BİLİNÇ BOZUKLUKLARI

201

 

BİLİNÇ BOZUKLUKLARI

 

Bilince biyoloji ve
genel tıpta verilen anlam ile psikoloji ve psikiyatride verilen anlam bir­birinden
farklıdır. Psikolojik bilinç, biyolojik bilincin kişinin çevresinin farkında
olma ve uyanıklık hali tanımıyla sınırlı değildir. Biyolo­jik bilinci olduğu
kadar algılama, tanıma, dik­kat, hafıza, zeka, soyut düşünme ve düşünme gibi
birçok psikolojik bileşeni de kapsar. Bu nedenle psikolojik bilinç, biyolojik
bilinçle ka­rıştırılmamak için daha çok biliş (cognition) olarak adlandırılır.
Bilinç sözcüğü ise daha çok biyolojik bilinç anlamına kullanılır. Bura­da
bilişsel (cognitive) bozuklukları ele alaca­ğız.

Kognİtif yetiler,
bedensel ve psikolojik rahat­sızlıklar tarafından bozulabilirler. Kognitif ye­tilerin
yürütülebilmesini sağlayan sinir sistemi­nin iletim yollan veya biyokimyasal
yapısı, be­densel bir rahatsızlık yüzünden tahrip edildi­ğinde bütün kognitif
yetiler bozulabilir. Örne­ğin şeker hastalığı olan ve kandaki şeker mik­tarı
çok fazla yükselen birinin (biyolojik) bilin­ci de bozulmaya başlar. Uykuya
eğilimi artar, çevresinde olup bitenleri farkedemez. Bulun­duğu yeri ve zamanı
tanıyamaz. Çevreyi algıla­ması bozulabilir, olmayan nesnelerin varol­duklarını
ileri sürerken, varolan nesneleri ol­duklarından değişik algılayabilir. Saçma,
man­tıksız düşünceleri durmadan tekrar edebilir.

Kognitif yetilerden
birisi olan soyut düşün­me, kavramları nesne ve durumların simgeleri olarak
kullanabilen düşünme tarzıdır. Normal erişkin insanın düşünme tarzı genelde
böyle­dir. Çocuklukta ise düşünce somuttur, kav­ramlar birer simge değil, nesne
ve durumların kendileri olarak kavranırlar. Çocuk, babası­nın “aferin,
şimdi gözüme girdin” demesini bir türlü anlayamaz, gerçekten babasının
gözüne girmiş olduğunu hayal eder. Sinir sisteminin iletim yollarını ve
biyokimyasal yapısını bozan bunama gibi uzun süreli bedensel rahatsızlık­larda
soyut düşünme ortadan kalkar, düşünce somutlasın Bu tür rahatsızlıklarda zeka
da iş­levini kaybeder, özellikle yeni yaşanan olay­lar hızla unutulur.

Kognitif yetilerin,
bedensel bir rahatsızlık ta­rafından bozulmalarına tıpta “organik beyin
sendromları” denir.

Psikolojik
rahatsızlıklarda ise biyolojik (tıb­bi) anlamdaki bilinç değişmeden kalır. Yani
kişinin çevreyi farketmesi, uyanıklığı bozul­maz. Yine bulunduğu yeri, zamanı,
insanları tanır. Bu durumdaki kişiye tıpta “bilinci açık” denir. Zeka
ve soyut düşünme yetisi ise ancak

çok ileri ve ağır
psikolojik rahatsızlıklarda kıs­men bozulabilir. Genelde bilinenin aksine, psi­kolojik
rahatsızlıkların çoğu kere zekanın dü­şük ya da yüksek oluşuyla ilişkileri
bulunmaz. Psikolojik rahatsızlıklarda dikkat ve hafızada daha çok artma veya
azalma şeklinde bozul­malar olur.

Psikolojik
rahatsızlıklarda bozukluk daha zi­yade algılama ve düşünme gibi kognitif
yetiler­de olur. Algılama bozuklukları, genellikle san­rılar (hallucination)
şeklindedir. Sanrı, çevre­den gelen bir uyaran olmadığı halde, bir şeyin sanki
varmış gibi hissedilmesine denir. Psiko­lojik rahatsızlığı olanların sanrı
çoğunlukla işitsel niteliktedir. Ama olmayan bir uyaranı varmış gibi görme
şeklinde de olabilirler. Bu insanların çevreleri tarafından “kendi
kendisiy­le konuşuyor” şeklinde tanımlanmaları genel­likle bu sannları
nedeniyledir.

Düşünce bozuklukları
İse düşüncenin akışın­da ve muhtevasındaki bozulmalar olmak üze­re İkiye ayrılırlar.
Düşünce akışındaki bozul­malar, kendilerini kişinin konuşmasında belli ederler.
Konuşma çağrışımları artıp azalabi­lir. Kavramlar sanki belli bir kurala bağlı
ol­maksızın rastgele ardarda sıralanıyormuş gibi gelebilirler. Kelimeler veya
cümleler, kalıplar halinde tekrar edilirler. Konuşma anlamsız, saçma izlenimi
verebilir. Düşüncenin muhte­vasındaki bozulmalar, kuşkular, saplantılar,
mantıksız korkular, düşüncelerin çalınması gi­bi acaip düşünceler ve
hezeyanlarla belirgin­dir, özellikle hezeyanlar, çağdaş psikiyatrinin ağır
rahatsızlıklar olarak kabul ettiği şizofreni ve paranoid bozukluklarda
görülürler. Heze­yan, gerçekle ilişkisi olmayan ve mantıklı dü-Şünce ile
değiştirilemeyen saçma inanç demek­tir. Bir çok hezeyan türü tek veya karışık
hal­de bir psikiyatrik rahatsızlığı olan insanda bu­lunabilir. Kendini
tarihteki bir büyüğün yeri­ne koyma veya kendisine olmayacak kudretler atfetme
şeklindeki büyüklük hezeyanları ile kendisine başkaları tarafından bir kötülük
ya­pılacağım sanma şeklindeki kötülük görme he­zeyanları en çok karşılaşılan
hezeyan türleri­dir.

Kognitif bozukluklar
içinde sınıflanamayacak, ama psikolojik rahatsızlıklarda sık görü­len bir durum
da duygusal değişikliklerdir. Psi­kolojik rahatsızlığı olanlar gerçek duruma uy­gun
olmayan duygusal tepkiler verirler. Bu tepkiler hiçbir duygusal belirti
görülmeyen duygusal küntlük halinden, nedeni bilinme­yen bir iç sıkıntısına
veya neşe taşmasına ka­dar değişebilir, psikolojik rahatsızlıklardaki duygusal
tepkiler normal tepkilerden gelip ge­çici olmayıp kalıcı olmalarıyla
ayrılırlar.

ErolGÖKA Bk.: Bilinç;
Psikiyatri; Sinir Sistemi.

 

Önceki İçerikBİLİM
Sonraki İçerikBİREY