Bayram Paşa Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

0
64

Bayram Paşa, (ö. 1048/1638) Osmanlı veziriazamı.

Aslen Lâdikli olup babası Kurd Ağa’dır. İstanbul’da Davudpaşa’da doğdu, Yeniçeri Ocağı’ndan yetişti. 1622’de turnacıbaşı, 1623’te zağarcıbaşı oldu ve Ru­meli’de Yeniçeri Ocağı için oğlan devşir­meye memur edildi. Daha sonra aynı yıl içinde sırasıyla yeniçeri (kul) kethüdası ve kısa bir süre sonra da yeniçeri ağası oldu. Yeniçeri kethüdası iken I. Ahmed’in kızı Hanzâde Sultan’la evlendi. Fakat ye­niçerilerin ocaktan yetişmiş yeniçeri ağa­sı istememeleri üzerine bu görevden alı­narak kubbe vezirliğine getirildi. 1625’te Mısır valiliğine tayin edildi. Üç yıldan faz­la Mısır’da kaldıktan sonra 1628’de ye­niden kubbe vezirliğiyle İstanbul’a çağrıidı. Veziriazam Hüsrev Paşa’nın entri­kaları sonucu azledildiyse de bir müd­det sonra IV. Murad tarafından tekrar kubbe vezirliğine getirildi. 1633’te Ru­meli beylerbeyi oldu. Bu sırada Sofya’da timar* ve zeâmet*lerde büyük Ölçüde ıslahat yaptı, boş olanları ehil kişilere verdi. Timar ve zeamet sahipleriyle ilgili olarak eşkâl defterleri tanzim ettirdi. Bu görevindeki başarıları üzerine IV. Murad onu taltif maksadıyla İstanbul’a çağırttı ve ikinci vezir tayin etti. 1635’te IV. Murad’ın Revan Seferi’nde sadâret Kayma­kamı oldu. Bu görevde iken Tabanıyassı Mehmed Paşa’nın yerine veziriazam lığa getirildi.

Bayram Paşa veziriazam olduktan son­ra serdâr-ı ekremlikle İran cephesine memur edildi. Henüz İstanbul’da iken Diyarbekir’de bulunan ordunun Sivas’ta toplanmasını emretti. Daha sonra ken­disi de Bolu, Amasya, Niğde. Tokat ve Konya’yı dolaşarak Sivas’a gitti ve bura­dan orduyu alarak Antep’e geçti. Oradan Birecik’e giden Bayram Paşa burada döktürdüğü toplan Musul’a naklettir­dikten sonra Amasya kışlağına çekildi. Bu arada IV. Murad’ın Bağdat Seferi’ne hazırlık olmak üzere konak mahallerin­de ordu için yiyecek ve mühimmat te­dariki yaptı.

Bolu’da iken Abaza Paşa kalıntıların­dan olan ve Bolu mirlivası bulunan Sar­hoş Mehmed’i idam ettirdi, Memleketi olan Amasya’ya gittiğinde ise su sıkıntı­sı olduğunu öğrenince kendi kesesinden harcadığı 20.000 kuruş ile şehre su ge­tirterek çeşmeler yaptırdı. Ayrıca yine Amasya’da bir mevlevîhâne inşa ettirerek şeyhine yevmî 70 akçe, mevlevîhânenin giderleri için de yeterli miktarda vakıf tahsis etti. Niğ­de’de ise harap durumdaki han ve dük­kânları onarttı.

Bayram Paşa, Bağdat Seferi’ne çıkan IV. Murad’a, Konya üzerinden geçerek 28 Mayıs 1638’de İnönü konağında katıl­dı. Padişahın maiyetinde Halep’ten Bağ­dat’a hareket eden Bayram Paşa Urfa yakınlarında Cüllâb mevkiinde ansızın ve­fat etti. Ölüm tarihiyle ilgili kaynaklarda farklı bilgiler varsa da bu tarih “Bağdat Seferi Menzilnâmesi”ndeki kayda göre 16 Rebîülâhir 1048’dir.

IV. Murad tarafından çok sevilen ve takdir edilen Bayram Paşa’nın ölümü do­layısıyla padişahın ağladığı rivayet edil­mektedir. Cenazesi İstanbul’a nakledil­miş ve bugün Haseki semti Keçi Hatun mahallesinde bulunan türbesine defnedilmiştir. “Eyledi Bayram Paşa adn-i a’lâ-yı makam” mısraı ile ölümüne tarih dü­şürülmüştür. Ölümünden sonra, türbe­sine bitişik olarak yapılan ve kendisi ta­rafından Nûriyye-i Zeyniyye hankahı ola­rak tahsis edilen bina medreseye çevril­miştir. Bayram Paşa burada ayrıca mek­tep, mescid, sebil ve tekkeden ibaret bir külliye vücuda getirmişti (bk. bayram paşa külliyesi). Bunlardan başka Kayseri’de bir mevlevîhâne, Adana ile Akköprü arasında Tarsus’un Koşun nahi­yesinde bir kervansaray inşa ettirmiştir. Kervansarayın inşasına ne zaman baş­landığı bilinmemekle beraber kaynak­larda IV. Murad’ın Bağdat Seferi sıra­sında henüz inşa halinde olduğu kayde­dilmektedir. Bununla beraber 1650 yıl­larında mâmur bir halde olan kervansa­rayın yanında bir de cami yer almaktaydi. Evliya Çelebi buranın yetmiş ocaklı ve haremli, üstü toprak Örtülü bir yapı olduğunu söylemektedir. Kervansaray XVIII. yüzyıldan sonra Çakıd Hanı adıyla anılmaya başlanmış, birçok defa da ta­mir görmüştür.

Bayram Paşa’nın medresesine bağış­ladığı kitaplar daha sonra Nuruosmaniye Kütüphanesi’ne nakledilmiştir. Bun­ların sayısı mükerrerleriyle birlikte yet­miş dokuzdur.

Ciddi, vakarlı ve otoriter bir karakte­re sahip olan Bayram Paşa, sadâreti sı­rasında bir hicviyesi sebebiyle şair Nefi’yi haksız yere idam ettirmekle suçlanır. Sadâret kaymakamı iken İstanbul sur­larını tamir ettirmiş ve dış cephesini bo­yatmış, surlara bitişik evleri istimlâk et­tirerek yıktırmış ve şehre yeni bir çehre kazandırmıştır. Bugün İstanbul’da Bay­rampaşa adıyla anılan bir ilçe bulun­maktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi