Ali Ufkî kimdir? Hayatı ve eserleri

Ali Ufkî kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1610- 1675) Polonya asıllı Osmanlı musiki bilgini ve besteci. Çağına ve daha öncesine ait birçok musiki parçasının kaybolmamasını sağlayan bir nota kitabı oluşturmuştur. Kimi kaynaklara göre, Polonya’nın Lwov ken­tinde doğdu. İstanbul’da öldü. Doğum ve ölüm tarihlerinde kesinlik yoktur. Asıl adı Albert Bobowski’dir; Osmanlı saray çevresinde ve Avrupa’da Ali Bey olarak tanındı. Latince yazdığı kitaplarında adı Albertus Bobovius diye geçer. Kendi ifadesine göre, Kırım Türkleri tarafından kaçırılıp esir olarak İstan­bul’a gönderilmiştir. IV. Murad zamanında İstanbul’a geldiği sanılmaktadır. Müslüman olduktan sonra, on dokuz yıl Enderun’da bilim ve sanat çalışmalarını sürdürdü. Çeşitli Doğu ve Batı dillerini, dini ve dindışı Türk musikisini öğrendi. Santur çalmakta ustalık gösterdi. Beste çalışmaları ve Ufkî mahlasıyla şiir denemeleri yaptı. On dokuz yıllık sürenin sonun­da, Mısır’a gitti, oradaki yaşamına ilişkin bilgi yoktur.

İstanbul’a döndükten sonra Sultan İbrahim ve IV. Mehmed dönemlerinde sarayda saz sanatçılığı yaptı. IV. Mehmed zamanında devlet memuru oldu; sarayda ve savaş antlaşmalarında, 1673’e değin padişa­hın tercümanlığını yaptı. Görevli olarak birçok Batı ve Doğu ülkesine gönderildi.

Ali Ufkî çok yönlü bir fikir ve sanat adamıdır. Musiki bilgini, besteci, dilci, ansiklopedici, çevirmen, anı yazarı, seyahatnameci ve şair olarak çeşitli alanlar­da pek çok yapıt vermiştir. Kutsal Kitap’ı Türkçe’ye çevirmiştir. Batı Musikisi’ni öğrenmiş, minyatürle uğraşmıştır. Kaynaklarda, Latince, Yunanca, İngilizce, Fransızca, Almanca ve Lehçe de dahil olmak üzere on yedi dil bildiği belirtiliyor. Yapıtlarında, Osmanlı padişahlarının yaşayışı, Türk görenekleri ve devlet sistemi hakkında bilgi verir.

Mecmua-i Sâz ü Söz adlı nota kitabı en önemli yapıtıdır. Tek nüshası Londra’da British Museum’da bulunan bu yapıt 1948’e değin Türkiye’de bilinmiyor­du. Bir rastlantı sonucu tarihçi Çağatay Uluçay yapıtı bulup bir makaleyle tanıttı. Daha sonra yapıtın mikrofilmi alındı. 1976’da da tıpkıbasımı yapıldı.

Mecmua-i Sâz ü Söz öncelikle bir musiki antolo­jisidir; kitap çok sayıda musiki parçasının notalarıyla halk şiirlerinden meydana gelmiştir. Yazar, ayrıca, bu eserlerin bestecileri, şairleri ve dönemleri hakkında bilgi verir. Kendi bestelediği parçalarla şiirleri de bu kitaptadır. 22 fasılda toplanan musiki parçalarının yazımında sağdan sola doğru giden ve “fa” anahtarına göre yazılan bir Batı notası kullanılmıştır. Notaları verilen eserlerin çoğu 1948’e değin bilinmiyordu. 15.-17. yy’lara ait yüzlerce musiki ürünü bu kitabın bulunmasıyla unutulmaktan kurtulmuştur. Bu ba­kımdan, yapıt, Türk musikisi için büyük değer taşır.

Mecmua-i Sâz ü Söz üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Londra’dan getirilen mikrofilm üzerinde ilk incelemeyi Sadettin Arel yaptı; yapıtı Kantemiroğlu’nun Edvar’ıyla karşılaştırdı. Haydar Sanal, Ali Ufkî’nin mehter musikisi örneklerini yayımladı; Yıl­maz Öztuna, kitapta adları geçen bestecilerin biyog­rafilerini araştırdı; Gültekin Oransay, dini musiki örneklerini inceledi; Şükrü Elçin, yazarın yaşamı ve yapıtını değerlendirdi; halk edebiyatıyla uğraşanlar da kitapta şiirleri bulanan şairleri tanıtıcı yazılar yaz­dılar.

Beste:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 5. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983