Asr Suresi Anlamı, Meali, Hakkında Bilgi, Kaçıncı Sure, Kaç Ayet, Konuları, Nüzulü

53

Asr Sûresi, Kur’ân-ı Kerim’in 103. sûresi. Tercih edilen görüşe göre Mekkî sûre­lerden olup üç âyettir. Fâsıla’sı (j) har­fidir. Masdar olarak “Hapsetmek, me­netmek; vergi vermek; sıkıp suyunu çı­karmak” demek olan asr, isim olarak “Dehr, mutlak zaman, özellikle içinde bu­lunulan zaman, karn yani seksen veya 100 senelik zaman dilimi, gündüz, ge­ce, sabah, akşam, ikindi vakti” gibi mâ­nalara getir. Gündüzle geceye, sabah ile akşama “İki asır” mânasında asrân de­nildiği gibi, sabah namazı ile ikindi na­mazı da bir hadiste bu kelime ile ifade edilmiştir.

Asr suresi Türkçe meali Diyanet vakfı: (1-3) Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

Asr suresi Türkçe meali Elmalılı Hamdi:

  1. Kasem olsun ki Asr’a
  2. İnsan mutlak bir husranda
  3. Ancak o kimseler başka ki iyman edip salih ameller işlediler ve hep hakka vasıyyetleştiler ve sabra vasıyyetleştiler

Müfessirler Kur’ân-ı Kerîm’de (Asr: 103/1) zikredilen asr kelimesini “İkindi vakti”, “kindi namazı”, “Mutlak zaman” “Hz. Muhammed’in asrı” ve “Ahir zaman” diye tefsir etmişler, asra yapılan yeminle insan hayatında zamanın önemi ve değeri ara­sındaki ilişki üzerinde durmuşlardır.

Adını ilk kelimesinden alan Asr süresi, kısa olmakla beraber Kur’an-ı Kerîm’deki bütün nasihatların özü sayılır. İmam Şâfii’nin bu sûre hakkında, “Şayet Kur’an’da başka bir şey nazil olmasaydı şu pek kısa süre bile insanlara yeterdi. Bu sûre Kur’an’ın bütün ilimlerini kucaklı­yor” dediği nakledilir. Sûrenin birinci ve ikinci âyetlerinde Allah asra yemin ede­rek insanların hüsran içinde bulunduk­larına dikkat çekerken üçüncü âyetinde sırasıyla, iman edenlerin, amel-i sâlih iş­leyenlerin, birbirlerine hakkı ve sabrı tav­siye edenlerin bundan müstesna olduk­larını haber vermiştir.

Ashaptan iki kişinin karşılaştıkları za­man biri diğerine Asr sûresini okuma­dan ve ardından selâm vermeden ayrıl­madıkları rivayet edilmiştir. Ancak bu sûreyi okumanın fa­ziletine dair Sa’lebî ve Vahidî gibi bazı müfessirlerce Ubey b. Kâ’b’dan nakle­dilen ve bazı tefsirlerde yer alan, “Al­lah Asr sûresini okuyanın günahlarını affeder ve o kimse hakkı ve sabrı tavsi­ye edenlerden olur” mealindeki hadisin mevzu olduğu kabul edilmiştir.

Mehmed Akif Ersoy bu sûre ile ilgili duygularını şu mısralarla dile getirir:

Hâlikin nâmütenâhi adı var, en başı Hak,
Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldır­mak,
Hani, ashâb-ı kiram, ayrılalım, der­lerken,
Mutlaka “Sûre-i Vel’asrı” okurmuş, bu neden,
Çünkü meknûn o bü­yük sûrede esrâr-ı felah,
Başta îmân-ı hakîkî geliyor, sonra salâh,
Sonra hak, sonra sebat. İşte kuzum insanlık,
Dör­dü birleşti mi yoktur sana hüsran artık.

Diyanet İslam Ansiklopedisi