Alessio Bombaci Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

0
48

Alessio Bombaci, (1914-1979) İtalyan şarkiyatçısı ve Türkologu.    

Castroreale’de (Messina) doğdu; ilk ve orta öğrenimini nerede yaptığı bilinme­mektedir. Yüksek öğrenimini Napoli Üniversitesi’nde hukuk alanında yaptı. Burada bulunduğu sıralarda Luigi Bonelli ile tanıştı ve onun tarafından verilen Türkçe derslerine devam ederek bir dip­loma daha aldı. 1935 yılında, henüz yir­mi bir yaşında iken, Bonelli’nin emekli­ye ayrılması üzerine Türk dili ve edebi­yatı derslerini üstlendi; böylece bir öğ­retim görevlisi olarak Istituto Universitario Orientale’de ilim âlemine girmiş oldu. 1946-1955 yılları arasında aynı üniversitenin Farsça, 1956-1976 yılları ara­sında da Yakın ve Ortadoğu tarih ve me­deniyetleri derslerini okuttu. Ayrıca Roma Üniversitesi’nde de kısa bir süre Türk­çe dersleri verdi. 1954’te profesör oldu. 1961 ve 1967 yılları arasında iki dönem Napoli Üniversitesi’ne rektör se­çildi. 20 Ocak 1979’da Roma’da öldü.

İlmî çalışmalarını yakından takip eden Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu tarafından şeref üyeliğine ve muhabir üyeliğe kabul ediien Bombaci, Osmanlı ve Osmanlı Öncesi Araştırmaları Millet­lerarası Komitesi’nin ku­ruluşunda faal rol oynadı. Bu kuruluşun ilk ilmî toplantısının Napoli’de yapılma­sını ve verilen bildirilerin kısa sürede ya­yımlanmasını sağladı. Öte yandan Türk Sanatları Kongresi’ne ilgi gösteren Bom­baci Ankara’daki ilk toplantıya katıldı (1959); ikincisinin Venedik’te yapılması­na ön ayak oldu ve bunun bildirilerini Napoli Üniversitesi neşriyatı arasında yayımlattı.

Eserleri

Çok faal ve verimli bir âlim olan Bombaci Arapça, Farsça ve Türk­çe’yi çok İyi biliyordu ve değişik alanlar­da başarıyla kalem oynatabilecek bir ye­teneğe sahipti; kitap ve makalelerinin hem hayatında hem de ölümünden son­ra büyük bir ilgi görmesi bundandır. Baş­lıca eserleri şöylece sıralanabilir:

Regolo del parlar turco, İlk önemli ça­lışmasıdır. Bombaci, Filippo Argenti adlı Floransa Devleti elçilik kâtibi tarafından kaleme alınan bu eseri ilmî bir şekilde neşretmiştir. XVI. yüzyıl Türkçesi için önemli bilgiler taşıyan bu eserden baş­ka Pietro Ferraguto’nun basılmamış olan Türk dili grameri üzerinde de durmuş­tur. Fuzuli, Leyla and Mejnun. Büyük Türk sairi Fuzûlî üzerinde yapılan çeşitli incelemelerin en tanınmı­şıdır. Eserde 112 sayfalık bir giriş kısmı bulunmaktadır. Storia della letteratura îurco dall’Antico imperio di Mongolia alla Nuova Turchia. Bü­yük şöhret kazandığı en önemli eseridir. 1969 yılındaki İkinci yayımı La Lettera­tura turco con un proülo della lettera­tura mongola adıyla yapılmıştır. Fran­sızca’ya tercümesi ise Histoire de la litterature turque başlığı ile
1. Melikoff tarafından gerçekleştirilmiştir. Müellif bu eserinde en eski çağlardan başlayarak 1940’a kadarki Türk ede­biyatını işlemiş, araya metinler de ser­piştirerek okuyucuların dikkatini yoğun­laştırmayı bilmiştir. Eserin iki cilt ola­rak hazırlattığı İngilizce tercümesi ne­dense yayımlanamamiştır.

Bombaci’nin bunların dışında dil ve edebiyatla ilgili çeşitli makale ve araş­tırmaları vardır. Edebiyat kavramlarını Philologica Turcicae Fundamenta’mn I. cildinde etraflıca ele alarak incelemiş­tir. Hamamnâmeler üzerinde de du­ran Bombaci’nin Türk halk edebiyatıyla ilgili çalışmaları ise orta oyunu ve dramatik gösterilere kadar uzanır. Ayrıca bazı önemli kitaplar hakkında tanıtma yazı­ları yazan Bombaci, Ettore Rossi tarafın­dan neşredilen Dede Korkut Kitabına. geniş bir tanıtma yazısı kaleme almış ve onun yarım bıraktığı “taziye metinle-ri’nin katalogunu tamamlamıştır. Böy­lece Türk kültüründe olduğu kadar Or­tadoğu araştırmalarında da özel bir ye­re sahip olan bu malzemeyi iüm âlemine sunmuştur. En eski dönemlerden baş­layarak Türk unvanları, kitabeleri, Gazne şehrinde bulunan Türk sanat eser­leri üzerinde de yazı­lar yazmıştır. Klasik dönem bilgileri yanında Türk kültürünün Atatürk dönemin­de geçirdiği büyük değişimi de Suat Sinanoğlu’nun L’Humanisme â venir ad­lı kitabını tanıtırken işlemiş ve burada kullandığı “Türk hümanizmi” tabiri Sinanoğlu tarafından beğenilince eserin Türkçe baskısına bu ad verilmiştir.

Bombaci’nin tarih alanındaki en büyük eseri Sioria deli’ Impero Ottomano’dur. Ölümünden sonra Torino’da yayım­lanan eserin eksik kalan bölümünü S. Shaw yazmıştır. Bu eserinde Türkler’in en eski çağlarından başlayarak İstan­bul’un fethine kadarki tarihini incele­miştir. Bombaci büyük saygı duyduğu hocası Bonelli’nin yolunda yürüyüp onun gibi tarih araştırmalarına da eğilmiş ve eski Venedik Devleti arşivindeki Türk ve­sikaları üzerinde durmuştur. II. Dünya Savası arefesinde bu arşivde çalışan Bombaci başlıca serilerdeki Türk vesikalarının özetlerini hazırlamış ve bu ko­nuyla ilgili olarak “La Collezione di documenti turchi deli’ Archivio di Stato di Venezia” adlı makalesini ka­leme almıştı. Bu tarihten çok sonra tuğ­ralar üzerine yayımladığı makalesi belirli özellikleri açık­lamakla beraber belgelerin önemini yan­sıtmaktan uzak kalmıştır. Fâtih Sultan Mehmed’in Otranto Seferi sırasında Türk-ler’e kimin veya hangi devletin yardım ettiği meselesi üzerinde de durmuştur. Türk ve Venedik vesikalarına göre yap­tığı karşılaştırmalarla ve ayrıca 1446. 1540 tarihli Türk-Venedik antlaşmala­rı üzerine yapılmış olan çalışmalar için yazdığı küçük eklerle bazı ayrıntılara te­mas etmiştir. Venedik arşivindeki Türk vesikaları arasında Venedikli mütercim Michele MembrĞ ile Osmanlı divanında-ki mütercim İbrahim arasında 1567 ta­rihinde Latin harfleriyle Türkçe yazışma yapıldığını gösteren bir belge bulmuş ve dilciler için büyük önem taşıyan bu bel­geyi neşretmiştir. Ayrıca başka bir makalede de Arap alfabesi dışındaki alfabelerle yazıl­mış Türk metinleri üzerinde durmuştur. Bombaci’nin tarih alanında­ki diğer büyük çalışması da Önemli bir kaynak olan Liber Graecus’u (Yunan ki­tabı) tanitmasıdır. Fâtih Sultan Mehmed ile II. Bayezid dönemlerine ait Grekçe ya­zılmış belgeleri ihtiva eden ve “Venedik Kütüğü” diye de adlandırılan bu dosya ancak çok cepheli bir âlim tarafından iş­lenebilirdi. Bombaci bu çalışmasının ge­niş bir özetini “II Liber Graecus, un cartolario veneziano comprendente inedi-ti documenti ottomani in greco, 1481 -1504” adil makalesinde vermiş, bu makalenin ar­kasından “Nuovi firmani greci di Maometto II” adlı çalışmasıyla II. Mehmed dönemine ait bazı vesikaları yayımlayıp İtalyanca özetlerini vererek konuyu tamamlamıştır. Bombaci daha önce de Floransa arşivinde bulunan Türk vesikaları ile ilgilenmiş i”Diplomi turchi del’Archîvio di Stato di Firenze”, Riuista degli Studi Orientali, XVIII [1939], s. 199-217) ve ayrıca Cerbe Deniz Savaşı’na dair kaynaklan geniş ölçüde tanıtmıştı.

Bombaci Türk edebiyatı tarihinden sonra Türk siyasî tarihini de başarıyla inceleyen bir âlim olarak bilinmektedir. Arap edebiyatı ve kültürü üzerinde çok az durmuş, Türkçe’den başka genellikle Farsça’ya eğilmiştir. Bu alanda yazdık­larının çoğu ise Câmî, Keykâvus b. İsken­der, Nizâmülmülk ve Ce!âleddîn-i Rûmî gibi Türk dünyasını da ilgilendiren kimse­lerin eserleri hakkındadır. Ölümünden sonra hâtırasına Studis turcologica memoriae Alexii Bombaci dicata adlı bir kitap yayımlan­mıştır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi