BAĞLANMA – Psikoloji

Basanma kişiye değil ilişkiye dair bir özelliktir. Bu anlatımdan yola çıkınca, kişliğinin farklı insanlarla olan ilişkilerindeki bağlanmalarının, farklı niteliklerde olabilecegi anlatilmaktadır. Araştırmalar anne-çocuk ve baba-çocuk arasındaki basanma- ların, farklı özelliğe sahip olabileceğini ortaya koymaktadır (van IJzendoorn ve de Wolff, 1997). Yine de çocuğun anneyle olan basanma ilişkisi, genel olarak diger ilişkilerindeki bağlanmalar ile daha benzer nitelik göstermektedir (Rosen ve Roth- baum, 1993). Bir başka deyişle, çocuğun anneyle arasında güvenli bir basanma ilişkisi varsa çocuğun diğer kişilerle olan ilişkilerinde de güvenli bağlanma gözlemlenme ihtimali daha yüksektir. Anne-çocuk arasındaki basanma, çocuğun farklı alanlardaki gelişimiyle de büyük ölçüde bağlantılıdır. Tüm bu sebeplerle, gelişim psikoloji literatürünün en çok odaklandığı basanma ilişkisi anne ile çocuk arasında olandır. Duygusal bağ niteliğindeki bu ilişki güvenli, kaçman ve kaygılı- kararsız olmak üzere üç temel tipte incelenirken (Ainsworth, Blehar, Waters ve Wall, 1978), sonraki yıllarda bu sınışandırmaya dağınık basanma türü de eklen- miştir (Main ve Solomon, 1986).
Anne-çocuk basanma ilişkisini araştıran çalişmaların önemli bir bölümü, annenin çocuk yetiştirme davranişlarını incelemekte ve anne ile çocuk arasındaki bad lanmanın niteliğini, sadece annenin özelliklerine bakarak anlamaya çalişmaktadır. Ne var ki bağlanmanın bir ilişki özelliği olması, annenin özelliklerinin yanı sıra ço- cugun özelliklerinin de irdelenmesini gerektirmektedir. Bunların arasında mizaç yine dikkat çekicidir. Çocuğun mizaç özellikleri ile annenin davranişları bebekligin ilk zamanlarından itibaren yakın ilişki içindedir ve bu ilişkideki uyum, çocugun pek çok alandaki gelişimini oldugu kadar ebeveyni ile olan bağlanma ilişkisi- ni de belirgin şekilde etkilemektedir.
Bağlanma Kuramında irdelenen çocuk-ebeveyn ikilisi arasındaki bağlanma iliş- kisi, tipik olarak Yabancı Ortam Testi (Strange Situation Test) adı verilen çalişma yöntemiyle ölçülmüştür (Ainsworth ve ark., 1978; Bowlby, 1969). Kısaca anlatmak gerekirse bu yöntemde, 1-2 yaş çocukları bir odasında gözlemlenir; yaklaşik 20 dakika boyunca çocuk, annesi ve/veya bir yabancı (araştırmacı) ile odasında zaman geçirir. Anne ve yabancı belirli aralıklarla odadan çıkarlar; çocuk belli bir süre yabancı ile odada yalnız kalır, belli bir süre ise tamamen kendi başina- dır. Çocuğun bu durumlara verdigi tepkiler (örn. oyuncaklarla oynama, annenin yokluğu, odaya dönüşü ve yabancıyla kalma sırasında gösterdiği davraniş ve duygular) kaydedilir ve kodlanır. Bu yöntem, anne ile çocuk arasındaki bağlanmanın niteliğinin gözlemlenmesine olanak verir.