Artuk Bey Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

0
25

ARTUK BEY ( ? -1091)

Selçuklu emiri. Anadolu’nun fethinde önemli rol oynamıştır.

Kayı boyunun önderlerinden Eksük Bey’in oğludur. 1064’e değin yaşamı üzerine bilgi yoktur. Babasının ölümü üzerine Kayı boyunun başına geçti. 1064’te Alp Arslan’la birlikte Kafkasya ve Doğu Anadolu seferine çıktı. 1071’de Malazgirt Savaşı’na katıldı. Daha sonra Alp Arslan, Diyarbakır, Mardin, Harput ve Malatya illerini Artuk Bey’e verdi. Malazgirt’in ardından IV. Romanos Diogenes’in tahttan indirilmesi ile Bizanslılar’la yapılan antlaşma bozulunca Alp Arslan, Artuk Bey komutasındaki bir orduyu Anadolu’yu fethetmekle görevlendirdi.

Artuk Bey, 1073’te Orta Anadolu’ya ilerleyerek Yeşilırmak ve Kızılırmak yörelerini ele geçirdi. Ardından Sakarya’ya geçerek İzmit’e akınlar yaptı. Bu arada Alp Arslan ölmüş, oğulları Melikşah’la Kavurd arasında taht mücadelesi başlamıştı. Artuk Bey, hemen Rey’e dönerek Melikşah’ın tahtı elde etmesine yardımcı oldu,1076’da, Melikşah tarafından Hulvan’ a gönderildi. Daha sonra da ayaklanmaları bastırmak üzere Bahreyn seferine çıktı. 1084’te Diyarbakır’ m kuşatılması sırasında çıkan bir anlaşmazlık üzerine Melikşah’a karşı çıktı ve Suriye’ye gitti. Melikşah’ m Suriye’ye gönderdiği elçilere, Melikşah’a bağlı olduğunu ve onun topraklarını Süleyman Şah’m elinden kurtarmak üzere Halep’e gideceğini bildirdi. Ardından Melikşah’ın kardeşi Tutuş’un buyruğuna girerek, onunla birlikte Halep üzerine yürüdü. 1086 Haziranı’nda Halep yakınlarında yapılan ve Süley-manşah’ın ölümüyle sonuçlanan savaşın kazanılmasında büyük katkısı oldu. Bu arada Kudüs’teki Atsız da, merkeziyetçi bir devlet kurma amacında olan Melikşah için önemli bir tehlike oluşturuyordu. Tutuş, bu tehlikeyi gidermek için Kudüs’ü Artuk Bey’e vererek onu Atsız’ın üzerine gönderdi. Artuk Bey 1091’de ölene değin Kudüs’te yaşadı. Ölümünden sonra oğulları Güneydoğu Anadolu’da Artuko-ğulları Beyliği’ni kurdular.

Artuk Bey’in, Kudüs’te bulunduğu sırada, Türk egemenliğinin simgesi olarak Kıyâme Kilisesi’nin tavanına üç ok yerleştirmesi, Hıristiyanlar üzerindeki baskının bir simgesi olarak gösterilmiş, Haçlı Seferi’ nin gerekçelerinden biri haline getirilmeye çalışılmıştır. Artuk Bey, göçebe geleneklerine ve eski Türk egemenlik anlayışına bağlı kalmış, bu yolla büyük bir Türkmen boyunu denetimi altında tutmuştur. Bağımsız kişiliği nedeniyle Melikşah gibi bir sultana bile karşı çıkabilmiş, bu özellikleri yüzünden devlet yönetiminde daha yüksek görevlere getirilmemiştir.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi