Nedir ?

Ata Nedir, Ne Demek, Anlamı, Türklerde Ata Kelimesi

Ata, Türkçe’de “baba”, “dede” ve “ced” mânalarında kullanılan bir kelime.

XII. yüzyıldan itibaren Orta Asya’da Türk mutasavvıfları arasında “şeyh, pîr” ve “halife” mânasında kullanılan kelime, “terbiye eden, edep öğreten, yol göste­ren; kendisine bağlananları kayıran ve koruyan şeyh” anlamına da gelmekte­dir. Türkler eskiden dinî bir kutsiyet de izafe ettikleri menkıbevî şahsiyetlere, dervişlere, şeyhlere, ululara ve toplum içinde saygı kazanmış yaşlı kimselere ata veya bab (baba) unvanını verirlerdi. Korkut Ata, İrkıl Ata, Çoban Ata, Zengi Ata, Mansur Ata, Sâhib Ata gibi şahıs­lar Türk dünyasında bu unvanı almış ün­lü kişilerdir. Oğuzlar da dedelerine “Oğuz atalar” diyorlardı. Onlardan kalan güzel sözlerin bir araya getirilmiş şekline de “Oğuznâme” denilmektedir. Ecdadın çe­şitli tecrübeler sonunda varmış oldukla­rı hükümleri Öğüt ve örneklemeler yo­luyla halka aktaran anonim nitelikteki özlü sözlerine “atasözü” tabir edildiği gibi yine onlardan kalan yadigâra da “atadan veya atalardan kalma” denilir. Nitekim Fâtih, ünlü Kanunnâmesi’nin başlangıcında, “Bu kanunnâme atam ve dedem kanunudur ve benim dahi kanunumdur” demiştir.

Tasavvuf cereyanının Türkler arasın­da yaygınlaşmasından sonra, bilhassa Babaîler ve Bektaşîler gibi bir kısım ta­rikat mensupları Anadolu’da ata yerine baba tabirini kullanmışlardır. XII. yüzyıl­da Anadolu Selçuklu Devleti’ne karşı sîyasî-dinî bir hareket olarak ortaya çı­kan Babaîlik akımının kurucusu Baba İlyas ile meşhur müridi Baba ishak, yine Selçuklu devri mutasavvıf şairlerinden Baba Hasan, Baba Ferec, Barak Baba hep bu unvanla tanınmışlardır. Ayrıca bir esnaf kuruluşu oian ahî birliklerinin başkanları (Ahî Baba) ile gemi reislerine de baba (Baba Oruç) denilmiştir.

Ata kelimesi boy ve yer adı olarak da kullanılmıştır. Nitekim Orta Asya Türk topraklarında Evliya Ata, Adun Ata ve Alma Ata gibi yerleşim merkezleri bu­lunmaktadır.

Genellikle ismin sonuna getirilerek kul­lanılan ata kelimesinin babada olduğu gibi özel isimlerin başına getirildiği de görülmektedir. Meselâ Selçuklu şehza­delerinin tâlim ve terbiyesiyle ilgilenen ve onlar adına eyaletleri idare eden as­kerî valiler ata-bey (ata-beg) unvanıyla anılmış, aynca “hekim” mânasına gelen atasagun şeklinde de kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mus­tafa Kemal Paşa’ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından soyadı olarak Atatürk unvanı verilmiştir.

DİA