Anthony Giddens – Modernliğin Sonuçları

Anthony Giddens – Modernliğin Sonuçları

Modernliğin fırsat yönü en etkin biçimde toplumbilimin klasik kurucuları tarafından vurgulanmıştır.
Marx ve Durkheim modern çağı sorunlu bir dönem olarak gördüler. Modern çağın olumlu olanaklarının olumsuz yönleri örttüğünü öne sürdüler.
Weber ise modern dünyayı maddi ilerlemenin yalnızca bireysel yaratıcılığı ve özerkliği ezen bir bürokrasinin gelişmesi pahasına elde edildiği paradokssal bir ortam olarak görüyordu.
Faşizm, Yahudi soykırımı ve Stalinizm de modernliğin ürünü olarak görüldü.
Sosyolojinin kurucuları silah sanayiindeki modernleşmeyi tam anlamıyla görememiş ve modernliğin bu yönü karşısında kayıtsız kalmışlardır.
Kapitalizmin tanımına ilişkin; teknolojide ve insan faaliyetlerinin bürokratik biçimde örgütlenmesinde ifade edildiği biçimiyle rasyonelleşme, anahtar kavram konumundadır.
Birbirine tamamen ters iki filozof; Nietzsche ve Heidegger, modernliği tarihin bilginin rasyonel temellerinin tedrici biçimde temellük edilmesi olarak tanımlanabileceğini düşündüler.
Modernliğin üç ana kaynağı;
1) Zaman ve uzamnın ayrılması.
Sınırsız ölçekte uzam, zaman uzaklaşmasının bir koşuludur.
2) Yerinden çıkarma düzenekleri.
Toplumsal etkinliği yerelleşmiş bağlamlardan kaldırıp toplumsal ilişkileri geniş uzam-zaman uzaklıklarında yeniden düzenleme.
3) Bilginin düşünümsel temellükü.
Toplumsal yaşama ilişkin sistematik bilgi üretimi, toplumsal yaşam, geleneğin değişmezliklerinden uzaklaştırarak sistemin yeniden üretiminin bütünleyici bir parçası durumuna gelir.

Modernliğin kurumsal boyutları
– Gözetim
– Kapitalizm
– Endüstriyalizm
– Askeri dikta

Radikal modernizm
Bölünme ve dağılma duygusu yaratan girişimleri belirler.
Eşgüdümlü bir siyasal girişimi hem olanaklı hem zorunlu addeder.
Modernliğin yüksek etkili riskleri
– Totaliter gücün büyümesi
– Ekonomik büyüme düzeneklerinin çöküşü
– Nükleer çatışma -> Savaş
– Ekolojik çürüme -> Felaket