Baba Haydar Camii ve Tekkesi Tarihi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

23

Baba Haydar Camii ve Tekkesi, İstanbul Eyüp’te Kanunî tarafından Baba Haydar Semerkandî için yaptırılan cami-tekke.

Eyüp Düğmeciler mahallesinde bulu­nan yapı başlangıçta mescid-tekke nite­liğini taşımaktaydı. Baba Haydar’ın (ö. 1550), memleketi Semerkant’tan İstan­bul’a geldiğinde burada bulunan bir ku­lübede inzivaya çekildiği, ayrıca Eyüp Camii’nde itikâfa girdiği bilinmektedir. Ka­nunî kendisi için “teberrüken” bu hayır eserini yaptırmışta III. Mustafa devrin­de (1757-1774) Eyüp’te Arpacı Mescidi imamı Şeyh Abdullah Efendi, aynı za­manda tekkenin tevhidhânesi olan mes­cide bir minber ekleyerek burasını ca­miye dönüştürmüştür. Geçirmiş olduğu çeşitli onarımlara rağmen asıl şeklini ko­ruyan cami-tevhidhâne günümüzde ca­mi olarak kullanılmaktadır. Çevre duva­rı ve hazîre dışında kaian bölümler ise ortadan kalkmıştır.

Cami-tevhidhane, moloz taş örgülü duvarların sınırladığı dikdörtgen planlı harim, kuzeyde ve doğuda ahşap du­varlarla kapatılmış son cemaat yeri ve harimin kuzeybatı köşesinde yükselen minareden meydana gelmektedir. Yapı kurşun kaplı ahşap çatı ile örtülüdür. Son cemaat yeri ile harimin girişleri ku­zey duvarının doğu kesiminde aynı ek­sen üzerinde yer almaktadır. Son cema­at yerinin, eliböğründelerin taşıdığı ge­niş bir saçakla son bulan ahşap kapla­malı cephesi yapıya bir sivil mimari ese­ri çeşnisi katmakta ve harimin, alttaki­ler dikdörtgen açıklıkli, kesme taş söğeli, sivri tahfif kemerli ve demir parmak­lıklı, üsttekiler sivri kemerli ve alçı revzenli olmak üzere iki sıra halinde düzen­lenmiş pencerelerin sıralandığı cephele­ri ile tezat teşkil etmektedir.

Son cemaat yerinin üstü, güney yönün­de harime açılan kirpi saçaklı, fevkani bir mahfil olarak değerlendirilmiştir. Süs­leme olarak mihrabın mukarnasli kavsarası ile harimin çubuklu tavanında yer alan, muhtemelen geçen yüzyılın ikinci çeyreğine ait “Sultan Mahmud güneşi” biçimindeki tavan göbeği kayda değer. Minber ile vaaz kürsüsü sonradan yapıl­mıştır. Son cemaat yerinden geçilen mi­narenin almaşık örgülü, kare planlı kai­desi ile köfekiden örülmüş baklavalı pa­bucu ilk inşa dönemine, yuvarlak gövde ile basit demir parmaklıklı şerefesi ise
XVIII. yüzyıldaki bir onanma aittir. Avlu­nun doğu yönündeki merdivenli girişin solunda hazîre duvarında, Baba Haydar Semerkandrnin kabrine bakan kitabeti bir niyaz penceresi vardır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi