Bernhard Berenson kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

Bernhard Berenson kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1865-1959) ABD’li sanat tarihçisi ve eleştirmen. Resmin değerlendirilmesinde, yapıtın dokunma duyusunu harekete geçir­me gücünü ölçüt almıştır. Haziran 1865’te Litvanya’daki Vilnius kentin­de doğdu. Yahudi bir ailedendi. Küçük yaşta ABD’ye göç etti. Boston’da yaşadı ve Harvard Üniversitesi’nde William James’in yanında öğrenim gördü. 1887’de mezun oldu. Avrupa’ya giderek bir süre Oxford, Berlin ve Paris üniversitelerindeki dersleri izledi.

İlk kitabı The Venetian Paınters of the Renaissance (“Venedikli Rönesans Ressamları”) 1894’te yayımlandı. Geniş bir bilgi birikimini, ince ve ayrıntılı gözlemleri açık bir dille aktaran kitap ilgiyle karşı­landı.

1920’de Floransa’ya yerleşti, yaşamının büyük bölümünü İtalya’da geçirdi. Bir estetikçi olarak gö­rüşleri kısa zamanda yayıldı. Pek çok sanat koleksi­yoncusuna ve müzelere danışmanlık yaptı. Kapsamlı bir araştırma olan en tanınmış yapıtı The Italian Paınters of the Renaissance’i (“İtalyan Rönesans Ressamları”) 1930’da yazdı. 2. Dünya Savaşı yıllarını Toskana’da gözetim altında geçirdi. Bu dönemi 1952’de yayımlanan Rumour and Reflectıon, 1941-1944 adlı anılar kitabında anlattı. 6 Ekim 1959’da İtalya’daki Settignano’da öldü. “I Tatti” adlı villasını içindeki sanat koleksiyo­nu ve geniş kitaplığıyla birlikte Harvard Üniversitesi’ ne bıraktı. Bu yapı bugün İtalyan Rönesans Kültürü Merkezi olarak kullanılmaktadır.

Berenson’ın sanat yapıtlarını değerlendirme ku­ramı, psikolojik bir yaklaşıma, özellikle de insanın algılama sürecine ilişkin bir görüşe dayanır. Buna göre üç boyutluluk duygusu yalnızca görme yetisiyle edinilemez, çocukluktan başlayarak dokunma duyu­suyla ve kas hareketlerinin algılanmasıyla kazanılır. Görme yoluyla gerçekliğin kavranması için, göze yansıyan görüntülere “dokunsal değerler”in de eklen­mesi gerekmektedir. İnsan bunu algılama sürecinde sürekli olarak vc bilincine varmadan yapmaktadır. Berenson aynı sorunun, gerçekliğin bir izlenimini sadece iki boyut üzerinde oluşturmaya çalışan resim­de de söz konusu olduğu düşüncesindedir. Ressam, üçüncü boyut duygusunu sağlamak için izleyicinin dokunma duyusunu uyarmak zorundadır. Bu yüzden de resimden alman görüntünün insandaki dokunsal değerleri harekete geçirmesini bilinçli olarak sağlama­sı gerekir.

Berenson’a göre resim sanatının en önemli özelli­ği, insanın dokunsal değerler bilincini uyarmasıdır. Bu kavramı ilk kez 1896’da yazdığı The Florentine Paınters of the Renaissance’da (“Floransalı Rönesans Ressamları”) ileri sürmüş ve vurgulamıştır. Resmin bu özelliği sayesinde izleyici, figürlere dokunabileceği ve onların hareketini el ve parmaklarıyla duyumsayabi­leceği yanılsamasına kapılır. Bu da ona figürün, temsil ettiği nesneye en azından eşdeğer bir gerçekliği olduğu duygusunu verir, kalıcı bir etki sağlar. Bu nitelikleriyle sanat yapıtı izleyicinin doğrudan ilişkiye girebildiği, zaman ve ortamdan bağımsız bir değer taşımaktadır.

Berenson’un bu savı pek çok eleştirmeni ve sanat kuruluşunu etkilemiştir. Floransa resmini dokunsal değerler açısından ele alan kitabı, Rönesans sanatı üzerine temel bir yapıt olarak kabul edilir. Bununla birlikte, Berenson’un yaklaşımına temel aldığı psiko­lojik kuramlar, büyük ölçüde eleştirilmiş ve geçerli­liklerini yitirmiş bulunmaktadır. Ayrıca dokunsal değerlerin resmin değerlendirilmesinde başlıca ölçüt sayılması, benimsenmesi güç bir yaklaşımdır. Ancak böyle bir yaklaşımın, üç boyutluluk duygusunu ya da dokunsal değerleri öne çıkarma eğilimi olmayan ve resmin daha başka niteliklerine ağırlık veren bazı Antik resimleri ve modern akımları kapsayamayacağı belirtilmelidir. Berenson’un araştırma ve yorumları önemini korusa da, dokunsal değerleri evrensel bir ölçüt sayması artık çok geçerli kabul edilmemektedir.

YAPITLAR (başlıca):

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 15. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983