Antonio Aliotta kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

26

Antonio Aliotta kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1881-1964) İtalyan filozof. Deneyselciliği yeni bir yorumla ele alarak, “insan etkinliğin­de ortaya çıkan karşıtlıkları bir uyum içinde uzlaştırmak” diye tanımla­mıştır. Palermo’da doğdu, Napoli’de öldü. Ortaöğreni­mini doğduğu ilde, yükseköğrenimini Padova Üniversitesinde bitirdi. Napoli ve Padova üniversitele­rinde felsefe okuttu. Çağdaş İtalyan felsefesinin önde gelen adlarından N. Abbagnano, öğrencilerindendir.

Aliotta, felsefeye çağdaş düşüncenin eleştirel bir çözümlemesini arayarak girdi. La Reazione Idealistica Contro La Scienza (“Bilime Karşı Düşünsel Tepki”) adlı yapıtında tanrısalcı bir eğilim ve monadcı bir tinselcilik savundu. Sonraları Croce ve Gentile’nin etkileriyle Yeni-Hegelcilik italya’da yayılmaya başla­yınca, Aliotta bu tinselci-idealist tutumun karşısına, bilim felsefesi, gerçekçilik ve pragmacılık akımlarını benimseyerek çıktı. 1917-1936 arasında olgunlaşan pragmacılık ve deneyselciliği James ve Mead’in görüş­lerine yaklaşmıştır.

Ona göre deneyim (experimentation) bütün bilgi türlerini temellendirmenin tek yoludur. Metafizik ve dini bilgiler de aynı yolla temellendirilir. Deneyim yalnız bilim araştırmalarının yöntemi değildir. Bu, laboratuvar ortamındaki araştırmaların yanı sıra, insan etkinliğinin her alandaki deneme-yanılma süreçleri­ni de kapsar. Deneyimin başarısı ilgili konudaki karşıtlıkların giderilmesi ve bir uyumun elde edilmesi­ne bağlıdır.

Tarih, karşıtlıklar içinden daha uyumlu yaşam biçimlerinin aranışını sergiler.

Deneyim tekil ve sürekli bir süreç değildir. Bu süreç ayrı ayrı odaklardan oluşan, birbirini sınırlandı­ran, birbiriyle iç içe geçmiş karşıtlıklardan kuruludur; deneyim bu karşıtlıklar içinde gelişen uyumu bulma çalışmasıdır.

Sağduyu bireysel sezgiler arasında uyuma olanak sağlar. Bilimle sağlanan bireşimler (sentezler) uyu­mun en ileri aşamalarıdır. Bu bireşimler sağduyuya karşın ortaya çıkan karşıt görüşler arasında bir uyum kurmaya yarar. Tek tek bilimleri uzlaştıran felsefi düşünce de, geri kalan karşıtlıkları ortadan kaldırarak birleştirici, toplayıcı bir işlev görür.

Bilimler arasında felsefe araştırmaları yoluyla sağlanan uzlaştırma, insan bilgisini daha yüksek bir aşamaya ulaştırır. Uzlaştırmanın tek ereği Leibniz’in anladığı türden monadlar ya da Tanrı’dır.

Aliotta’ya göre, bilginin oluşmasında, değişik bilgi aşamalarının ortaya çıkmasında, toplumsal yapı­nın etkisi önemlidir. Gerçeğin salt geçerliği söz konusu değildir; fizikte geçerli olan görecelik felsefe­de de geçerlidir.

Aliotta, daha sonraki yazılarında, ahlakla ilgili görüşlerini eylem sorunlarıyla bağlantılı kılarak geniş­letmiştir.

YAPITLAR:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 5. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983