Beyazıt Camii Tarihi, Mimarı, Nerededir (Tarihi Eserler)

31

Bayezid Camii (yanlış telaffuz sonucu Beyazıt Camii ve Beyazıd Camii olarak da bilinir) Sultan II. Bayezid tarafından Mimar Hayreddin’e yaptırılan İstanbul’un Bayezid semtinde ünlü bir cami.

Sultan Bayezid Veli tarafından, Cümle kapısında Şeyh Hamdullah’ın yazdığı kitabeye göre 1501-1506 yılları arasında beş yılda tamamlanmıştır.

Birer şerefeli iki minaresi bulunmaktadır. Minarelerin arası 87 m. açıktır.

Mihrab ön (kıble) tarafında Sultan Bayezid türbesi bulunur. II. Bayezid’in, kızı Selçuk Hatun, Tanzimat Fermanı’nın mimarı Mustafa Reşit Paşa’nın mezarları burada bulunmaktadır. Kıbleye dönük girilen cümle kapısı İstanbul Üniversitesi’ne bakar. Sağında Bayezid Devlet Kütüphanesi, solunda camiinin biraz uzağında kalan eski Bayezid Medresesi, şimdiki Vakıf Hat Sanatları Müzesi görülür. Bu müzede Hz. Muhammed’in kabir toprağı, saçı şerifi, kabe örtüsü gibi kutsal emanetler bulunmaktadır.

Külliyenin imarethane ve kervansarayının bugüne ulaşan kısmı Beyazıt Devlet Kütüphanesi tarafından kullanılmaktadır. Külliyenin hamamı medreseden de uzakta, Ordu Caddesi üzerinde, Edebiyat Fakültesi’nin yanındadır.

beyazit_camii2.png” border=”0 Caminin önünde yer alan avluya üç süslü kapıdan girilir. Cümle kapısının önü Bayezid Meydanı’dır, imparatorluktan bu güne kadar çok sayıda siyasal ve toplumsal olayın sahnesidir. Nice bilim ve sanat olayının sahnesi de cümle kapısından girip soldaki kapıdan çıkınca karşılaşılan çınaraltı ve Sahaflar Çarşısı’dır. Çarşının ötesi Kapalı Çarşı’dır.Türbenin sağ yanında şimdi Hakkı Tarık Us Kütüphanesi olan, Şeyhülislam Veliyüddin Efendi tarafından yaptırılmış kütüphane vardır. Bu kütüphane de dünyanın tüm kitaplarından örnekler bulunmaktadır.

İstanbul’un önemli kültür ve iş merkezlerinden biri Beyazıt’tır. Adını Beyazıt Camii’nden alıyor. Cami ise adını Sultan II. Beyazıt’tan. Aksaray, Süleymaniye, Kapalıçarşı, Sultanahmet, Vezneciler yönlerinden gelen yolların buluştuğu bir mekan Beyazıt’tır. Kapalıçarşı başta olmak üzere iş merkezlerinin yoğunluğu sebebiyle birbirinden farklı insan nüfusunu bünyesinden taşır.

Cami yapılışından sonra değişikliklere uğramış, 1736 da şeyhülislam Veliyüddin Efendi tarafından sağ tarafa bir kütüphane yaptırılmış, 1797, 1870, 1940 ve 1958 yıllarında da tamirler geçirmiştir. Yanında da türbesi bulunmaktadır.

II. Bayezid 1512 yılında Dimatoka yolunda öldüğü zaman Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılan Beyazıt cami yanındaki türbesine gömülmüştür.

Türbe sekiz köşeli olup yüzlerin her biri yeşil mermerden çerçeveli birer kitabe şeklindedir. Alt ve üst pencereler bu kitabenin içinde yer almışlardır. Ön kısımdaki camekan sonradan yapılmıştır. Türbenin içi sonradan yapılmış kalem işleriyle süslenmiştir.

Ortadaki sanduka sedefkarı bir şebeke  ile çevrilmiştir. Üzeri sırmalı, ayetli bir kadife ile kaplanmış, bunun da üzerine Kabe örtüsü konmuştur. Baş ve ayakuçlarında tunçtan büyük şamdanlar bulunmaktadır.

Fatih’in oğlu II. Bayezid İstanbul’un üçüncü tepesi üzerine kendi ismiyle anılan bu cami inşa ettirmiştir. 1501 de başlayıp 1506’da tamamlanan bu eserin mimarı hakkında çeşitli tarihçilerin ayrı görüşleri vardır. Bazı tarihçiler caminin mimarının Hayreddin Ağa olduğunu belirtmiş, bazı tarihçiler de mimar Kemaleddin olduğu ileri sürmüşlerdir. Sonuç kesin olmasa da mimar Kemaleddin’in Koska’daki mezarı bir merasimle Beyazid türbesi yanında hazırlanan lahde nakledilmiştir.

Caminin planı kare şeklindedir. Külliyenin merkezi Bayezid Camii’dir. 16.78 m2 çapındaki ana kubbesi dört ayaküstüne oturtulmuştur. Kubbesi dört filayağı ile iki sütun üzerine istinad eden kemerlere oturtulmuştur. Merkez kubbenin yanı sıra caminin tavanında 24 küçük kubbe daha bulunmaktadır. Mihrap ve kapı tarafında yarım kubbeler ile yanlarda dört ufak kubbe yer almıştır. Cami içerisindeki taş ve ahşap işçiliği ile vitraylar dikkat çekici güzelliktedir. Avlu döşemesi ve şadırvanın sütunları Bizans’tan kalma malzemenin yeniden işlenmesiyle elde edilmiştir. Özellikle şadırvan sütunlarında Bizans izleri görülebilmektedir.

Ortada bir şadırvanı vardır. Avlu revaklı olup revaklar altısı granit, dördü yeşim ve onu yeşil olmak üzere 20 sütunlu 24 kubbelidir.

Camiye üzerinde hattat Şeyh Hamidullah’ın yazısı bulunan cümle kapısından ve yanlardaki kapılardan girilir. İçeride sağ köşede bir sıra sütun üzerine kurulmuş beyaz mermerden hünkar mahfili göze çarpar.

Caminin birer şerefeli iki minaresi mevcuttur. Güneyde bulunanını camiin inşasından kalma, kuzeydeki ise yeniden yapılmış bulunmaktadır. İki minare arasındaki mesafe 79 metredir.

Meydanda Beyazıt Camii merkez olmak üzere onun karşısında İstanbul Üniversitesi merkez binası bulunur. Bugün İstanbul Üniversitesi’nin kullandığı bu bina, fetihten sonra Fatih tarafından saray olarak yaptırılmıştır. Saray daha sonra yapılan Topkapı Sarayı’na taşınmış, burası Harbiye Nezareti olarak kullanılmaya başlanmıştır. Alana hakim görkemli bir kapısı bulunan, içeriye, denize doğru geniş bir alana yayılan bu yapı Cumhuriyet döneminde İstanbul Üniversitesi’ne verilmiştir.