Atasözleri Örnekleri

67

Atasözleri Örnekleri

A

– Aptal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.

– Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.

– Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.

– Acındırırsan arsız olur; acıktırırsan hırsız olur.

– Aç gözünü, açarlar gözünü.

– Açın gözü ekmek teknesinde olur.

– Açlık ile tokluğun arası yarım yufka.

– Aç tavuk kendini buğday (arpa) ambarında sanır.

– Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.

– Adam adamdan korkmaz; utanır (hatır sayar).

– Adam adamdır, olmazsa da pulu (parası); eşek eşektir, olmazsa da çulu.

– Adam adamı bir kere aldatır.

– Adam ahbabından (dostlarından) bellidir.

– Adamak kolay, ödemek güçtür.

– Adamın eti yenmez, derisi giyilmez, tatlı dilden başka nesi var.

– Adam kıymetini adam bilir.

– Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür.

– Ağacı kurt, insanı dert yer.

– Ağacın meyvesi olunca başını aşağı salar.

– Ağaç yaş iken eğilir.

– Ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez.

– Ağır taş yerinden oynamaz.

– Ahmağa yüz, aptala söz vermeye gelmez.

– Ahmak (şaşkın) misafir ev sahibini ağırlar.

– Akacak kan damarda durmaz.

– Ak akçe kara gün içindir.

– Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.

– Akılsız başın zahmetini ayaklar çeker.

– Akıl (akıllı) isen açma sırrını dostuna; dostunun dostu vardır, o da söyler dostuna.

– Ak koyunun kara kuzusu da olur.

– Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir.

– Alçak yerde tepecik kendini dağ sanır.

– Alet iş görür, el övünür.

– Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.

– Allah kulundan geçmez.

– Allah sabırlı kulunu sever.

– Allah sevdiğine dert verir.

– Al malın iyisini çekme kaygısını.

– Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.

– Altın ateşte, insan mihnette belli olur.

– Altın eşik gümüş eşiğe muhtaç olur.

– Altının kıymetini sarraf bilir.

– Altın leğenin kan kusana ne faydası var.

– Altı olur, yedi olur, hep Allah’ın dediği olur.

– Aman diyene kılıç kalkmaz.

– Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

– Araba devrilince yol gösteren çok olur.

– Arabanın arka tekerleği öndekinin izine basar.

– Arayan Mevlasını da bulur belasını da.

– Arı bal alacak çiçeği bilir.

– Arefe günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.

– Arpa eken buğday biçmez.

– Arsızın yüzüne tükürmüşler; “Yağmur yağıyor!” demiş.

– Aslını saklayan (inkar eden) haramzadedir.

– Aşıka Bağdat ırak gelmez.

– Aşını, eşini, işini bil.

– Ata dostu oğula mirastır.

– Atasını (büyüğünü) tanımayan, Allah’ını tanımaz.

– At bulunur meydan bulunmaz,meydan bulunur at bulunmaz.

– Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

– Atılan ok geri dönmez.

– At ölür meydan (nalı) kalır, yiğit ölür şanı (namı) kalır.

– Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.

– Avradı eri, peyniri deri saklar.

– Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.

– Ayağını yorganına göre uzat.

– Ayıpsız yar arayan (dost isteyen), yarsız (dostsuz) kalır.

– Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.

– Azıcık aşım, kaygısız (ağrısız, kavgasız) başım.

– Azıksız yola çıkanın iki gözü el (yabancı) torbasında kalır.

Az veren candan, çok veren maldan.

– Az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur.

B

– Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

– Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

– Bakmakla usta olunsa (öğrenilse) köpekler (kediler) kasap olurdu (kasaplığı öğrenirdi).

– Balık baştan kokar.

– Balım olsun, sinek Bağdat’tan gelir.

– Balı, parmağı uzun olan yememiş (yemez), kısmeti olan yemiş ( yer).

– Barutla ateş, bir yerde durmaz (olmaz).

– Başa gelen çekilir.

– Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmez (etmesin).

– Baş yastığı baş derdini bilmez.

– Bez alırsan Musul’dan, kız alırsan asilden.

– Bıçak yarası unutulur ama, dil yarası unutulmaz.

– Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp.

– Bin dost az, bir düşman çok.

– Bin nasihattan bir müsibet yeğdir.

– Bir baş soğan bir kazanı kokutur.

– Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

– Bir elinin verdiğini öbür elin duymasın.

– Bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır.

– Bir korkak bir orduyu bozar.

– Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır.

– Bir selam bir hatır yapar.

– Bol bol yiyen, bel bel bakar.

– Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) koyma (bırakma).

– Buğday ekmeğin yoksa, buğday (tatlı, faideli) dilin de mi yok?

– Bülbülü altın kafese koymuşlar “ah vatanım” demiş.

– Bülbülün çektiği dili belasıdır.

– Büyük lokma ye, büyük söyleme.

C

-Cahile söz (laf) anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.

-Cahilin dostluğundan, alimin düşmanlığı yeğdir.

– Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez.

– Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.

Ç

– Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.

– Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider.

– Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar.

– Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.

– Çobansız koyunu kurt kapar.

– Çok konuşan çok yanılır.

– Çok koşan çabuk yorulur.

– Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma (parasız koyma, çok saklama) hırsız edersin.

D

– Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur. Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz.

– Damlaya damlaya göl olur, (aka aka sel olur.)

– Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yoldan şaşmış.

– Davulun sesi uzaktan hoş gelir.

– Demir nemden, insan gamdan çürür.

– Demir tavında dövülür, (demiri tavında dövmeli).

– Denizdeki balığın pazarlığı olmaz (bini bir paraya).

– Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenmek olmaz.

– Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.

– Dikensiz gül olmaz (Gül dikensiz olmaz).

– Doğru (hak) söz (ağıdan) acıdır.

– Dost acı söyler.

– Dost kara günde belli olur.

– Dost yüzünden, düşman gözünden bellidir.

Dünya malı dünyada kalır.

– Dünya ölümlü, gün akşamlı.

– Düşmanın karınca ise de hor bakma (küçük görme).

– Debbağa sorarsan dünyada fena koku olmaz.

– Debbağ sevmediği deriyi yerden yere çarpar.

E

– Edebi edepsizden öğren.

– El için kuyu kazan evvela kendi düşer.

– El yarası onulur dil yarası onulmaz.

– El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu batman taşı sanır.

– Emanete hıyanet olmaz

– Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme, kimi uzun der kimi kısa.

– Et tırnaktan ayrılmaz.

– Evlenenle ev yapanın Allah yardımcısıdır.

F

– Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıptır.

– Fırsat her zaman ele geçmez.

G

– Garibe bir selam, bin altına değer.

– Garip kuşun yuvasını Allah yapar.

Gel demesi kolay ama git demesi güçtür.

– Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir.

– Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz.

– Gönülsüz yenen aş, ya karın ağırtır ya baş.

– Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz.

– Gülme komşuna gelir başına.

– Gülü seven dikenine katlanır.

– Gün doğmadan neler doğar.

– Güneş balçıkla sıvanmaz.

– Güvenme varlığa düşersin darlığa.

H

– Hak yerde kalmaz.

– Hak yerini bulur.

– Hamama giren terler.

– Haramzade pazar bozar, helalzade pazar yapar.

– Hatasız kul olmaz.

– Hayvan yularından, insan sözünden tutulur.

– Hazıra dağlar dayanmaz.

– Her ağaçtan kaşık olmaz.

– Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çiyan.

Her şey incelikten, insan kabalıktan kırılır.

– Her şeyin yenisi, dostun eskisi makbuldür.

– Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar.

– Hile ile iş gören, mihnet ile can verir.

– Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.

I

– Isıracak it dişini göstermez.

İ

– İğneyi kendine çuvaldızı ele batır.

– İki karpuz bir koltuğa sığmaz.

– İki testi tokuşunca, biri elbet kırılır.

– İnsan kıymetini insan bilir.

– İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar.

– İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.

– İş amana binince kavga uzamaz.

– İşleyen demir pas tutmaz. (paslanmaz, ışıldar.)

– İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.

– İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin karı.

– İyilik eden iyilik bulur.

– İyi olacak hastanın hekim ayağına gelir.

Kabahat samur kürk olsa kimse sırtına (üstüne) almaz.

– Kalemin yaptığını kılıç yapmaz.

– Kaçan balık büyük olur.

– Kalp kalbe karşıdır.

– Kanaat gibi devlet olmaz.

– Kara (kötü) haber tez duyulur.

– Karga yavrusuna bakmış, “benim ak pak evladım” demiş.

– Karıncadan ibret al, yazdan kışı hazırla.

– Kaza, geliyorum demez.

– Kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır.

– Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur.

– Kem söz, kalp akçe sahibinindir.

– Kendi düşen ağlamaz.

– Keseye danış pazarlığa sonra giriş.

– Keskin sirke küpüne zarar (dır).

– Kırkından sonra azanı teneşir paklar (çare bulunmaz.)

– Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar.

– Kısmet ise gelir Hint’ten, Yemen’den, kısmet değilse ne gelir elden.

– Kızını dövmeyen, dizini döver.

Kimse kimsenin çukurunu dolduramaz.

– Kimse kimsenin kısmetini yemez.

– Kimsenin ahı kimsede kalmaz.

– Kişinin kendine ettiğini kimse (alem bir yere gelse) edemez.

-Korkunun ecele faydası yoktur.

– Kul sıkılmayınca (bunalmadıkça) Hızır yetişmez.

– Kurcalama sivilceyi çıban edersin.

– Kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz.

– Kurunun yanında yaş da yanar.

– Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.

– Kusursuz güzel olmaz.

L

– Lafla peynir gemisi yürümez.

– Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden.

– Laf torbaya girmez.

– Latife latif gerek.

– Lokma çiğnenmeden yutulmaz.

M

– Mahkeme kadıya mülk değildir (olmaz).

– Mal adama hem dost hem düşmandır.

Maşa varken elini ateşe sokma.

– Merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır.

– Mermer iyi taştan, iyilik iki baştan.

– Mezar taşı ile övünülmez.

– Misafir kısmeti ile gelir.

– Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.

– Misk yerini belli eder.

– Mürüvvette endaze (ölçü) olmaz.

N

– Ne ekersen onu biçersin.

– Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.

– Nerde birlik, orda dirlik.

– Nerde hareket, orda bereket.

– Ne verirsen elinle o gider seninle.

– Nikahta keramet vardır.

O

– Olacakla öleceğe çare bulunmaz.

– Otuz iki dişten çıkan otuz iki mahalleye yayılır.

Ö

– Öfkeyle kalkan zararla oturur.

Ölüm ile öç alınmaz.

P

– Pekmezi küpten, kadını kökten al.

R

– Rahat ararsan, mezarda.

S

– Sabreden derviş, muradına ermiş.

– Sabreyle işine, hayır gelsin başına.

– Sabrın sonu selamettir.

– Sadık dost akrabadan yeğdir.

– Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin.

– Sağlam baş yastık istemez.

– Sağlık varlıktan yeğdir.

– Sakla samanı gelir zamanı.

– Sanat, altın bileziktir.

– Sanatı ustadan görmeyen öğrenmez.

– Sarmısağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.

– Sebepsiz ölüm olmaz.

– Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa?

– Sırça evde (köşkte) oturan, komşusuna taş atmamalı.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır.

– Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir.

– Soran yanılmamış.

– Sora sora Mekke (Kabe) bulunur.

– Söz yaş deriye benzer, nereye çekersen oraya gider.

– Su uyur, düşman uyumaz.

– Sükut ikrardan gelir (sayılır).

– Sürüden ayrılanı kurt kapar.

– Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.

Ş

– Şeriatın kestiği parmak acımaz.

– Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.

T

– Taş düştüğü yerde ağırdır (taş yerinde ağırdır).

– Taşıma su ile değirmen dönmez.

– Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

– Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.

– Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

– Tek kanatlı kuş uçmaz.

– Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

Tembele dediler “kapını ört”; dedi, “yel eser örter.”

– Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.

– Teyze, ana yarısıdır.

– Tilkinin dönüp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.

– Tok acın halinden bilmez (ne bilir).

– Topalla gezen aksamak öğrenir.

U

– Ucuzdur vardır illeti; pahalıdır vardır hikmeti.

– Ummadığın taş baş yarar.

Ü

– Üzüm üzüme baka baka kararır.

V

– Vasiyet ölüm getirmez.

– Vermeyince Mabud, neylesin Sultan Mahmud.

Y

– Yalancının evi yanmış kimse inanmamış.

– Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

– Yalnız kalanı kurt yer.

– Yalnız taş, duvar olmaz.

– Yanlış hesap Bağdat’tan döner.

Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder.

– Yatan ölmez, eceli yeten ölür.

– Yaya gözü ile at, bekar gözü ile avrat alınmaz.

– Yer damar damar, insan soy soy.

– Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr u kıymetten.

– Yılanın başı küçükken ezilir.

– Yiğit meydanda belli olur.

– Yolcu yolunda gerek.

– Yol yürümekle, borç ödemekle tükenir.

– Yularsız ata binilmez.

Z

– Zararın neresinden dönülürse kardır.

– Zorla güzellik olmaz.

KAYNAK: REHBER ANSİKLOPEDİSİ, 1. CİLT