eski ticaret hanlarından biri.

Kapalıçarşı yanında bulunmaktadır. İnşa tarihini bildiren kitabesi olmamak­la beraber Fâtih Sultan Mehmed’in vak­fiyesine göre han şehrin bu türden ya­pılarının en eskilerinden biridir. Bu bel­gede, “müsâfırûn için inşa buyurup vak-feylediği” hanlardan biri olarak “Bodrum Kârbansarayı”nın adı geçer: “Mahmiyye-i Konstantiniyye’de Eski Saray demekle mâruf Sarây-ı Âmir-i Sultanî civarında­dır, süflî ve ulvî otuz bir bâb hücerâtı müştemildir. Dîvârına muttasıl on dört bâb hücresi dahi vardır, cümlesi vakf-ı şeriftendir” satırları ile tarif edilen ha­nın alt ve üst katlarında otuz bir odası olduğu, dışında ise cephelerine bitişik ayrıca on dört göz dükkân bulunduğu anlaşılmaktadır. Beyazıt’ta Eski Saray yakınında olduğu açıkça belirtildiğine göre de teşhisi hususunda hiçbir şüphe kalmamaktadır. Böylece Bodrum Hanı (Kervansarayı), fethin hemen arkasından ilk inşa edilen yapılardandır ve Fâtih’in hayratına gelir sağlaması için tahmine göre Bizans devrine ait kalıntıların üs­tüne yapılmıştır. Fakat değişik bir gö­rüş ortaya atan E. Hakkı Ayverdi, bazı vakıf kayıtlarına dayanarak Fâtih’in Bodrum Hanı’nın Sandal Bedesteni’nin do­ğu tarafına komşu olduğunu ve büyük ihtimalle Nuruosmaniye Camii yerinde olması gerektiğini ileri sürmektedir. Hal­buki bugün aynı adı taşıyan han Beya­zıt’ta Çadırcılar caddesi kenarında bu­lunmakta ve bu yer Fâtih vakfiyesinde “Eski Saray kurbında” şeklindeki kayda da uymaktadır. Eğer vaktiyle aynı adla anılan iki han olmadıysa bugün mevcut hanın esasının Fâtih evkafından oldu­ğunu kabul etmek gerekir.

İstanbul kadısına yazılan 18 Muhar­rem 1018 tarihli bir hü­kümden öğrenildiğine göre esKiden be­ri İstanbul’a gelen keten bezleri, tüccar­lara Bodrum Hanı’nda dağıtılırdı. Fakat dışarıdan mal getiren tüccarların bu usu­lün dışına çıktıkları ve başka yerlerde dağıtım yaptıklarının öğrenilmesi üzeri­ne yazılan bu hükümle keten ve pembe (pamuklu) bezlerin yine eskisi gibi Bod­rum Hani’na getirilip buradan kethüda­ları ve yiğitbaşıları eliyle bezzazlara da­ğıtılması emredilmektedir. Ayrıca güm­rük eminlerinin bez denklerini doğrudan doğruya Bodrum Hanı’na yollamaları da hatırlatılarak kimsenin “kadimden ola­gelen bu işleme” karşı koymaması is­tenmektedir. Bodrum Hanı 1895 zelze­lesinde büyük ölçüde zarar görmüş ve aslî mimarisine uymayan biçimde tek­rar kullanılır hale getirilmiştir.

Ali Paşa Hanı’nın bitişiğinde bulunan Bodrum Hanı Çadırcılar caddesi kena­rında, düzensiz biçimde inşa edilmiş iç avlulu bir yapıdır. H. Göktürk, buranın evvelce bir manastır olduğu yolunda bir söylentiyi nakleder ve ayrıca hanın al­tında büyük bir mahzen veya bir bod­rum bulunduğuna da yine söylentilere dayanarak işaret eder. Şimdiye kadar ciddi olarak görülemeyen ve incelenme­yen bu mahzenden başka araştırmacı­lar da bahsetmiştir. C. Güran’a göre Bod­rum Hanı eski kalıntılar üzerine XVIII. yüzyılda yapılmış bir binadır. Alt kısmın­da daha değişik bir teknikte duvar ör­güsü görülür. Bu eski kısımlarda yainız tuğla kullanılmasına karşılık üst duvar­larda taş ve tuğladan karma örgü var­dır. Plan düzensiz olduğundan avlu da kırık bir biçim almıştır. Son yüzyıl içinde değişiklik ve eklemelerle hanın gerçek mimarisi tanınmaz bir hale sokulmuş­tur. Dış cephelerin Önündeki dükkânlar da 189S zelzelesinden sonra Batı mima­risi üslûbunda tamamen değişmiştir. İçeride her iki katın da önlerinde, taş­tan kare payelere dayanan tuğla kemer­lerle avluya açılan revakların varlığı gö­rülür. Şimdiki haliyle tarihî hüviyetine bütünüyle aykırı bir görünüm almış olan Bodrum Hanı eski kaynaklarda adı geçen şehrin ticaret merkezlerinden biriydi.

Diyanet İslam Ansiklopedisi