Baba Nakkaş Kimdir, Hayatı, Üslubu, Hakkında Bilgi

21

Baba Nakkaş, XV-XVI. yüzyıl Osmanlı nakkaşı.

Asıl adı Muhammed b. Şeyh Bayezid’dir. Doğum ve ölüm tarihleri bilinme­mektedir. Fâtih Sultan Mehmed’in Ra­mazan 870’te (Mayıs 1466), Çatalca’ya yakın İnceğüz nahiyesinde Kutlubey (bu­gün Nakkaşköy) köyünü Baba Nakkaş’a mülk olarak verdiği, aslı bugün mevcut olmayan bir temliknâmenin Vakıflar Ge­nel Müdürlüğü’ndeki Türkçe’ye çevrilmiş suretinden (19.6.1946 ve 1517 nolu suret) anlaşılmaktadır. Baba Nakkaş’la ilgili di­ğer bir belge, Safer 880 (Haziran 1475) tarihli bir vakfiyedir. Başında Fâtih Sultan Mehmed’in altın yaldızla çekilmiş, etrafı siyah tahrirli tuğrasının yer aldığı bu Arapça vakfiye, Baba Nakkaş’a veri­len Kutlubey köyünde yaptırdığı mesci­de aittir. Köyün tamamı ile İnceğüz’de bir değirmen ve diğer emlâk bu mes­cide vakfedilmiş ve mütevelliliği Baba Nakkaş’ın ölümünden sonra evlâtlarına intikal ettirilmiştir. Halen özel bir kolek­siyonda bulunan bu vakfiyenin önemli yanlarından biri, Baba Nakkaş’ın kimliği­ne ve yaşadığı döneme açıklık kazandırmasıdır. Vakfiyede Baba Nakkaş’ın sul­tanın mukarreblerinden (yakın adamların­dan) olduğu, asil bir soydan geldiği ve ke­mal sahibi bulunduğu belirtilmektedir.

Evliya Çelebi de Baba Nakkaş hakkında bilgi verir. Ona göre sanatçı Özbek asıllıdır ve Sultan II. Bayezid’in musâhib’i olup ilm-i nakşta Mâni ile Bihzâd ayarındadır. Eski Saray kapısındaki nakışlı saçakla Sarây-ı Cedid’de Divanhâne-i Bâyezid Han’ın kubbe nakışları onun tara­fından yapılmıştır. Yine Evliya Çelebi’ye göre renkli nakış sanatını diyâr-ı Rûm’da o ortaya çıkarmıştır. Evliya Çelebi ölüm tarihini vermemekle birlikte türbesinin Baba Nakkaş kasabasında olduğunu söy­lemektedir.

Baba Nakkaş’ın oğlunun Mahmud Def­teri olduğu bilinmekte ve Kutlubey kö­yündeki cami hazîresinde yer alan me­zar taşından 936 (1529) yılında öldüğü anlaşılmaktadır. Onun oğulları, dedesinin vakfını genişleten ve İbn Baba Nakkaş diye anılan Derviş Mehmed Çelebi ile yi­ne Baba Nakkaş diye anılan Şeyh Musta­fa’dır. Dedesi gibi nakkaş olan Şeyh Mus­tafa’nın 980 (1572) yılında vefat ettiği bilinmektedir. Bu sanatçı ile Baba Nak­kaş, isim benzerliğinden dolayı kaynak­larda birbirine karıştırılmıştır.

S. Ünver, vakfiye ile Evliya Çelebi Se­yahatnamesi’nüeki bilgilere dayanarak Baba Nakkaş’ın Fâtih Sultan Mehmed’in ve II. Bayezid’in mukarreb ve musahibi olduğu ve ayrıca onun “nakkaşların ba­bası”, en ustaları ve en yaşlıları olduğu­nu belirterek nakkaşbaşı mevkiinde bu­lunduğu sonucuna varmış ve İstanbul Üniversite Kütüphanesi’nde bulunan (FY, nr. 1423] bir albümdeki çizimleri sanat­çıya atfederek bu albüme Baba Nakkaş Albümü adını vermiştir. Fâtih Sultan Mehmed’in saltanatının sonlarına doğ­ru düzenlendiği anlaşılan çeşitli hat ör­neklerini, tezhip ve bezeme desenlerini ihtiva eden bu albüm, sarayda bir nakış atölyesinin varlığını ispatlayacak nitelik­tedir. J. Raby, Fâtih Sultan Mehmed dö­nemi sarayında yeni bir anlayışla yorumlanan rûmî ve hatâyî üslubunu “Baba Nakkaş üslubu” olarak tanımlamış, da­ha doğrusu Fâtih devri bezeme üslûbu­nu onun adıyla özdeşleştirmiştir. S. Ünver, Baba Nakkaş vakfiyesindeki altın yaldızla çekilmiş Fâtih Sultan Mehmed tuğrasının da sanatçının elinden çıkmış olabileceğini ileri sürmüştür. Ancak bü­tün bunlara rağmen kesin olarak Baba Nakkaş’ın elinden çıktığı söylenebilecek herhangi bir eser tanınmamaktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi