Aşık Paşa Kimdir, Hayatı, Eserleri, Edebi Kişiliği, Garipname, Hakkında Bilgi

51

ÂŞIK PAŞA (1272-1332)

Türk şair. Türk tasavvuf edebiyatının ilk büyük şairlerindendir.

Asıl adı Ali’dir. Mahlası Âşık’tır. Paşa olarak anılması ise bir san değil ailenin ilk çocuğu olması nedeniyledir. Hayatı üzerine çok az bilgimiz olan Âşık Paşa ve ailesi hakkında çeşitli söylentiler vardır. Dedesi Ebu’l-beka Şeyh Baba İlyas b.Ali 13. yy’da Horasan’dan gelerek Amasya’da yerleşmiştir. Ailesi Horasan’dan geldiği için Baba Ilyas’ı Acem olarak kabul edenler olmuşsa da böyle bir iddia geçerli değildir. Baba îlyas için Amasya Tarihi yazarı Hüseyin Hüsamettin’in kaynak göstermeden verdiği bilgiler ise öbür kaynakların verdiği bilgilerle uyuşmamaktadır. Âşık Paşa’nın dedesi Baba İlyas, aslında 1240 yılında halifesi Baba İshak’la birlikte Baba Resul ayaklanmasını gerçekleştiren kişidir. Baba İlyas ayaklanma sırasında ölmüştür. Ölümünün nasıl olduğu hakkında da çeşitli söylentiler vardır. Âşık Paşa’nın oğlu Elvan Çelebi’nin el-Menakıbü’l-Kudsiye fi Me-nasıbi’l-Ünsiye adlı 118 yapraklık mankıbe türünde yazılan yapıtında verilen bilgiye göre, Baba İlyas yakalanarak Amasya kalesine kapatılmış, hücresinde birlikte bulunduğu bir keşişi Müslüman etmiş ve onu kendine mürit edinmiştir. Zindanda bulunduğunun kırkıncı günü hücresinin duvarı yarılarak boz atı gelmiş ve Baba İlyas’ı alarak kaybolmuştur. Destan havasındaki bu anlatışa karşılık, öbür kaynaklarda savaş alanında öldüğü veya idam edildiği söylenir.

Baba İlyas aynı zamanda Ebu’l-Vefa tarikatına bağlıdır ve Dede Garkın da onun halifesidir. Tarihte Baba İlyas’ın izleyicilerine Babaî, ayaklanmaya da Babaîler Ayaklanması adı verilmektedir. İşte bu Baba İlyas’ın en küçük oğlu olan Muhlis Paşa hakkında da Şakayıku’n- numaniye dışında Elvan Çelebi’nin yukarıda adı geçcen Menakıbnâme’sinde oldukça geniş bilgi vardır. Bu kaynağa göre ayaklanma sırasında henüz bir bebek olan Muhlis Paşa, Çat köyündeki ateşe verilen zaviyeden Şerefüddin adında birisi tarafından kurtarılmış, yedi yaşından sonra Mısır’a götürülmüş ve Melik Zahir Baybars’ın sarayına sokulmuştur. Burada on dön yıl kalmış, daha sonra Anadolu’ ya dönmüş ve Sultan tarafından hapsettirilmiştir. Hapsedildiği Gavela Kalesi’nde uzun süre kalmış, bir ara IV. Kılıç Arslan kendisiyle anlaşmayı denemiş, fakat Muhlis Paşa kabul etmemiştir. Muhlis Paşa’nın 1273’e değin ne yaptığı ayrıntısıyla bilinmemektedir. 1273’te Konya’yı ele geçirdiği ve saltanat sürdüğü söylenir. Elvan Çelebi’nin anlatımına dayanan Oruç Bey ve Taşköprîzade dışında bu söylentiye bir de Şıkârî Tarihinde. rastlanmaktadır. Muhlis Paşa altı aylık bir saltanattan sonra egemenliği Karamanoğulları’na bırakmıştır. Muhlis Paşa ilk Osmanlı sultanı Osman Gazi zamanında hâlâ hayattaydı.