Ali Nutki Dede Kimdir, Hayatı, Eserleri

23

Ali Nutki Dede, (1762-1804) Mevlcvî şeyhi, şair ve bestekâr.

5 Muharrem 1176’da İstanbul’da Yenikapı Mevlevîhanesi ci­varında bir evde doğdu. Babası, adı ge­çen mevlevîrıanenin şeyhlerinden Kütah­yalı Seyyid Ebûbekir Dede, annesi ise Galata Mevlevîhanesi şeyhlerinden Kut-bünnâyî Osman Dede’nin kızı Saîde Hanım’dır. Doğumundan bir müddet son­ra, amcası Ömer Dede’nin oğlu semâ-zenbaşı Sahfh Ahmed Dede’nin (ö 1813) himayesine verildi. Daha on dört yaşla­rında iken bilhassa dinî bilgilerde yetiş­miş bir kişi olarak kendini göstermeye başladı. Babasının 3 Receb 1189’da vefatı üzerine Yenikapı Mevlevi’hanesi’ne şeyh atanarak ken­disine Çelebi Ebûbekir Efendi tarafın­dan destar giydirildi. Otuz sene şeyhlik makamında bulunduktan sonra Cemâziyelevvel 1219’da der­gâhtaki odasında vefat etti ve aynı der­gâhın hazîresine defnedildi. Defteri Dervi’şân’da Afffe adında bir kızının oldu­ğu kaydedilmektedir.

Derin ilmi, mütevazi kişiliği ile herke­sin hürmetini kazanarak devrinin belli başlı şeyhleri arasında yer alan Ali Nutkî Dede ayrıca edebiyat ve mûsiki ile de meşgul olmuştur. Çeşitli kaynaklarda, önceleri babasının verdiği Memiş. da­ha sonra da Nutkî mahlasını kullanarak yazdığı manzumelere rastlanmaktadır. Şeyhliği sırasında dergâha intisap eden, mukabele’ye giren ve çilelerini doldu­ran dervişler ile Yenikapı Mevlevîhanesi hakkında çeşitli bilgilerin yer aldığı Def­ter-i Dervîşân adıyla bilinen bir esere başlamıştı. Ancak vefatı üzerine yarım kalan bu eser, kardeşi Şeyh Abdülbâki Nasır Dede tarafından tamamlanmıştır. Ali Nutkî Dede’nin edebiyat ve mûsiki alanında ün yapmış birçok kişinin yetiş­mesinde de büyük emeği geçmiştir. Bun­lar arasında, Konya’da başladığı çilesini İstanbul’da Ali Nutkî Dede’nin yanında tamamlayan Şeyh Galib ile haftanın be­lirli günleri bu dergâha devam eden Hamrnâmîzâde İsmail Dede, bilhassa zik­redilmelidir. Ali Nutkî Dede’nin bestelediği ve ölümünden bir ay kadar önce dergâhta okunan “Şevkutarab Mevlevî Ayini’ni, talebesi olmasına rağmen İsmail Dede’ye ithaf etmesi, aralarında­ki samimiyetin bir neticesidir. Ali Nutki Dede’den zamanımıza ulaşan tek eser olan bu Mevlevi âyininin Türkiye’de ay­rı zamanlarda yapılan iki nota neşrinde İsmail Dede’nin eserleri arasında göste­rilmesinin sebebi anlaşılamamıştır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi