BAYRAMİLİK

0
219

 

BAYRAMİLİK

 

Hacı Bektaş Veli’nİn,
Halveti ve Nakşibendi tarikatlarının genel kural, akide ve törenlerini kendi
görüşleriyle yeniden yorumlayarak kur­duğu bir tarikattır.

1352 yılında doğduğu
tahmin edilen Hacı Bayram, çeşitli medreselerde ilim tahsil ettik­ten sonra
Bursa’da Müderris olmuştur. Fakat yaşadığı devirdeki tarikatlerin yaygınlığı ve
te­siri onu tasvvuf yoluna itmiş, Halveti şeyhle­rinden, zamanın ünlü
mutasavvıfı Şeyh Hami-deddin’e bağlanmıştır. Onunla şehir şehir od-laşan, hatta
Hacca da giden Hacı Bayram Ve­li, şeyhinin ölümünden sonra Ankara’ya dön­müş ve
orada tarikatının temellerini atmıştır.

Sağlığında başka
ülkelere halife gönderme-yen Hacı Bayram Veli telkinleriyle Anado­lu’da son
derece etkili olmuştur. Nitekim hak­kında söylenen bazı asılsız sözlerden
dolayı JI.Murad tarafından Edirne’ye sürülmüş, da­ha sonra bağışlanarak
Ankara’ya dönmesine İzin verilmiştir. Yine bu tarikate mensup pek Çok şair
yetişmiştir. İnançları gerek halk, ge­rekse divan edebiyatına tesir etmiştir.

Bayramiliğİn
kendisinden önceki tarikatler-1c irtibatı ve silsilesi iki ayrı şekilde ele
alın­maktadır. Menahb-t Akşemseddin’de kayde­dildiğine göre birinci silsile
Cafer-İ Sadık, Mu-hammed Bakır, Zcync’l-Abidin yoluyla Hz.A-li ve Hz.Muhammed
(s)’c bağlanmaktadır. Bu silsile Ebu Yczid Bİstami’dcn itibaren

Nakşibendî silsilesi
İle birleşir. Aynı şekilde Nakşİbendilerdeki zikr-i hafi’nin Bayramîlik-te de
benimsenmesi aralarında bir ilgi olduğu­nu düşündürüyor. Fakat bilindiği gibi,
Nakşi­bendî silsilesinde Selnıan-ı Farisî yoluyla, Hz.Ebu Bekir’e
varılmaktadır. Şiiliğin en az etki yaptığı tarikal olan Nakşibendilik böylece
Hz,Ali yerine, Hz.Ebu Bekir’e bağlanmakta­dır. Bu silsilenin Bayramîlik ile
birleşmesi, Ha­cı Bayram veü’nin tarikatını da Sıddîkî yap­maktadır. Kaldı ki
yukarıda da belirttiğimiz ve Lâlîzade Abdülbaki’nin Mcnakıb-i Mclami-yc-i
Bayraıniyye eserinde ve Sarı Abdullah’ın Cevheretü’l-Bulaye fi
Diiıreli’n-Nihaye eserin­de bildirdiklerine göre Bayramîlik, Halvctî ve
Nakşibendî tarikallerinin karışımından ortaya çıkmıştır.

Nevizade
AinyVntnlIadihalü’l-Hattsik’tc be­lirttiğine göre ise Bayramîlik silsilesi,
Erdebil sufiieri denilen ve tarikat bakımından Halvetî olan zümreye
bağlanmaktadır. Araştırmacı­lar, Hacı Bayram Velî’nin Melamilikten de el*
kilenmiş olduğunu İleri sürmektedirler. Mese­la Gölpınarlı Hacı Bayram’in
zikr-i hafî’yi be­nimsemesinin “kendisindeki melamet neşesin­den doğma bir
halet” olduğunu ve Nakşibendî­likle ilgili olmadığını ileri sürer.

Hacı Bayram Velî’nin
ölümünden sonra Bay-ramîye tarikatı ikiye ayrıldı. Cchrî zikri benim­seyenler
Akşemseddin’İn temsil ettiği Şcmsİy-ye koluna, diğerleri ise Ömer Dede’nin
temsil ettiği Melamiye koluna bağlandılar. Tarikal kuralları ve temel inançlar
bakımından arala­rında önemli bir fark olmamakla birlikte, Ak-şemscddİn’İn
devam ettirdiği kolun tamamen klasik sünnî bir tarikal olarak kaldığı, Bayra-mî
Melamiliğin aksine şü eğilimlerin görülme­diği belirtilmelidir.

(SBA)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here