Artuk Bey kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

Artuk Bey kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: ( ? -1091) Selçuklu emiri. Anadolu’nun fethinde önemli rol oynamıştır. Kayı boyunun önderlerinden Eksük Bey’in oğ­ludur. 1064’e değin yaşamı üzerine bilgi yoktur. Babasının ölümü üzerine Kayı boyunun başına geçti. 1064’te Alp Arslan’la birlikte Kafkasya ve Doğu Anadolu seferine çıktı. 1071’de Malazgirt Savaşı’na katıldı. Daha sonra Alp Arslan, Diyarbakır, Mardin, Harput ve Malatya illerini Artuk Bey’e verdi. Malazgirt’in ardından IV. Romanos Diogenes’in tahttan indirilmesi ile Bizanshlarla yapılan antlaşma bozu­lunca Alp Arslan, Artuk Bey komutasındaki bir orduyu Anadolu’yu fethetmekle görevlendirdi.

Artuk Bey, 1073’te Orta Anadolu’ya ilerleyerek Yeşilırmak ve Kızılırmak yörelerini ele geçirdi. Ar­dından Sakarya’ya geçerek izmit’e akınlar yaptı. Bu arada Alp Arslan ölmüş, oğulları Melikşahla Kavurd arasında taht mücadelesi başlamıştı. Artuk Bey, he­men Rey’e dönerek Melikşahın tahtı elde etmesine yardımcı oldu. 1076’da, Melikşah tarafından Hulvan’ a gönderildi. Daha sonra da ayaklanmaları bastır­mak üzere Bahreyn seferine çıktı. 1084’te Diyarbakır’ ın kuşatılması sırasında çıkan bir anlaşmazlık üzeri­ne Melikşah’a karşı çıktı ve Suriye’ye gitti. Melikşah’ın Suriye’ye gönderdiği elçilere, Melikşah’a bağlı olduğunu ve onun topraklarını Süleyman Şah’ın elinden kurtarmak üzere Halep’e gideceğini bildirdi. Ardından Melikşahın kardeşi Tutuş’un buyruğuna girerek, onunla birlikte Halep üzerine yürüdü. 1086 Haziranı’nda Halep yakınlarında yapılan ve Süleymanşah’ın ölümüyle sonuçlanan savaşın kazanılma­sında büyük katkısı oldu. Bu arada Kudüs’teki Atsız da, merkeziyetçi bir devlet kurma amacında olan Melikşah için önemli bir tehlike oluşturuyordu. Tutuş, bu tehlikeyi gidermek için Kudüs’ü Artuk Bey’e vererek onu Atsız’ın üzerine gönderdi. Artuk Bey 1091’de ölene değin Kudüs’te yaşadı. Ölümün­den sonra oğulları Güneydoğu Anadolu’da Artukoğulları Beyliği’ni kurdular.

Artuk Bey’in, Kudüs’te bulunduğu sırada, Türk egemenliğinin simgesi olarak Kıyâme Kilisesi’nin tavanına üç ok yerleştirmesi, Hıristiyanlar üzerindeki baskının bir simgesi olarak gösterilmiş, Haçlı Seferi’ nin gerekçelerinden biri haline getirilmeye çalışılmış­tır. Artuk Bey, göçebe geleneklerine ve eski Türk egemenlik anlayışına bağlı kalmış, bu yolla büyük bir Türkmen boyunu denetimi altında tutmuştur. Bağım­sız kişiliği nedeniyle Melikşah gibi bir sultana bile karşı çıkabilmiş, bu özellikleri yüzünden devlet yöne­timinde daha yüksek görevlere getirilmemiştir.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 8. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983