Auguste Comte: Pozitivist Sosyolojinin Gelişimi

Endüstri Toplumu ve işbölümü
Comte, toplumsal bakış açısını, tüm bilimsel anlayışları kavrayan tek ve evrensel bir bakış açısı olarak tanımlamaktadır. Modern toplumda toplumsal birlik isteğinin politik ya da ekonomik güçlerden değil, ahlaki ve entelektüel güçlerden kaynak- landığını ileri sürerek toplumsal olanı politik olandan da ekonomik olandan da ayırmıştır. Yönetimin kendi sorumluluklarını güç uygulayarak değil, ahlaki ve en- telektüel önderlik yaparak yerine getirmesi gerektiğini, ekonomik faaliyetlerin uy- gun şekilde düzenlenmesini de toplumsal uyumu da sağlayabilecek olanın yalnız- ca ahlak olduğunu savunmuştur. Bu açıdan, toplumsal düzeni yapay kurumların düzenlemesinden bağımsız, serbest şekilde işleyen piyasa güçlerinin bir sonucu olarak gören politik ekonomiyi ve ekonomik olguları toplumsal bütünden ayırarak inceledikleri için liberal iktisatçıları eleştirmiştir (Swingewood, 1998:69).

Comte, endüstriyel işçi sınıfını yeni bir toplumsal olgu olarak kabul eder. En- düstri sayesinde işler en yüksek verimi sağlayacak şekilde örgütlenmiş, bu şekilde yapılan üretim sonucunda fabrikalarda çalışıp kenar mahallelerde yaşayan yeni bir işçi sınıfı doğmuştur. Ancak Comte’a göre üretim herkesin yararınadır; çünkü en- düstri toplumunun yasası zenginliğin artmasıdır. Üretimin herkesin yararına oldu-
ğunu düşündüğü için Comte endüstriyel işçi sınıfı ile işverenler arasında bir çıkar çatışması olduğunu düşünmez. Comte, özel mülkiyet ve kamu mülkiyeti arasında- ki çelişkiyle ilgilenmez, her toplumsal düzende gücün, toplumsal ve ekonomik otoriteye sahip olan zenginlerin elinde olması Comte’a göre zorunlu ve kaçınıl- mazdır. Comte’a göre asıl mesele, kişisel mülkiyetin keyfi niteliğinden arındırılma- sıdır. Özel mülkiyete sahip olanların toplumu keyfi olarak değil, evrensel ilkelere dayanan, işçilerin itaatini sağlayabilecek şekilde yönetmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle Comte üretim araçlarının kamulaştırılmasına eğilimli değildir, özel mül-

kiyeti korumak ve elit bir grup tarafından kullanılan bir toplumsal işlev haline ge- tirmek ister (Swingewood, 1998:70).
Comte, işbölümünün toplumda insanları bir arada tutan ve toplumsal evrimi sağlayan bir olgu olduğunu düşünür. Gelişmiş toplumlarda işbölümünün uzman- laşmasının, işçilerin sürekli sıradan işlerle ilgilendikleri için yeteneklerini geliştire- memelerine, bu nedenle insanların anlayışını kısıtlayıp ve işçi sınıfı arasında ceha- leti artırdığını düşünür. Bununla birlikte işbölümünün temel bir işlevi vardır, bu iş- lev, insanların toplumun doğal yasalarını boyun eğmelerini, toplum içindeki yerle- rini kabul etmelerini ve toplumun genel dengesine uyum göstermelerini sağlamak- tır. Diğer bir deyişle işbölümü, Comte’a göre işçiler ve işverenler arasında çıkar ça- tışması yaratacak bir olgu değil, elit bir grup tarafından toplumsal uyumu sağlamak için kullanılacak bir araçtır. Comte bu yönetimin sivil kurumlara devredilmesi ta- raftarı değildir; çünkü ona göre Fransız Devrimi sonrasında bu kurumlar kendi bünyelerinden toplumsal birlik açısından zorunlu olan değerleri taşıyan kurumlar geliştirememişlerdir. Bu nedenle işbölümünü bir araç olarak  kullanıp  insanların içinde bulundukları toplumsal konuma uyum sağlamalarını sağlaması gereken kü- çük bir elit gruptur (Swingewood, 1998:70).