Alfred de Musset Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Hakkında Bilgi

28

MUSSET, Alfred de (1810-1857)

Fransız şair ve oyun yazarı. Romantik dönem Fransız edebiyatının tem-silcilerindendir.

Louis Charles Alfred de Musset 11 Aralık 1810’da Paris’te doğdu, 2 Mayıs 1857’de aynı kentte öldü. Edebiyatla yakın ilişkisi olan bir aileden geliyordu. Daha on yedi yaşındayken Hugo, Vigny, Sainte-Beuve, Merimee ve Charles Nodier (1780-1844) gibi romantik yazarlarla tanıştı ve onların etkisine girdi. 1830’da, ilk yapıtı Contes d’Espagne et d’Italie’yi (“İspanya ve İtalya Öyküleri”) yayımladığında yirmi yaşındaydı. Aynı yıl Le Temps ve La Revue de Paris’de, 1833’ten başlayarak da La Revue des Denx Mondes adlı dergide şiir ve yazılarını yayımlamaya başladı. Bir yandan da dağınık ve hızlı bir yaşam sürmekteydi. 1833’te yazar George Sand ile tanıştı. Fırtınalı beraberlikleri, kısa sürmekle birlikte Musset’yi oldukça etkiledi, o dönem şiir ve oyunlarına önemli ölçüde yansıdığı gibi 1836’da yayımladığı La confession d’un enfant du siecle (Bir Zamane Çocuğunun İtirafları) adlı otobiyografik romanına da konu oldu. 1830’lar boyunca çok sayıda şiir ve oyun yazan Musset, 1840’tan başlayarak, sağlığının giderek bozulmasının da etkisiyle, bunalımlı bir döneme girdi. Ancak değişik türlerdeki yapıtlarını yayımlamayı sürdürdü. Ölümünden beş yıl önce, 1852’de Academie Française’e üye seçildi.

Musset başyapıtlarını yirmi yaşından otuz yaşma kadar vermiştir. İlk yapıtı Contes d’Espagne et d’Italie’deki şiirleri, Hugo’nun Les orientales’inin (“Doğulular”) etkisini taşır. Lirik şiir, ağıt, yergi gibi çeşitli türlerde yazmış, yoğun ve karmaşık duygulan tutkulu bir biçimde dile getirmiştir. Dört şiirden oluşan Nuits (“Geceler”), George Sand ile olan ilişkisinin sona ermesiyle sürüklendiği ruhsal durumu yansıtır. Yoğun acılardan haz ve mutluluğa, yalnızlıktan yaşam ve aşkla yeniden barışmaya doğru dalgalanan ruhsal değişimleri dile getiren bu şiirlerinde, lirik duyarlığının doruğuna ulaşmıştır.

Musset, genellikle Romantizm içinde değerlendirilmekle birlikte, kendisine, kuşağına ve Romantizm’e ölçülü bir tutumla bakabilen bir şairdir. Bazı şiirinde, Byron’ı andıran, hüzünle alay karışımı bir tutumu benimsemiş, Lettres de Duptıis et Cotonet’de (“Dupuis ve Cotonet’nin Mektupları”), günün moda edebiyat akımlarını taşlarken Romantizm’in aşırılıklarını alaya almaktan kaçınmamıştır.