BİLİMSEL SÜREÇ: BİLİMSEL İLKELERİN SOMUTLAŞMIŞ HALI

245

Fizik, coğrafya, psikoloji gibi farklı bilim dallarının hepsi için geçerli olan temel bilimsel ilkeleri gördük. Ancak bu ilkelerin bir anlam taşıması için bilimin pratiğinde somutlaşmaları gerekir. Bu ilkelerin hayattaki karşılığını görmek için şimdi bilimsel sürecin işleyişini gözden geçireceğiz.

Bilimin tüm insanlıkla paylaşılmak amacıyla edinilen bilgilerden oluştuğunu söylemiştik. Bir araştırmacı ne kadar önemli bir bulguya ulaşmış olursa olsun, başkalarıyla paylaşılmadıkça bu bulgunun bir değeri yoktur. Bu paylaşım günümüzde bilimsel dergiler yoluyla olmaktadır. Bilim insanları elde ettikleri bulguları paylaşıma sunmak için makaleler yazıp bu makaleleri dergilerde yayınlatmak için uğraşırlar. Geçmişte dergiler matbaada basılıp kütüphanelere dağıtılıyordu. Günümüzde bu dergilere İnternet üzerinden de ulaşılabilmektedir. Önümüzdeki yıllarda dağıtımın tamamen İnternet üzerine kayması mümkündür. Şimdiden bu eğilim kendini göstermekte, kimi bilimsel dergiler sadece İnternet üzerinde yayınlanmaktadır.

Bilimin ilkeleri araştırmacılarca yazılan makalelerin temel formatını da belirler.
Bilimin birikerek ilerlemesi prensibi uyarınca, araştırmacılar çalışmalarında konu hakkındaki ilgili diğer çalışmalara atıfta bulunur. Bu atıflar makalenin incelediği konuyu önceki bilimsel çalışmalarla ilişkilendirir ve atıfta bulunulan metot ve bulgular üzerinden yeni yordam, bulgu ve sentezlere varmayı amaçlar.

Bilimsel bir makale yazarken dikkat edilen önemli bir husus izlenilen metodu açıkça ortaya koymaktır. Nedir bu özeni gerekli kılan? Araştırmacılar makalelerinde araştırmanın detaylarını ince ayrıntılarıyla ortaya koyarlar ki başkaları bu testleri tekrarlamak isterse ellerinde yeteri kadar bilgi olsun. Metodun açıkça yazılması varılan çıkarımların geçerliliğinin değerlendirilmesini de mümkün kılar. Bu netlik bilimsel önermelerin herkesçe test edilebilir olması ilkesinin bir sonucudur.
 

Araştırmacılar bir makale yazdıktan sonra çoğunlukla o makaleyi meslektaşlarına yollayıp onlardan makaleyi eleştirmelerini rica ederler. Bu şekilde makalenin hatalı, eksik ya da anlaşılmaz olması riskini azaltmaya çalışırlar. Meslektaşlardan fikir alınıp gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra araştırmacılar makalelerini yayınlatmak amacıyla bilimsel bir dergiye yollar.
Gerçek anlamda bilimsel bir dergide makaleler konunun uzmanı diğer bilim insanlarınca gözden geçirilir. Bu kişilere hakem adı verilir. Örneğin bir psikolog yazdığı makaleyi hakemli bir psikoloji dergisine yolladığında o makale daha önce benzer konularda çalışmalar yapmış başka araştırmacılara yollanır ve araştırmacılardan o makale için hakemlik yapmaları istenir. Hakemler makaleyi okur ve problemli buldukları yönlerini yazılı olarak bildirirler. Hakemler sadece makalenin problemlerini belirtmez, çoğunlukla makale yazarına makalenin bilimsel değerini arttıracak yapıcı önerilerde de bulunurlar. Çoğu dergi en az iki hakemin görüşüne başvururken kimi dergilerde bu sayı dörde kadar çıkabilir. Eğer hakemler makalenin birtakım düzeltmelerle derginin standartlarını yakalayabileceğini düşünürlerse makale yazar(lar)ına makaleyi düzeltip tekrar dergiye yollamak için şans verilir. Eğer hakemler makaleyi derginin bilimsel standartları açısından yetersiz görürlerse reddederler. Dolayısıyla hakemli bir dergide makale yayınlamak kolay değildir.
Bilimde, bilim insanlarının sıkça ‘Biliyor musunuz, bu iyi bir argüman; benim fikrim sanırım yanlış’ dediğini duyarsınız. Ve sonra fikirlerini değiştirirler ve eski fikirlerini bir daha dile getirmezler. Bunu gerçekten yaparlar. Bunu olması gerektiği kadar sık yapmazlar çünkü onlar da nihayetinde insandır ve değişmek zordur. Fakat bilimde her gün olur bu tür bir şey. – Carl Sagan
Hakem değerlendirmesi süreci makalenin uzman kişilerce incelenip eleştirilmesini sağlar. Bu şekilde makale daha yüksek bir kaliteye ulaşır. Bütün dergiler hakemli değildir ama güvenilen ve bilim insanlarının önem verdiği dergilerin hepsi hakemli dergilerdir. Bunun sebebi açıktır: Hakemli bir dergide basılmak için bir makalenin konu hakkında uzman diğer araştırmacıların onayını alması, dolayısıyla yüksek bir standart tutturmuş olması gerekir.

Dergi ve kitaplarda araştırmalarını yayınlamanın dışında bilim insanları konferanslar düzenleyerek alanlarındaki yenilikleri birbirleriyle paylaşırlar. Bu konferanslarda en yeni bulgular diğer araştırmacılara sunulur ve fikir alışverişinde bulunulur.
Kısaca, bilimsel sürecin işleyişinde bilimin temel ilkelerini görebiliriz. Edinilen bilgilerin paylaşılıp yayılması için makaleler yazılır. Bu makalelerde konu hakkında daha önce üretilmiş bilgilere atıfta bulunulur ve varılan sonuçlara hangi adımlar izlenerek ulaşıldığı açıkça belirtilir ki sonuçların geçerliliği de- ğerlendirilebilsin ve isteyenler testleri tekrar edebilsin. Bilim üretme sürecinin her aşamasında araştırmacıların yoğun bir şekilde birbirlerinin fikirlerine başvurması ve eleştirilerden yararlanması ile fikirler zenginleşir ve hata yapma oranı azalır.