Ali Pa­şa Camii ve Türbesi, Tarihi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Ali Pa­şa Camii ve Türbesi, Romanya’nın Dobruca bölgesinde Babadağı kasabasında bir cami ve türbe.

Bir vakfiyesi bulunmakla beraber ca­minin yapıldığı tarih ve banisi kesin ola­rak belli değildir. Ekrem Hakkı Ayverdi’ye göre. Vakıflar Arşivi’ndeki vakfiye Sultan III. Mehmed zamanında (1595-1603) düzenlenmiş ve sureti 1019 Rebîülevvelinde (1610) arşiv kaydına alın­mıştır. Yine Ayverdi’ye göre “Gazi” laka­bı ile tanınan Ali Paşa, dört defa Budin beylerbeyi olan serhad gazilerinden Kadızâde Ali Paşa’dır. Ancak bu Ali Paşa’nın Babadağı ile ne gibi bir ilgisi ol­duğu anlaşılmamaktadır. Romanya müf­tüsü Yâkub Mehmed Efendi’nin yazdığına göre ise cami 1522 tarihine aittir. Halbuki türbenin köşesinde Ali Paşa’nın ölüm tarihi olarak 1029 (1620) yılı bu­lunduğu gibi vakfiye kaydı da bunu des­teklemektedir. Stanescu, caminin güzel bir vakfiyesi olduğunu, ancak bunun 1938den sonra kaybolduğunu, sade­ce fotokopisinin kaldığını bildirir. Cami XVIII. yüzyıldaki Türk Rus savaşlarında tahribe uğramış, XIX. yüzyılda yanmış fakat daha sonra tekrar ihya edilmiştir. 1907-1910 yıllarında bir tamir daha gör­müştür. 1966’daki ziyaretimizde çok ba­kımsız ve oldukça harap halde iken son­raları tamir edilerek müze haline geti­rilmiştir.

Ali Paşa Camii kare bir plana göre taşlardan yapılmış olup üstü ahşap bir çatı ve kiremit örtülüdür. Girişte payelere oturan üç sivri kemerli bir son ce­maat yeri vardır. Sonradan yapıldığı anlaşılan minare kıble duvarının sağ köşe­sine bitişiktir. Esas cümle kapısından başka, camiye sonradan açıldıkları an­laşılan iki yan kapıdan da girilir. Cami içinde üç duvar boyunca U biçiminde ahşap bir mahfil bulunmaktadır. Ahşap kaplanmış olan tavanın ortasında bir şemse vardır. Bunun içini de bir dizi ay-yıldız süsler. Bu tavan, üslûbundan açık­ça anlaşıldığı gibi, XIX. yüzyıldaki yan­gından sonra yapılan tamire aittir. Ca­minin içinde ve dışında herhangi bir mi­mari süsleme yoktur.

Ali Paşa Türbesi ise muntazam kes­me taştan altı köşeli kubbeli bir yapı­dır. Köşeleri pahlı olarak yapılmıştır. Mebus George Lamandi tarafından yazdı­rılarak bir köşeye yapıştırılan Türkçe ve Romence bir kitabede Ali Paşa’nın ölüm tarihi verilmekte ve 1910’da yapılmış bir tamir anılmaktadır. Türbenin içinde sa­dece tahta bir sanduka bulunur. 1966’da­ki ziyaretimizde hazîrede 1232 (1816-17), 1266 (1849-50) ve 1283 (1866-67) tarih­li mezar taşlan görülmüştür. Caminin önünde avlu etrafında evvelce bir med­rese bulunduğu ve 1880-1901 yıllarında İslâm Semineri (müslüman çocukları­nın İslâmî eğitim gördükleri bir nevi med­rese) olarak bir süre kullanılan bu yapı­nın son izlerinin 1964-1965’te kaldırıldığı bilinmektedir. Son cemaat yerine bitişik olarak içine merdivenle inilen bir de pı­nar vardır ki Evliya Çelebi buradan “Yirmi ayak merdivenle inilen abdest muslukla­rı” olarak bahseder. Ali Paşa evkafından olan hamamdan da hiçbir iz kalmamış, son kalıntıları 1955’te yok edilmiştir.

Ali Paşa Camii bugün Romanya sınırla­rı içinde bulunan en büyük Osmanlı dev­ri eseri olarak özel bir değere sahiptir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi