Behram Paşa Camii Tarihi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

86

Behram Paşa Camii, Diyarbakır’da XVI. yüzyıla ait cami.

Şehrin güneyinde Mardin Kapısı civa­rındadır. Diyarbakır’ın on üçüncü Osman­lı valisi ve beylerbeyi olan Sokullu aile­sinden Kara Şahin Mustafa Paşa’nın oğlu Behrâm Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cümle kapısındaki kitabeden inşasına 972 (1564) yılında başlanıp 980 (1572) yılında tamamlanmış olduğu anlaşılmak­tadır. Mimar Sinan’ın İstanbul dışında­ki önemli bir eseri ve bir deneme yapısı olarak değerlendirilmekte, ancak adı Si­nan’ın eserlerine dair kaynaklardan sa­dece Tuhfetü’l-mi’mârin’de geçmek­tedir.

Tamamen kesme taştan, tek kubbeli ve tek minareli, son cemaat yeri çifte revaklı ve sakıflı bir camidir. Aslında bir külliye olarak düşünüldüğü anlaşılmak­tadır; hamamı da ayaktadır. Avlusunda­ki şadırvanda boğumludüğümlü sütun­lar dikkati çeker. Minaresi 1928 yılında kısmen yıkılmış ve ertesi yıl aynı üslûp­ta tamir edilmiştir. İlgi çekici mimarisi­nin en önemli özelliğini tek kubbeli hariminin duvarlarındaki hareket teşkil et­mektedir. Dört duvara oturan tromplu kubbe ile örtülü yapı sisteminde bir de­ğişiklik yapılarak kalın tutulan duvarlar­da dikdörtgen boşluklar elde edilmiştir. Bunların her birinde küçük birer mih­rap nişi bulunduğu ve aralara ikinci kat mahfillerinin yerleştirilmiş olduğu görül­mektedir. Böylece kubbe de dört duvar yerine bir bakıma sekizgen bir ayak sis­temine oturtulmuş olmaktadır. Kalın du­varlarda boşluklar bırakmanın sonucu dört köşede dört tane kare mekân or­taya çıkmıştır. Bunlardan mihrap yönün­de bulunan ve küçük kubbeciklerle Ör­tülü birer hücre meydana getiren boş­luklara iç taraftan girilmektedir. Aslın­da beş kubbeli olan son cemaat yeri, dış­tan sütunlarla çevrilip meyilli bir çatı al­tına alındığından geniş bir sakıf meyda­na getirmekte ve bu özelliği ile bölge­deki yazın namazları açık havada kılma geleneğine de uygun bir karakter kazan­mış olmaktadır.

Son cemaat yeri cepheleri dahil du­varlarda iki değişik renkte taş kullanıl­mış olması dış görünüme dekoratif bir hareketlilik sağlamıştır. İçte ise tromp ayaklarındaki mukarnas dolgular mima­ri süsleme elemanları olarak dikkati çek­mekte ve duvarları kaplayan XVI. yüz­yıl İznik çinileri de cümle kapısındaki iki renkli görünüme katılmaktadırlar.

İstanbul’da Bâlî Paşa ve Silivrikapı İb­rahim Paşa camilerinin ana mekân şe­maları İle yakın benzerliğe sahip olan Di­yarbakır Behram Paşa Camii, bir tek kay­nakta adı geçmekle beraber Sinan’ın önemli deneme yapıları arasında sayıl­maktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi