Aşıkpaşazade Kimdir, Kısaca Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

180

ÂŞIKPAŞAZADE (1400-1484)

Osmanlı tarihçi. Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemini anlatan önemli bir tarih yazmıştır.

Âşıkpaşazade Derviş Ahmed Âşıkî; Amasya’ya bağlı Elvan Çelebi köyünde doğdu, İstanbul’da öldü. Baba İlyas soyundan mutasavvıf şair Âşık Paşa’nın üçüncü kuşaktan torunudur. Âşıkî mahlası soyu ile ilintilidir.

İlköğrenimini köyündeki tekkede ve çevresindeki dervişlerden aldı. Çocukluğu Osmanlı şehzadelerinin saltanat kavgaları dönemine rastlar. Yaşamı ile ilgili belirli bilgiler tarihindeki kimi kayıtlardan çıkmaktadır. 1413’te yirmi yaşında iken Geyve’ye geldiği, burada hastalanarak Orhan Gazi’nin İmamı İlyas Fakih’in Oğlu Yahşi Fakih’in evinde kaldığı bilinmektedir. Bu sırada Çelebi Mehmed’in, kardeşi Musa Çelebi ile çarpışmak üzere, Rumeli’ye geçtiğine tanık oldu.

Geyve’ye yirmi yaşında geldiği kabul edilirse, 1393’te doğduğu yada kendi deyişiyle, hicri takvime göre 1484’te seksen altı yaşında ise, bu kez doğum tarihinin miladi 1400-1401 olması gerekir.

Geyve’ye Çelebi Mehmed ya da bir akrabası ile geldiği sanılıyor. Konuk kaldığı evde, daha sonra kendi tarihinde de kullanacağı Yıldırım Bayezid dönemi sonuna değin gelen anonim bir Tevarib-iAl-i Osman bulup okudu.

II.    Murad, Düzmece Mustafa ile giriştiği mücadelede, Rumeli beyleri üzerinde büyük bir etkisi olan ve o sırada Tokat’ta tutuklu bulunan Mihaloğlu Mehmed Bey’i bağışlayıp yanma çağırdı. Bursa’ya doğru yola çıkan Mihaloğlu, Elvan Çelebi köyüne uğrayıp Âşıkpaşazade’yi yanına alarak II. Murad’a katıldı. Âşıkpaşazade, 1422’de Ulubat köprüsü yanında geçen olaylara tanık oldu.

1436-1437’de hacca gitti. Mısır’da Bekriye tarikatından Seyyid Ebü’l Vefa’nın halifesi oldu. Hacdan dönerken sancakbeylerinden İshak Bey’le birlikte Usküb’e geçerek akınlara katıldı. II. Murad’m Bel-grad seferinde ve II. Kosova Savaşı’nda bulundu (1448). Akşemseddin, Şeyh Vefa, Akbıyık gibi ünlü şeyhlerle İstanbul’un fethine katıldı (1453). İstanbul’a yerleşti, 1457’de padişah ile birlikte Ballıbadra seferine gitti. 1484’te, İstanbul’da öldü. Ölüm tarihi Eflaki’ye göre 23 Mart 1481’dir.

Tevârih-i Al-i Osman ya da Âşıkpaşazade Tarihi olarak bilinen yapıtı, eski Osmanlı tarihçileri arasında ün kazanamamıştır. 16. yy’da Gelibolu’lu Mustafa Ali, yapıtı Âşık Paşa’nın sanmıştır.

Âşıkpaşazade, tarihi ancak İstanbul’da yayımlandıktan (1914)sonra tanındı. İçerik bakımından anonim Tevarih-i Âl-i Osman’lardan farklı değildir. Orta sınıf halk ve özellikle askeri çevrelerde okunması için yazıldığından halk dili ile ve destansı bir biçimde kaleme alınmıştır. Her bölümün sonuna, o bölümdeki tarihi olaylarla ilgili şiirler eklenmiştir. Bozuk bir aruzla yazılan bu şiirlerin sanat değeri yoktur.

Tarihin tümünü Âşıkpaşazade yazmamıştır. Osman Gazi’den Yıldırım Bayezid devrinin sonuna (1402) değin geçen bölümü Yahşi Fakih’in evinde okuduğu kitaptan akimda kalanlara göre yazdı. Birbirinden farklı 12’den fazla nüshası olan yapıtta, olayların yalnız yılları gösterilmiş, ay ve gün verilmemiştir. Tarihte, kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen bazı ekler de vardır, ilk baskısı 1502’ye değin geçen olayları kapsar. 1929’da F.Giese tarafından Almanya’ da yapılan ikinci basım ise, 1492 yılına değin geçen olayları alır.

•    YAPITLAR: Âşıkpaşazade Tarihi, (ö.s), Âli Bey (yay.), 1914; Tevarih-i Al’ı Osman (Osmanlı Tarihleri, I, içinde) (ö.s.), N. Atsız (yay.), 1949.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi