Andre Antoine kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

54

Andre Antoine kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1858-1943) Fransız tiyatro yönetmeni. Natura-list tiyatro anlayışını Avrupa’da yer­leştirmeye çalışmıştır. Limoges’de doğdu. 9 yaşında babasını yitirince ailesiyle birlikte Paris’e geldi. 1876’da Paris Konservatuvarı sınavlarına kabul edilmeyince, Havagazı İdaresi’nde memur oldu. Bu arada çeşitli tiyatrolarda figüranlık yapmaya başladı. Tiyatro alanında kendi kendisini yetiştiren Antoine, geleneksel Fransız ko­medyasını eski ve köhnemiş buluyor, yeni bir tiyatro anlayışı oluşturmayı düşünüyordu. Bu amaçla, 1887’de amatör bir topluluk olan Theâtre Libre’i kurdu. 1891’de, yeni bir binaya taşınan topluluğun yöneticiliğinden ayrıldı. Topluluktaki bazı sanatçılar­la birlikte turnelere çıktı. 1894’te İstanbul’a da geldi.

Antoine, 1897’de Menus-Plaisirs’deki eski tiyat­rosunun başına geçti ve bu tiyatroya Theâtre Antoine adını verdi. Natüralist (Doğalcı) Fransız yazarlarının yanı sıra, dünya tiyatrosunun Ibsen, Hauptmann, Strindberg gibi belli başlı yazarlarının oyunlarını da sergileyerek büyük yankılar uyandırdı. 1906’da Paris’ teki Odeon Tiyatrosu’nun başına getirildi. Gerçeğe uygunluk ilkesini tam anlamıyla uygulayabilmek için çoğunlukla büyük yapımlara girişti. Bu masraflı çalışmalar 1913’te Odeon Tiyatrosu’nun iflas etme­siyle sonuçlandı. 1914’te İstanbul Belediye Başkanı Cemil Paşa’nın (Topuzlu) çağrısıyla, bir konservatuvar kurmak üzere yeniden Türkiye’ye geldi. Tiyatro ve Musiki bölümlerinden oluşan Darülbedayi-i Osmani’yi (bugünkü Şehir Tiyatroları) kurdu ve yöneti­ciliğini üstlendi. Kısa sürede yetkin bir eğitim progra­mı hazırladı. Bölüm öğretmenleri ve edebi heyet belirlendi, sınavla okula yetenekli öğrenciler alındı. Tam eğitime geçileceği sırada I. Dünya Savaşı başladı ve Antoine Fransa’ya dönmek zorunda kaldı. Bundan sonra, Almanya’da Freie Bühne, ingiltere’de Independent Theâtre, Fransa’da Vieux-Colombier gibi tiyatroların kuruluş çalışmalarına katıldı. 1914’ten sonra ağırlıkla tiyatro eleştirileri yazdı. Film yönet­menliği de yaptı. Tiyatro yaşamı ve deneyimleri ile ilgili anılarını çeşitli kitaplarda topladı. 8 Ekim 1943’te Le Pouliguen’de öldü.

Doğalcı akım, Fransa’da Zola ile karşılığını buldu. 19. yüzyılın ikinci yarısında, yönetmen kavramı da tiyat­ronun bağımsız ve vazgeçilmez öğeleri arasına girmiş ­ti. Saxe-Meiningen Dükü ile kurumlaşan yönetmenlik anlayışı, Fransa’da Antoine ve Rusya’da Stanislavski’ nin bu alandaki teorik ve pratik çalışmalarına ışık tutmuştur. Antoine Theâtre-Libre’ı kurduğunda, II. George’un takım oyunculuğu ilkesini benimsedi. İlk bağımsız yeniliğini sahne düzenlemesi alanında geti­rerek, oyun kişilerinin jestlerini sahnenin yerleşimine uyarladı. Onun sahnelemeye getirdiği yeniliklerin en önemlisi “kesiksiz görüntü” ilkesidir. Buna göre, seyirci tiyatro salonunda olduğunu unutmak, sahne­deki görüntü ile bütünleşmeliydi. Oyunu tablolara ayırıp, gösteriyi kesintilerle sürdürmenin seyirciyle sahne arasında kurulması istenen dolaysız bağı azalta­cağı, büyüyü hafifleteceği düşüncesinden yola çıkı­yordu. Oyuncu seyircinin tepkileriyle ilgilenmemek, rolünü önceden tasarımlandığı biçimde gerçekleştir­meliydi. Bunun için sahnenin seyirciye dönük yüzü saydam bir duvar gibi düşünüldü ve buraya “dördün­cü duvar” denildi.

Paris Konservatuvarı’ndaki oyunculuk eğitimini yanlış ve yetersiz bulan Antoine, oyuncunun rolünü yaşaması gerektiğini, dokunaklı oyunculuğun, kalıp­laşmış komik jestlerin, seyirciye yüzü dönük oynama zorunluluğunun ortadan kalkması gerektiğini savun­du. Oyuncunun kendi kişiliğini rolünün gerisinde tutması, canlandırdığı kişiliğin ruhsal ve fiziksel yapısına uyarlaması gerektiğini söyledi. Oyunda ha­reketin önemini vurgulayarak, sözle karşılık verme­nin (replique) anlatımda en güçlü araç olduğu anlayı­şına karşı çıktı. Sahne dekoru, giysisi ve aksesuarı tıpatıp yaşamın izdüşümü olmalıydı. Bu konuya eşyanın bütün ayrıntılarıyla kendisi olması ilkesini getirdi. Zola, Hauptmann, Shakespeare, Tolstoy’un oyunlarına getirdiği yorumlarla tiyatro tarihinde önemli yer edindi. Doğalcı tiyatro anlayışının bütün Avrupa’da yaygınlaşmasına yol açan çalışmalarının yanı sıra, geleneksel tiyatronun kalıplarını tersyüz eden kuramsal katkılarının, başta Stanislavski, Muh­sin Ertuğrul, Otto Brahm, Jacques Copeau olmak üzere pek çok önemli tiyatro adamının yetişmesinde önemli payı olmuştur.

YAPITLAR (başlıca):

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 7. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983