Atîk Nedir, Ne Demek, Anlamı, Hakkında Bilgi

39

Atîk, Kabe ve Hz. Ebû Bekir hakkında kullanılan bir sıfat.

İfade ettiği mânaya göre çoğulu itâk, utekâ ve utuk şekillerini alan atîk keli­mesi sözlükte “güzel, soylu, hür, şerefli, eski” mânalarına gelmekte ve Kur’ân-ı Kerîm’de Kabe anlamında kullanılan “el-Beyt’in sıfatı olarak geçmektedir (bk. el-Hac 22/29, 33). Bir hadîs-i şerifte ifade edildiği üzere, Kabe zorbaların zulmün­den kurtarıldığı için (bk. Tirmizî, “Tefsir”, 23), Hasan-ı Basrî’den gelen rivayete gö­re yeryüzünde kurulan mâbedlerin en eskisi olduğu için (bk. Âl-i İmrân 3/96), Saîd b. Cübeyr’e göre ise şerefi ve yük­sek itibarı sebebiyle “el-Beytü’l-atîk” di­ye anılmıştır. Kabe’yi yıkmak maksadıy­la Mekke’ye kadar gelen ve Ashâb-ı fil diye bilinen Ebrehe ordusundan zarar görmeyip korunması, tarih boyunca hiç kimsenin hükmü altına girmemesi de ona bu sıfatı kazandırmıştır.

Atîk lakabının Hz. Ebû Bekir için kulla­nılması, Peygamber’in ona, “Sen Allah’ın cehennemden azat ettiği (atik) kimse­sin” (Tirmizî, “Menâkıb”, 16) diye iltifat etmesiyle başlar. Her ne kadar yüzü gü­zel olduğu veya annesi tarafından böyle vasıflandırıldığı İçin Ebû Bekir’in atîk di­ye anılmış olabileceği ileri sürülüyorsa da kızı Âişe tarafından rivayet edilen Tir­mizî hadisi birinci görüşü teyit etmek­tedir.

Atîkin çoğul şekillerinden biri olan itâk kelimesini Abdullah b. Mes’ûd, Mekke’de nazil olan el-İsrâ, el-Kehf, Meryem, Tâ-hâ ve el-Enbiyâ sûreleri hakkında ve “es­ki, önce” mânasında el-itâku’l-üvel şek­linde kullanmıştır (bk. Buhârî, “Fezâ’ilü’l-Kur’ân”, 6). Bir diğer çoğu! şekli olan utekâ ise Mekke’nin fethedildiği gün öl-dürülmeyip serbest bırakılan Kureyşliler hakkında Hz. Peygamber tarafından kul­lanılmış, diğer kabilelerden serbest bı­rakılanlara ise tulekâ* denilmiştir (bk. Müsned, IV, 363], Bu kelime ayrıca Atîk el-Bekrî, Atîk b. Abdülazîz el-Harbî, Atîk b. Ebü’l-Fazl b. Selâme, Atik b. Hişâm gibi muhaddislerin adı olarak da bilin­mektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi