Beyoğlu Mezarlığı Tarihi, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Beyoğlu Mezarlığı, İstanbul’da bugünkü Tepebaşı semtinden başlayarak Kasımpaşa’ya inen yamaçları kaplayan alanda günümüzde ortadan kalkmış büyük bir mezarlık.

Galata semtini çevreleyen Ceneviz sur­larının hemen dışından itibaren Kasım­paşa sırtlarına kadar devam eden büyük ve sık servilerle kaplı yamaçlar Beyoğlu Mezarlığı’nı meydana getirirdi. Jak Pervitich’in 1926 tarihli sigorta haritalarının 21 ve 22 numaralı paftalarında ve İstan­bul Belediyesi’nin 1934 şehir rehberinin 16. paftasında eski adıyla Tozkoparan, bugünkü adıyla Refik Saydam caddesi­nin Halic’e bakan batı bölgelerini teşkil eden saha, kadastronun 108 ve 11

2. paf­talarında 867, 868 ve 87

2. adalar me­zarlık olarak gösterilmiştir.

Şişhane semtinden başlayarak Kasım­paşa’da Yahya Kethüda mahallesinin üst kısmına kadar uzanan bu mezarlığın ara­sındaki ufak tâli yolları sonradan insan­ların gelip geçme yolu olarak kullanma­ları sonucu bunlar sokak haline getiril­miş, böylece mezarlık parçalara ayrılmış­tır. Galata surunun hemen yanından iti­baren Şişhane Yokuşu başında günü­müzde Lohusa Hatun Türbesi olarak ad­landırılan Meyyitzâde Türbesi’nin bulun­duğu yerden başlayan Beyoğlu Mezarlığı’nın ilk bölümü ile bunu takip eden Çürüklük Kabristanı olarak adlandırılan ikinci bölümde çok eskiden Ceneviz ve Rum mezarlıkları bulunuyordu. Üçüncü bölüm, meşhur Türk okçularından Toz­koparan Ahmed Efendi’ye izafeten Toz­koparan Mezarlığı adıyla anılır. Son bö­lüm ise Âşıklar Mezarlığı bölümüdür.

Âşıklar Mezarlığı’nda halen kısmen di­kili, kısmen gömülü mezar taşları mev­cuttur. Burada yapılan hafriyatlarda bir­çok mezar tesbit edilmiştir. Tersâne-i Âmire’nin bu bölgede bulunmasından ve Evliya Çelebi’nin Seyahatname ‘sinde Ka­sımpaşa halkının asker, esnaf ve tarikat ehli olarak üç gruptan meydana geldi­ğinin belirtilmesinden de anlaşılacağı gibi Beyoğlu Mezarlığı’nda denizcilerle bazı esnaf ve tarikat mensupları defnedilmiştir.

Beyoğlu Mezarlığı’nın Şişhane başın­daki ilk ve eski bölümünde Evliya Çele­bi’nin babası Derviş Mehmed Zıllî ve an­nesi, dedesi Timurcu Kara Ahmed, onun dedesi Timurcu Yavuz Özbek, annesi ve akrabaları gömülmüşlerdir. Şişhane bö­lümünün ucu Tünel’in yukarı ağzının bu­lunduğu yere kadar uzanıyordu. XVIII. yüzyılda tünelin kazılması sırasında ça­lışmaları yürüten Fransız mühendisi Gavand bu mezarlığa zarar vermemeye dik­kat etmiştir. Buranın devamı olan Çürük­lük bölümünde ise Kasımpaşa tekkele­rine müntesip dervişler ve tarikat men­supları ile bir kısım esnaf defnedilmiştir. Yaklaşık 400 senelik bir maziye sa­hip bulunan Beyoğlu Mezarlığının Çü­rüklük Kabristanı içinde bir mesire yeri. Âşıklar Mezarlığı bölümünde de Safa Meydanı ve dua yeri gibi özel mahaller vardı. Beyoğlu Mezarlığı’nda aile sofala­rı yer almışsa da günümüzde bunlar­dan hiçbiri kalmamıştır. Mezarlığa 1860-1864 yılları arasında defin yapılmadı­ğı gibi mevcut mezarlar başka bir yere nakledilmeyerek olduğu gibi bırakılmış ve harap olmuştur. Bu mezarlığın son parçalan da Cemal Paşa’nın Bahriye Na­zırlığı sırasında onun emriyle kaldırıl­mıştır (1914). 1935’lere kadar Kuledibi’nin Yüksekkaldırım tarafında mezarlık­tan bir parça durmaktaydı. Bu tarihte mevcut taşlar sökülüp arazi set haline getirilmiş ve üzerine açık hava kahvesi kurulmuştur. Günümüzde ise mezarlığın hiçbir izi kalmamıştır.

Beyoğlu Mezarlığı’nda medfun bulu­nanlardan tesbit edilebilenler şunlardır: Evliya Çelebi’nin ailesi, Hüseyin Çelebi Efendi (1052/1642-43], Yelkenci Musta­fa Efendi (1161/1748), Molla Mehmed (1171/1757-58), Yanık Şeyh Ahmed Efen­di (1187/1773-74), Zeyneb Tûtî Hanım (1200/1785-86), Rukıye Hanım {1220/ 1805-1806), Abdülahad Efendi kerimesi Emine Hatun (1233/1817-18), Kâdirî şey­hi İsmail Efendi, Üsküdar’da Toygartepe Rifâî Tekkesi’nin şeyhi Saçlı Şeyh Hüseyin el-Hâdî Efendi.

Diyanet İslam Ansiklopedisi