Arslan Han Kimdir, Hayatı, Batı Karahanlı hükümdarı

0
43

Alâüddevle Arslan Han Muhammed b. Süleyman (ö. 526-1132) Batı Karahanlı hükümdarı.

Babası Süleyman, Tamgaç Han İbra­him’in torunudur. Karahanlı Hükümdarı Kadir Han Cebrail, Sultan Melikşah’ın oğulları arasında çıkan karışıklıklardan faydalanarak Horasan’ı ele geçirmek is­teyince Melik Sencer tarafından esir alı­narak idam edildi. Sencer bu olaydan sonra Mâverâünnehir’i yeniden teşkilât­landırmaya başladı ve Muhammed b. Süleyman’ı Arslan Han unvanıyla Semerkant’ta Batı Karahanlı tahtına çıkardı. Arslan Han, Sencer’in tavsiyeleri­ne uyarak halka iyi davrandı ve kan dö­külmesine engel oldu. Bir müddet sonra da Karahanlı hanedanından Ömer Han tarafından Semerkant’tan uzaklaştırıl­dı. Ancak Sencer’in müdahalesiyle Ömer Han mağlûp edildi. 1103 yılında yine Karahanlı hanedanından Sagun Bey unvanıyla tanınan Hasan b. Ali onunla mücadeleye girişti. Arslan Han, Sencer’in yardımıyla onu da bozguna uğratarak bu tehlikeden kurtuldu. Sagun Bey da­ha sonra af dileyerek Arslan Han ile an­laştı ise de 1109’da tekrar asker toplayarak onun üzerine yürüdü. Arslan Han her zamanki gibi Sencer’den yar­dım istemek zorunda kaldı. Sencer bü­yük bir orduyla Sagun Bey üzerine yü­rüdü. Nahşeb’de yapılan savaşta Sagun Bey’i mağlûp eden Selçuklu ordusu çok sayıda esirle Horasan’a döndü.

Birkaç yıl sonra Arslan Han halkın ma­lına el uzattığı, onlara zulüm ve haksız­lık ettiği, ülkeyi harabeye çevirdiği ve emirlerini dinlemediği gerekçesiyle Sencer’e şikâyet edildi. Bunun üzerine Sen­cer Mâverâünnehir’e hareket etti. Bu­nu duyan Arslan Han korkuya kapıldı ve Sencer’in gözde emirlerinden Kamac’a haber gönderip aralarını düzeltmesini istedi. Sencer huzura gelip itaat arzetmesi şartıyla onu affedeceğini bildirdi. Arslan Han ise kendisine bağlı olduğu­nu, ancak yaptıklarından dolayı huzuru­na gelmekten korktuğunu bildirdi. So­nunda Sencer barışa razı oldu, Arslan Han da itaat arzetti.

Arslan Han 1130 yılından önceki bir tarihte felç geçirince yerine oğlu Nasr Han’ı nâib tayin etti. Nasr Han cesur ve yiğit bir hükümdardı. Fakat şehirde büyük nüfuz ve itibara sahip olan bir Alevî ile şehrin reisi iş birliği yaparak Nasr’ı öldürdüler. Arslan Han bunun üzerine Türkistan’da bulunan diğer oğlu Ahmed’i Semerkant’a çağırdı. Öte yandan oğlu­nun bunlarla başa çıkamayacağını dü­şünerek Sencer’den yardım istedi. An­cak Ahmed kendisini karşılamaya gelen Alevî’yi öldürttüğü gibi reisi de hapset­tirdi. Âsilerin cezalandırıldığını öğrenen Arslan Han. Sultan Sencer’e haber gön­derip durumu bildirdi ve geri dönmesi­ni istedi. Sencer buna çok kızdı ve bu­lunduğu yerde birkaç gün bekledi. Ava çıktığı bir sırada da gördüğü bir grup süvariyi yakalatıp sorguya çektirdi. Sü­variler, kendilerinin Arslan Han tarafın­dan Sencer’i öldürmek üzere görevlen­dirildiklerini itiraf ettiler. Bunun üzeri­ne Sencer Semerkant’a yürüyüp şehri muhasara etti. Arslan Han da bir kale­ye sığınmak zorunda kaldı. Sencer şehri zaptederek yağmalayınca Arslan Han af ve aman diledi. Hükümdar da onu affederek Belh’e gönderdi. Arslan Han bir müddet sonra bir rivayete göre orada, başka bir rivayete göre ise Merv’de öldü ve burada yaptırmış olduğu tür­beye defnedildi.

Dindar bir hükümdar olan Arslan Han ülkede huzur ve sükûnu sağladıktan son­ra 12.000 kişilik hassa ordusuyla gayri müslimlere karşı sık sık cihada çıkmış ve bundan dolayı “Gazi” unvanını almıştır. Medeniyet ve refahın gelişmesi için de büyük gayret sarfetmiş ve bazı köprüler yanında İskickes’te bir ribât, Şarğ’da ve Şehristan’da cuma camileri inşa et­tirmiştir. Şehristan’daki Cuma Camii Mo­ğol istilâsına, minaresi ise günümüze kadar ayakta kalabilmiştir. Onun zama­nında Batı Karahanlılar Selçuklular’a da­ha fazla bağımlı hale gelmişler ve sik­kelerde Sencer’in adına yer vermişler­dir. Sencer’in Arslan Han’dan “Nâib ve hudut memurumuz” diye bahsetmesi de bunu göstermektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi