BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ

239

 

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ

 

Dünya barışı ve
güvenliğini korumak, millet­ler arasında dostça ilişkileri ve her alanda iş
birliğini geliştirmek ve devletlerin dış politika­larını uyumlaştıran evrensel
bir merkez olmak amacıyla II.Dünya Savaşı sonunda kurulan en geniş kapsamlı
uluslararası örgüt. 24 Ekim 1945’te yürürlüğe giren San Francisco Antlaş­ması
ile kurulmuş olup merkezi ABD’nin New York şehrindedir.

Birinci Dünya Savaşı
sonunda galip devlet­ler tarafından kurulmuş olan Milletler Cemi-yeti’nin
(Cemiyet-i Akvam, Socictc des Naü-ons) dünyada barışı ve güvenliği sağlamada ye­tersiz
kalması ve II.Dünya Savaşı’nın çıkması­nı önleyememesi üzerine daha geniş
kapsamlı bir örgülün kurulması çalışmaları, daha II.­Dünya Savaşı yıllarında
başladı. Mihver dev­letlere karşı (Almanya, İtalya, Japonya) sava­şan ABD
Başkanı Roosevelt ile İngiltere Baş­bakanı NV.Churchill’in 14 Ağustos 1941 tari­hinde
yayınladıkları “Atlantik Bildirisi”, BM’İn kurulması yolundaki ilk
ciddî teşebbüs­tür. Ardından, dünya barışım korumak ve gü­venliği sağlamak
amacına yönelik düşüncele­rin dile getirildiği ve ABD, İngiltere ve Sovyet­ler
Birliği temsilcilerin imzaladıkları 1 Ocak 1942 tarihli Birleşmiş Milletler
Bildirisi yayın­landı. Milletler Cemİyctİ’nin yerini alacak bir örgülün
kurulması İle İlgili tasarılar ABD, İn­giltere, SSCB ve Çin’lİ delegelerin
katıldıkları 21 Ağustos – 7 Ekim 1944 tarihlerinde Dum-barton Oaks’taki
toplantıda ele alındı ve Bir­leşmiş Milletler Örgülü’nün kuruluş belgesi­nin
ana hatları burada hazırlandı. Bu toplantı­da hâllcdilcmeyen Güvenlik
Konscyi’ndc oy verme yöntemi ile ilgili sorun, 4-11 Şubat 1945’tekİ Yalta
Konferansı’nda çözüme bağ­landı ve Örgüt’ün anayasasına (Chartcr) son şekli
verecek konferansın Nisan 1945’te ABD’nin San Francisco kentinde 1 Marta ka­dar
Mihver’e karşı savaş ilan ctmݧ veya ede­cek olan ülke temsilcilerinin katılımı
İle yapıl­ması kararı alındı.

25 Nisan 1945’te San
Francisco’da, Mihver’e savaş ilan etmiş yirmi ülke temsilcisinin katıl-

ması İle başlayan
konferansta Dumbarton Oaks önerileri tartışılarak kabul edildi ve 26 Haziran
I945’e kadar toplam elli bir ülke Bir­leşmiş Milletler Örgütü Antlaşmasına imza
koydular. Birleşmiş Milletlcr’e yeni üyelerin kabulü, Güvenlik Konscyi’ndeki
beş daimî üyenin (ABD, SSCB, Çİn, İngiltere ve Fran­sa) oy birliğine
bağlandığından ilk yıllarda çok az ülke üye olarak kabul edilmiştir. Özel­likle
savaş sonrasında Doğu ve Batı blokları arasında baş gösteren Soğuk Savaş
sebebiyle Batı yanlısı ülkelerin BM’e üye olmalarını SSCB, Doğu Avrupa
ülkelerinin üye olmaları­nı da ABD veto ettiğinden üye sayısı pek art­mamıştır.
1960’lardan itibaren Asya ve Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmaları
ve Soğuk Savaş’ın yavaş yavaş kendini yumuşa­maya bırakmasıyla BM’in üye sayısı
birden ar­tış göstermiştir. Bu yıllarda uluslararası sahne­ye birden çıkmış
bulunan Üçüncü Dünya ülke­leri için BM, kendi güçlerini ve kişiliklerini
gösterdikleri bir forum hâlini almıştır. Bura­da, uzun yıllar kendilerini
sömüren ülkelerle aynı sıralarda eşit şartlarda oturup haklarını
savunmuşlardır. Bugün BM’in üye sayısı 159’u bulmuş olmakla birlikte hâlen üye
bulunma­yan İsviçre ve Avusturya gibi devamlı tarafsız ülkelerle bazı küçük
devletler de bulunmakta­dır.

BM’ye kurucu üye
olmanın temel şartı, Al­manya’ya savaş ilan etmiş olmak olduğundan bu yönü İle
Örgüt “anli-faşist” bir cephe oluştu­ruyordu. Türkiye de son anda
Almanya’ya sa­vaş ilan ederek örgütte yerini alırken, ör­güt’ün kuruluş
toplantısında bulunmayan Po­lonya, kurucu üyeler arasına alınarak istisnaî bir
uygulama yapılmıştı. Diğer bir istisna uygu­laması ise Rooscvclt’in Stalin’c
olan yakın dostluğu sayesinde, kuruluşundan beri hiç bir zaman bağımsız bir
devlet olmamış olan Uk­rayna ve Beyaz Rusya için yapıldı ve SSCB’ne bağlı bu
iki cumhuriyet de BM’e ayrıca üye ol­dular.

 

Personel ve
Bütçe

 

Teşkilât’ın başındaki
kişi Genel Sekreter’dir. Ncwyork’takİ genel sekreterlik ve teşkilâ­ta bağlı
ihtisas kuruluşlarında yaklaşık elli bin kişi çalışır. BM Genel Sekreterliği
bünyesinde­ki büro memurlarının sayısı onbirbini bulmak­tadır. Örgüt’ün
gelirleri üye devletlerin Öde­dikleri aidatlardan oluşur. Gelirinin %75’lik
bölümü personel maaşlarına gider. BM Bütçe­sinin %25’ini ADD, %10.2’sini SSCB,
%10.9’unu Japonya, %83’ünü Federal Al­manya, %6.4’ünü Fransa, %4.9’uııu
İngiltere ve kalanını öteki ülkeler karşılamaktadır.

 

Organ ları

 

BM’nin başlıca altı
organı bulunmaktadır: Bunlar sırası ile Genel Kurul, Güvenlik Kon­seyi,
Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Milletlerarası Adalet Divanı ve
Sek-reteryadır.

Genel Kımıl: Bütün üye
ülke temsilcilerinin katılması ile oluşur. Kurulda her ülkenin bir oyu vardır.
Genel kurul toplantılarında bir başkan seçilir. Her yıl eylül ayı ortasından
ara­lık ayı ortasına kadar sürer. Bir forum niteli­ğinde olan Genel Kurul’da
çeşitli kararlar alı­nır ve gündemindeki konular görüşülür. Alı­nan kararlar
tavsiye niteliğindedir. Genel Ku­rula bağlı yedi ayrı komite bulunmaktadır.
Bunlar, Siyasî Komite, Özel Siyasî Komite, Ekonomik İşler Komitesi, İnsan
Hakları Ko­mitesi, Vesayet ve Sömürgecilikle Mücadele Komitesi, Bütçe ve İdarî
İşler Komitesi İle Hu­kuk Komitesi’dîr.

Güvenlik Konseyi:
BM’in en önemli organı olup barışın korunması, milletler arası güven­lik
sorunları ve askerî konularla ilgilenir, on beş üyeli Güvenlik Konscyi’nde ABD,
SSCB, Çİn, İngiltere ve Fransa, konseyin daimî üyele­ri olup Veto hakkına
sahiptirler. “Veto Hak­kı” tartışma konusu olmaktadtr. Bugüne ka­dar
Konsey’in daimî üyeleri yüz elliye yakın ve­to kullanmışlardır. Daimî üyeler
dışındaki üye­ler iki yıl İçin Genel Kurulca seçilir. Kon-sey’de karar
alınabilmesi için en az dokuz üye­nin olumlu oy kullanması gerekir. Bu dokuz
üye arasında daimî beş üyenin de bulunma şar­tı vardır.

Türkiye üç kez
Güvenlik Konseyi geçici üye­liğine seçilmiştir.

Ekonomik ve Sosyal
Konsey: Kısa adı ECO-SOC olan konsey uluslararası alanda banş ve dostluk
ilişkilerini geliştirmek ile refah ve is­tikrar sağlamak amacıyla kurulmuştur;
Genel Kurulca coğrafî dağılıma göre seçilen elli dört üyeden oluşur. Her üye üç
yıl konseyde kalır ve her yıl üyelerin üçte biri yenilenir. Görevi Genel
Kurul’a rapor hazırlamak ve hükümet­ler ile ihtisas kurullarına tavsiyelerde
bulun­mak olan konsey, uluslararası konferanslar da düzenler. Konseyin ilgi
alanına tüm ekono­mik, sosyal, kültürel, eğitim, kamu sağlığına İlişkin konular
girmektedir.

Vesayet Konseyi: Henüz
bağımsız ülke statü­süne sahip olmayan, sahipsiz bölgeler ve bura­da yaşayan
insanların hakları ve gelişmeleri ile İlgilenir. lI.Dünya Savaşı mağlubu
ülkeler­den alınan topraklarda yaşayanların sorunları­nın yanında stratejik
vesayet denilen rejim yo­lu ile de Pasilıktekİ bazı küçük adaların dünya barışı
açısından kontrolünü sağlar.

Milletlerarası Adalet
Divanı: BM’ye bağlı yar­gı organıdır. Genel Kurul ve Güvenlik Konse­yi
tarafından seçilen on beş üyeden oluşur. Merkezi Lahey’dedir. Üyeler dokuz yıl
için sa­hip, her ülkeden ancak bir üye bulunur.

Sekreteıya: BM
Sekrctcryasının başında Ge­nel Sekreter bulunur. Genel Sekreter, Güven­lik
Konseyinin tavsiyesiyle, Genel Kurulca se­çilir. Genel Sekreterlik binası New
York’ta-dır. Ayırca Cenevre ve Viyana’da ofisleri bu­lunmaktadır.

Örgütün çalışmaları altı
ayrı dilde yürütülür ve yayınlanır. Bunlar sırası ile İngilizce, Fran­sızca,
İspanyolca, Rusça, Çince ve Arapçadır. BM Genci Sekreterliğine bağlı bir radyo
istas­yonu ve bir de üniversite bulunmaktadır. BM bünyesinde Genel Sekreterle
iş birliği hâlinde çalışan, her ülkenin bir Millî Komitesi vardır. Her komite
bir büyük elçi, yeteri kadar diplo­mat, uzman, danışman ve personelden oluş­maktadır.

Ayrıca BM’İn, pek çok
alanda dünyanın çe-şİtlİ yerlerinde faaliyet gösteren çok sayıda uz­man bağlı
kuruluşu mevcuttur. Bu kuruluşlann sayısı otuza yakındır. Başlıcaları; FAO (BM
Gıda ve Tarım Örgütü); IAEA (Ulusla­rarası Atom Enerjisi Ajansı); Dünya
Bankası, Uluslararası Çalışma Örgütü; IMF (Uluslara­rası Para Fonu); UNESCO (BM
Eğitim, Bi­lim ve Kültür Örgütü); UNICEF (BM Çocuk Fonu); Dünya Sağlık Örgütü;
ve BM Eğitim ve Araştırma Enstitüsü.

Bir de Güvenlik
Konseyi’nin kararıyla bazı bölgesel bunalımları önlemek amacıyla askeri güç
kullanma yetkisine sahip olan BM Barış Gücü vardır. Filistin, Kongo, Kıbrıs ve
Ko­re’de görev yapmıştır.

Birleşmiş Milletler
örgütü, her ne kadar üye ülkelerin tümüne eşit temsil ve katılma hakkı
tanıyorsa da beş kurucu üyenin (ABD, SSCB, Çİn, ingiltere ve Fransa) veto
hakkının bulunması BM’de eşitlik ilkesini zedeleyen ve II.Dünya Savaşının
sonuçlarına dayanan bir galipler hukukunun uygulanması anlamına gelmektedir ve
bu durum bir hukuk ihlâli ola­rak karşımıza çıkmaktadır. Uluslararası hu­kuk
açısından bazı ufak tefek başarıları olmuş­sa da, Örgüt’ün barış çabaları arzu
edilen so­nuca ulaşmamıştır. Bu da doğaldır, çünkü Dünya sistemi içerisinde iki
süper güç olan ABD ve SSCB ve diğer büyük devletler gerek dünya üzerindeki
hegemonyalarını koruyup sürdürmek, gerekse imal ettikleri silahlara pa­zar
yaratmak amacıyla bölgesel çatışmaları kışkırtmaktadırlar. Bununla birlikte,
özellikle bağlı kuruluşları aracılığıyla çok sınırlı da ol­sa, dünyanın çeşitli
bölgelerinde sivil halka gö­türülen hizmetler (gıda, ilaç ve para yardımı gibi)
kısa vadede oldukça işe yaramaktadır.

Abdurrahman DİLİPAK
Bk. Savaş; Süper Güç/er.