Baybars Kimdir, Hayatı, Eserleri, -Memluklu Emiri- Hakkında Bilgi

0
46

Rüknüddîn Baybars el-Mansûrî en-Nâsırî ed-Devâdâr el-Hitâî (ö. 725/1325) Memlükler döneminin meşhur emîr, fakih ve tarihçilerinden.

el-Melikü’l-Mansûr Seyfeddin Kalavun’un (1280-1290) kölelerinden olduğu için el-Mansûrî nisbesiyle anılmaktadır. Sultan I. Baybars zamanında (1260-1277) Suriye ve Kilikya’da Franklar’a karşı ya­pılan seferlere katıldı. Kalavun zama­nında Kerek ve Şevbek iie civarına vali tayin edildi. Ancak el-Melikü’l-Eşref Ha­lil (1290-1293) bir yıl sonra onu bu gö­revden aldı. Mısır’a dönen Baybars da­ha sonraki yıllarda Akkâ ve Anadolu’da­ki Karatü’r-Rûm kuşatmalarına ve Moğollar’a karşı yapılan iki sefere katıldı. Kısa bir süre sonra el-Melikü’n-Nasır Muhammed b. Kalavun tarafından “ed-devâdârü’l-kebîr” unvanıyla Dîvân-ı İnşâ reisliğine getirildi. el-Melikü’l-Mansûr Lâçin 1297’de tahta geçince onu azletti. Ancak el-Melikü’n-Nâsır 1299’da Baybars’ı tekrar devâdar tayin etti ve 1304’e kadar bu unvanı korudu. 1303’te meydana gelen bir zelzele sonucu yıkı­lan İskenderiye’nin imarı ile görevlendi­rildi. Ertesi yıi nâib-i saltanat Sellâr ta­rafından görevinden alındı. 1308-1309 yıllarında Sultan el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun ile emirleri arasın­daki bazı ihtilâfların halledilmesine ça­lışan heyetin faal bir elemanı oldu. el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun’un üçüncü saltanatı sırasında tekrar eski vazifesi olan Divân-ı İnşâ reisliğine geti­rildi. Ayrıca nazarü’l-ahbâs ve dârü’l-adl nâibiiklerinde bulundu. 1311’de nâ­ib-i saltanat olduysa da bu görevi bir yıl­dan az sürdü. Ertesi yıl diğer bazı emir­lerle birlikte tevkif edilerek İskenderi­ye’de hapsedildi. Beş yıl kadar süren ha­pis hayatından sonra nâib-i saltanat Argun’un aracılığı ile tahliye edildi. 1323 yılında hacca gitti. 25 Ramazan 725’te vefat etti.

Aynı zamanda değerli Hanefî fıkıhçıla-rından olan Baybars, Kahire’nin dışında Süveykatülizzî denilen yerde el-Medre-setü’d-devâdâriyye adında bir Hanefî medresesi yaptırmıştır. Bilgili, faziletii ve vakarlı bir kimse olduğu, Sultan el-Melikü’n-Nâsır Muhammed b. Kalavun’­un kendisine büyük hürmet gösterdiği rivayet edilmektedir.

Eserleri

1- Zübdetü’l- fikre iî târîhi’î-hicre. On bir ciltten meydana gelen (ibn Hacer, İbnü’l-İmâd, Sehâvî ve KehhâJe’ye göre yirmi beş cilt) bu büyük eser yıllara göre tertip edilmiş bir umumi tarihtir. İlk devirlere ait başlıca kaynağı İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil fi’t-târîh’idir. Müellif eserinde yaratılıştan 724’e (1324) ka­dar meydana gelen olayları anlatır. Özel­likle kendi gözlemlerine dayanan son kı­sımlar, Bahriyye Memlükleri tarihinin orijinal kaynaklarındandir. Nitekim Aynî ve İbn Tağrîberdî eserlerinde Zübdetü’l-fikre’ye sık sık atıflar yapmışlar ve bu eseri kaynak olarak kullanmışlardır. An­cak bu önemli tarihin günümüzde yal­nız birkaç cildinin varlığı bilinmektedir, Bunlardan IV. (131-252), V. (252-322), Vi. (323-399) ve IX. ciltlerin (655-709) çeşit­li Avrupa kütüphanelerinde yazmaları mevcuttu.

2- et-Tuhfe-îü’l-mülûkiyye fi’d-devleti’t- Türkiy-ye. 647-711 (1249-1311) yılları arasın­da meydana gelen olayları içeren ve birinci elden kaynaklardan faydalanı­larak hazırlanmış olan Bahriyye Memlük­leri tarihidir. Müellif 710 (1310) yılında tamamladığı eserini Sultan Kalavun’a it­haf etmiştir. Daha sonra bazı ilâvelerde bulunduğu bu tarih, 711 (1311) yılında nâib-i saltanat tayin edilmesiyle sona ermektedir Daha sonra 721 (1321) yılı­na ait olayları da eserine ilâve etmek için bazı teşebbüslerde bulunmuşsa da bun­lar sonuçsuz kalmıştır. Eser olayları biz­zat yaşamış, Moğollar ve Haçlılar’la ya­pılan savaşlara katılmış bir görgü şahi­dinin kaleminden çıkmış olması dolayı­sıyla çok Önemli bir vesika mahiyetinde­dir. Baybars bizzat şahit olmadığı olay­ları yazarken de çok itina göstermiş ve doğruluğunu tesbit edemediği hadise­leri eserine almamıştır. Müellif şahıslar­dan ziyade olaylarla ilgilenmiştir. Hal­buki diğer Arap tarihçileri olayları genel­likle şahısların üzerindeki tesirleri açı­sından ele alıp incelerler. Baybars bu ese­rinde, Zübdetü’J-fikre”de yer almayan olaylar hakkında ayrıntılı bilgi vermekte, kendi devrinde Mısır ve Suriye’de vuku bulan bütün olayları anlatmaktadır. Ese­rin 728’de (1327-28) Ahmed b. Muham­med el-Kindî tarafından Dımaşk’ta is­tinsah edilen yazma nüshası Viyana Mil­lî Kütüphanesi’ndedir.

Sehâvî Baybars’ın el-Letâ si/ // ahbâ-ri’I-haJâ ‘iî adlı bir eserinden, Süyûtî ve Bağdatlı İsmâii Paşa da bir Kur’an tef­sirinden bahsederler. Mevâcizü’l-ebrâr adlı kitabından ise sadece Brockelmann söz etmektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi