August Fischer Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

23

(1865-1949) Arapça sözlük ve gramer çalışmalarıyla tanınan Alman şarkiyatçısı.

Almanya’nın Halle şehrinde doğdu. 1883-1889 yılları arasında Halle, Berlin ve Marburg’da Fleischer, Wellhausen ve Thorbecke gibi zamanının en büyük şar­kiyatçılarından Doğu dilleri ve edebiyatlan öğrenimi gördü. 1889’da İbn İshak’m nakilde bulunduğu râvilerin biyografile­ri üzerine hazırladığı tezle doktor ve er­tesi yıl da doçent oldu. 1896-1900 yılla­rında Berlin’deki Şarkiyat Enstitüsü’n-de Arapça hocası, enstitü sekreteri ve kütüphane yöneticisi olarak çalıştı; bu süre içinde özellikle pratik Arapça ve Arap lehçeleri üzerinde durdu ve mes­lektaşı Seyyid el-Geylânî eş-Şerkâvî’nin yardımıyla Merakeş (Fas) lehçesini Öğ­renerek bu lehçe üzerine birkaç makale yazdı. Bu sıralarda, Arapça’nın ve hatta bütün Sâmî dillerin özünün Arap lehçe­leri sayesinde kavranabileceği inancıyla Fas’a gidip Tanca, Dârülbeyzâ (Kazablan-ka), Suveyre (Mogador) ve Merakeş’i gez­di; lehçe bilgisini arttırdı (1898). Daha sonra profesörlüğe yükseltilerek hoca­sı Fleischer’in yarım yüzyıldan fazla bir süre başında bulunduğu Leipzig Üniver­sitesi Doğu Dilleri Kürsüsü’nün başkan­lığına getirildi [1900). Leipzig. buradaki ders verme ve araştırma faaliyetlerini 1939 yılında emekliye ayrılıncaya kadar sürdüren Fischer sayesinde Fleischer dö­neminde olduğu gibi Arapça eğitiminin merkezi haline gelmiştir. Zamanında Arapça’yı, özellikle klasik Arapça’yı en İyi bilen uzmanlardan biri sıfatıyla bü­yük takdir gören ve Leipzig, Berlin, Ko­penhag akademileriyle, 1932de Mısır Kralı Fuâd tarafından kurulan Mecmau’l-lugati’l-Arabiyye başta olmak üzere bir­çok bilimsel kurumun asil, muhabir ve şeref üyeliklerine seçilen ve Fleischer’-den sonra Leipzig okulunun en önemli temsilcisi kabul edilen Fischer 84. yaş gününde öldü.(14 Şubat 1949)

Fischer Arapça ilk sırayı almak üzere bütün Sâmî dillerle uğraşmış, bu arada hocası Fleischer gibi Türkçe ve Farsça’yı da ihmal etmeyerek özellikle Osmanlı Türkçesi ile ilgilenmiş ve Leipzig Üniversitesi’nde Türkçe okutmanı olan Ahmed Muhiddin’in yardımıyla son dönemleri içine alan bir Türk edebiyatı antolojisi hazırlamıştır. Çoğu makale şeklinde ka­leme alınmış 130’u aşkın eseri arasında en hacimli olması beklenen, 1907 yılın­dan beri tasavvur ettiği ve fırsat bulduk­ça üzerinde çalıştığı bir klasik Arapça sözlük ise yarım kalmıştır. Bu büyük pro­jesini gerçekleştirmesi için Mısır Maarif Vekâleti’nin 1937’de yaptığı teklifi ka­bul eden Fischer özellikle, başlangıçtan Emevîler döneminin sonuna kadarki şiir. Kur’an. hadis ve tarih dilini oluşturan eski Arapça’nın bir sözlüğünü hazırla­mak üzere çalışmasına hız vermiş, fa­kat doğrudan orijinal kaynaklardan aldı­ğı örneklerle (şevâhid) belgelendirdiği ke­limelerin fişleri Mecmau’l-lugati’l-Ara-biyye’nin bina değiştirmesi sırasında kay­bolmuştur. Ancak, daha önce tamamla­yıp yeniden gözden geçirerek 1947 yı­lında Kahire’ye gönderdiği seksen say­falık kısım, kendisi tarafından yazılan Arapça bir mukaddime ile birlikte aka­demi tarafından Mu’cem târihî H-luğati’î-edebil-cArabiyye adıyla neşre­dilmiştir. Yine Alman şar­kiyatçılarından Spitaler. J. Kramers ve Ulmann da müellifin Leipzig’de bıraktı­ğı fişler üzerinde çalışarak Wörterbuch der klassischen arabischen Sprache adıyla “kâf” harfinin başından bir fasikül yayımlamışlardır (1954).