Asariye Camii Nerede, Tarihi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Âsâriye Camii, İstanbul Beşiktaş’ta bulunan geç Osmanlı dönemine ait bir cami.

Âsâriye caddesi üzerindeki kendi adıy­la anılan çıkmaz sokakta yer almakta­dır. Yapı mimari ve süsleme özellikleriy­le II. Mahmud dönemine tarihlenmekte ve doğusundaki bahçede bulunan üç satırlık mermer kitabe par­çası üzerindeki II. Mahmud’un tuğrası da bu kitabenin camiye ait olduğunu gös­termektedir. Hadîkatü’l-cevâmi’, her ne kadar caminin, yıkılan Kılıç Ali Pa­şa İskelesi Camii’nin yeri değiştirilerek XVIII. yüzyılda Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığını kaydetmekte ise de bina, daire planlı kagir ibadet mekânı, kare kesitli yüksek bir kaidenin üzerine inşa edilen kesme taş minaresi, ahşap son cemaat yeri ve hünkâr dairesi ile 11. Mahmud dönemi eseri olduğunu açıkça göster­mektedir. Tahsin Öz’de caminin bugün­kü durumunu II. Mahmud zamanında 1255 yılında aldığını belirtmek­tedir.

Yapının önünde yer alan ahşap son cemaat yerinin solunda, kare kesitli yük­sek kaideli kesme taş minare yükselir. Barok taş külâhlı minarenin şerefe kor­kuluğu sekiz köşeli iri yıldızlarla süslü­dür ve külah eteğini güllerle bezeli bir yaprak çelengi dolanır. Girişin üstü mahfile ve hünkâr mahfiline geçişi sağlar; ayrıca altta ve üstte küçük oda­lar yer alır. Caminin kagir ibadet mekâ­nı daire planlı, altlı üstlü geniş pencere­lerle ışık alan aydınlık, ferah bir hacim olarak inşa edilmiştir. Yan yana sırala­nan sekiz çift duvar payesi ile değişik bir mimari ifade taşıyan mekânın du­varlarındaki bu bölünme kubbede de devam etmektedir. Kubbe yüzeyi orta­daki dairenin çevresinden sekiz bölüme ayrılmış ve orta daire ile bölümler, ah­şaptan yapılan ve yüzeye tesbit edilen yapraklı çelenk ve kurdelelerle Türk am­pir üslûbuna göre süslenmiştir. Yanlar­dan duvar payeleri ve üstten de plan kuruluşuna bağlı olarak hafifçe içbükey yüksek bir atkı ile şekillendirilen mih­rap, duvar içine yerleşen yuvarlak girin­tili ve kemerli kuruluşu, kordonlu perde ve zincire asılı kandil dekoru ile yapı ek­seni üzerinde yer almıştır. Mihrap çık­ması, daire planı dışardan dikdörtgen kesitli bir dayanak olarak destekler. Min­ber ahşap süslemeleri ve külah alemi ile tipik bir II. Mahmud dönemi eseridir. Duvar payelerinin arasına daire şeklin­de, ahşap kesmekabartma yazılı Al­lah, Muhammed, Ebû Bekir. Ömer, Os­man, Ali, Hasan, Hüseyin levhaları asıl­mıştır.

Batıda Âsâriye caddesine açılan hün­kâr dairesi, sütunlu girişi ve üzerinde yer alan çıkması ile yapıyı değerlendirmektedir. Cephe yanlarda, alt ve üstte ikişer, çıkmada üç pencere ile belirli bir mimari ifade taşımaktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi