Anthony Grafton – Kalpazanlar ve Eleştirmenler

Anthony
Grafton – Kalpazanlar ve Eleştirmenler

Batı
Tarihçiliğinde Yaratıcılık ve Sahtekârlık

Giriş

Sahte isimle ürün verme ya da kalpazanlık…

1

Kalpazanlık
ve Eleştiri: Genel Bir Bakış

Kalpazanın ve eleştirmenin en parlak dönemi
10 dördüncü yüzyılda başlamıştı.

Kentler ve tapmaklar yeni bir şevkle
destansı. Geçmişlerine dair kayıtlar icat etmeye yönelmişlerdi.

Ptolemaiosların İskenderiye kütüphanesinin
kadrosu, eski Yunan edebiyatının klasiklerini derleyen, karşılaştıran ve kendi
dizeleriyle taklit eden ozan-araştırmacılardan kumluydu.

Araştırm acı Varron, Plautus’un piyasadaki
130 oyunundan 109’unu kalp, 21 ’ini hakiki olarak değerlendirir, bir başka
derleme ise 25 adet hakiki oyun içerir.

İÖ. birinci yüzyılla İS. üçüncü yüzyıl
arasında ise özetle şu gelişmeler oldu: Araştırmacılar yığınla kalp eserle
karşı karşıya kaldılar.

Bazıları yalnızca para kazanmak uğruna
yazılmışken, bazıları da felsefi ya da dini doktrinlerle ilgili karmaşık
tartışmalara destek olmak ya da onları çürütmek için yazılmışlardı.

Latince kitabeleri derleyen büyük Corpus’daki
144.044 yazmadan 10.576 kadarı sahte ya da şaibeli idi. Bunların çoğu da
hayâlgücünü iyi çalıştıran Rönesans dönemi antikerlerine aitti.

Dini inanç ve amellere dair fetva
kalpazanlığı da, Siyon Önderlerinin Protokolleri’nin kurgulanmasında oldukça
dikkat çekici biçimde varlığını sürdürmüştür.

2

Kalpazanlar:
Türler ve Araçlar

Entelektüellerin hakiki bir metni, yazdığı
farzedilen yazara bağlı organik bir ürün olarak görmedikleri toplumlarda
kalpazanlık ve intihal ortaya çıkar.

Çoğu erken dönem kalpazanını olduğundan
masum görmenin tek açıklaması, geçmişin rahatsızlık veren bir vasfını örtbas
etmeye yönelik isteğimiz olabilir.

Kalpazanlık eninde sonunda bir tür suçtur.
Öyleyse, insani ya da edebi herhangi bir suçu ele alırken açıklanması gereken
şu üç etkeni inceleyelim: Saik, araçlar ve fırsatlar.

Kalpazanlıklar, çoğunlukla entelektüel ve
akademik projelerdi.

1530’da Erasmus’un hazırladığı Aziz
Cyprianus’un eserleri dördüncü baskısını yapmıştı. Bu baskıya son anda bir de
inceleme eklenmişti. De duplici Martyrio
(Şehitliğin iki Biçimi Üzerine) isimli bu eserin önsözünde şöyle deniyordu:
“Antik bir kütüphanede bulundu; keşke yazarın bunun kadar değerli başka
eserlerinin de araştırılıp bulunması mümkün olsa.”

De duplici martyrio Erasmus’un keşfettiği
değil kaleme aldığı bir metindir. (s. 51)

…kalpazanlık yapma isteği herkese
bulaşabilir: Cahil kadar âlim de, namussuz kadar namuslu kişiler de bu işi
yapabilir.

3

Eleştirmenler:
Gelenek ve İcat

4

Eleştiride
Kalpazanlık:

Dönüşümün
Tekniği, Tekniğin Dönüşümü

Sonsöz

Eleştirmen de, tıpkı kalpazan gibi,
zamandan ve mekândan kaçamaz. Kalpazan zihninde canlandırdığı geçmişe, kendi
kişisel değerleriyle, o döneme ait olduğunu sandığı üslupları ve ifade
biçimlerini yükler. İşte bu yüzden, kalpazanın eseri zamanla, kaçınılmaz
biçimde, yüklenmiş olduğu anlamı yitirerek güvenilirlikten uzaklaşır ve tasarlandığının
aksine, kendi zamanına ait bir belgeye dönüşür. Buna karşılık eleştirmen, sahtekârlıkları
kişisel nedenlerden dolayı ve geldiklerini iddia ettikleri dünyaya ait olduğu
söylenen dönemsel üsluplara da dayanarak, reddeder. Eleştirmenin bazı metin
reddiyeleri, bu yüzden, yeri geldiğinde kabul görmemiştir.

…edebi kalpazanlığın tarihi üzerine en iyi
kitap, W. Speyer’in Die literarische Fälschung im heidnischen und christlichen
Altertum’udur (Münih, 1971) ve aynı zamanda modem eleştiri ve kalpazanlık
konusunda da birçok bilgi verir.

Rönesans dönemi edebi kalpazanlığı ve buna
yakın türler C. Mitchell tarafından az bulunur bir açık görüşlülükle
araştırılmıştır, “Archaeology and Romance in Renaissance Italy”, Italian
Renaissance Studies, E. F. Jacob (der.), Londra, 1960.

Forgers
and Critics

Creativity
and Duplicity in Western Scholarship

Türkçeleştiren: Emre Yalçın

Dost Kitabevi

Mart 1998, Ankara