Tarih

Ali er-Rıza Kimdir, Hayatı, Oniki İmamın Sekizincisi

Ali er-Rıza. Tam adı Ali el-Rıza b. Musa b. Cafer -Yaklaşık olarak- 1 Ocak 765 Medine’de doğdu, 26 Mayıs 818 Tus’ta öldü. Şi’î inancındaki Oniki İmam’ın sekizincisidr. Abbasî halifesi el-Me’mun Merv’de iken, Ali Rıza’yi çağırmak üzere, iki haberci göndermiş (816), kendisini hilâfete veliaht tayin ederek, ona Rizâ min el Muhammed namını vermiştir. Halife askerlerine siyah elbise yerine yeşil libaslar giymelerini emretmiş ve sancakların da rengini değiştirmiştir.  Abbasî ailesi efradını hariç bırakarak, Ali Rızâ’yi seçmesine (24 mart 817) sebep, bu za­tın takvası ve ilmi idi. Bu tayin bir çok ayaklanmalara, başlıca İbrahim b.el-Mehdi’yi halife ilân eden Bağdad halkının ayaklanmasına sebep oldu. Asi, kardeşi katledilmiş olduğu zamandan beri halk arasında hüküm süren ve vezir Fail b. Sahi’in gizli tuttuğu kargaşalıkları halifeye ha­ber verdi. Fail b. Sahi Sarahs’ta, belki de ha­lifenin gizli tahriki ile, katledilmiş olduğundan, el-Me’mun Merv’i terketti ve babası Harun el-Reşid’in kabri yanında bir müddet ikamet için Tus’a geldi. İşte o vakit Ali bu şehirde (Nükân mahallesinde) 818 yılı Eylül başlangıcı, fazla üzüm yemiş oldu­ğundan, birdenbire öldü ; taraftarları ise, Ali Rizâ’nın zehirlenmiş olduğunu iddia ederek, Alî b. Hişâm tarafından verilmiş olan bir narı yemesi üzerine, üç gün süren bir hastalıktan sonra vefat ettiğini söylerler. Doğum yılı olarak kabul edilecek tarihe göre, vefatında 44 veya 49 yaşında idi. Onun ölümüne halife çok ağlamış, cenazesinde bulunmuş ve namazını kıldırmıştır. Harun el-Reşid ‘in kab­ri civarına defnedilmiş ve türbesi (Meşhed), Tus şehri yerine mevcut olan, İran Horasanı’nın bugünkü merkezinin adı olmuştur (bk. Hamd Allah Mustavfi, Nuzhat al-kulüb ve Macdi, Zinat al-macâlis; Barbier de Meynard, Dictionn. de la Perse, s. 396, not i; İbn Batüta,in, 78).

Şi’î inancında. — Kendisine bir çok kera­metler atfolunur: dua ile yağmur yağdırmış ve yağmuru hâsıl eden bulutlardan her birinin hangi eyalete tahsis edilmiş olduğunu bildir­miştir ; bir odun parçası sürterek, kayadan altın bir sikke çıkarmıştır; Abdullah b. Mugira’nin Mekke ‘de kılmış olduğu bir namazı kendisine haber vermiştir; insanların gönlünden geçen şeyi bilmiş ve bunu bir çok vesileler ile ispat etmiştir; insanların öleceği zamanı önce­den bilmiştir. Kış ortasında bir bahçeyi yeşertmiş Ve orada üzüm bitirmiştir. Kendisine yapılacak niyazların sabahleyin saat üçte (ezanî saat) yapılması âdet olmuştu; karada ve denizde iyî seyahat yapmak ve gurbet ezalarından kur­tulmak için, onun himmeti dilenir (Cennâl al-hulâd, levha AV).

İlgili Makaleler