Alessandro Algardi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

0
42

Alessandro Algardi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1595-1654) İtalyan heykeltıraş. Döneminin ünlü Barok heykeltıraşı Bernini’ye karşı Bologna’daki Carracci Akademisi’nin klasizmini temsil etmiştir. Bologna’da doğdu, Roma’da öldü. Bologna’da 1586’da kurduğu akademide Domenichino, Reni ve Quercino gibi ressamlar yetiştirmiş olan Ludovico Carracci’nin öğrencisidir. 1628’de Roma’ya gitti. Burada yine Carracci’nin bir öğrencisi olan Domenic­hino ile dostluk kurdu. Sanatının ilk yıllarında restorasyon işlerinde çalıştı ve Quirinale’de S. Silvestro için alçı heykeller yaptı. 1640’ta St. Lucas Akade­misi yöneticiliğine seçildi. 1645’ten sonra Papa X. Innoccntius ve ailesinin hizmetine girdi, X. Innocentius dönemi (d. 1644-1655) Bernini’nin gözden düştüğü ve Algardi’nin en başarılı olduğu yıllardır. 17. yy’ın başında Barok’a geçiş, önce resim sanatında, Bologna’da yetişmiş ama genellikle Roma’da çalışan kimi Bologna kökenli ressamların aracılığı ile gerçekleşti. Ludovico Carracci ile kuzenleri Agostino ve Annibale Carracci, Toskana Manyerizmi’ni, Yüksek Rönesans’ın klasik resim ustaları Michelangelo, Raffaello ve Corregio’dan yola çıkarak gerçekleş­tirdikleri metodik bir sentez yararına terkettiler. Bologna Okulu’nun bu eklektizmi gittikçe daha fazla Barok’a özgü hâkim biçimlere bağlanır. Algardi’nin yetiştiği Carracci Akademisi’nde (Incamminati Aka­demisi) geleceğin sanatçılarına Michelangelo’nun gü­cü, Titian’ın doğallığı, Corregio’nun saflığı, Raffaello’nun armonisi (uyumu), Primaticcio’nun buluşları ve Primigianino’nun zarafeti öğütleniyordu. Bu kaynakları seçmekle, Vasari ve Zuccaro’nun stilindeki başıboşluk ve ölçüsüzlüğe hesapçı bir sağduyuyla tepki gösteriyorlardı. Bu, mütevazi ve denetimli, daha eğitici ve edebi bir sanattı.

Bernini’nin ateşli deseni, gerilimi, malzeme ve renklerinin etkisine karşın Algardi, Guido Reni ve Quercino’nun Bologna resim idealine uygun daha ölçülü ve yalın bir tarzı vardır.

Algardi’nin Roma’daki ilk yapıtları olan Sta. Maria del Popolo Kilisesi’ndeki Kardinal Millini’nin Mezarı (1629) ve S. Marcello Kilisesi’ndeki Frangipane’nin portre-büstleri onun antik portre tiplerine olan belirgin bağımlılığını gösterir. Sta. Maria in Vallicella Kilisesi’nde bulunan Aziz Philip Neri Büstü (1622) azizin hayali bir portresidir. Bu portre Algardi’nin hiç görmediği insanların portrelerini yapmaktaki beceri­sini kanıtlar. Şimdi Berlin’de bulunan Cardinal Zacchra (1626) ve Londra’da Victoria ve A’bert Müzesi’ndeki Bracciolini de model karşısında ‘çalıştığında ne denli güçlü yapıtlar verebileceğini gösterir.

Algardi’nin sanat yaşamının en başarılı dönemi 1645-1655 arası oldu. Bu sırada ünlü barok heykeltıraş Bernini gözden düşünce Algardi ölçülü üslubu ile ilgi çekti. Algardi’nin sanatında Bernini’ye borçlu olduğu pek çok şey vardır. Birçok yapıtı Bernini’ninkilerle karıştırılır. Yapıtları arasındaki bu benzerlik, Algardi’nin Bernini’nin ürünlerinden etkilenerek bunlardan pek çok şey aktarmasından ileri gelir.

Algardi’nin 1645’te başladığı X. lnnocentıus Hey­keli, Palazzo dei Conservatori’de Bernini’nin VIII. Urban Heykeli ile bir arada bulunmaktadır. Bu iki yapıt aynı elden çıkmışçasına benzeşir. S. Pietro’daki XI. Leo’nun Anıt Mezarı (1634-1652) ise Bernini’nin VIII. Urban’ın çok renkli mezar anıtının beyaz mermerden bir uyarlaması gibidir. En önemli rölyefi S. Pietro’daki Attila Rölyefi’dir (1646-1653) ve teknik açıdan bir hüner gösterisidir.

Algardi’nin yapıtları yalın ve ağırbaşlı bir görünümdedir. Portrelerinin karakterizasyonları içe dö­nüktür. Bernini’ninkiler ise aşırı dışa dönük karakterli portrelerdir. Klasik anlayışı temsil etmesine karşın kendi de barok bir – heykeltıraş olan Algardi sert kıvrımlara ve fırtınalı devinimlere de düşkündür; ancak bunlarda Bernini kadar aşırıya kaçmaz. Papa’nın yengesi Donna Olimpia Maidalchini’nin Mermer Büstü’nde bu özelliklerin bir araya, geldiği görülür. Algardi’nin antik gelenekten kaynaklanarak başın üzerindeki eşarbı şişkince biçimlemiş olması bu gu­rurlu kadının başına bir görkem verir, kıvraklığı ile barok üsluba uygunluk sağlar.

YAPITLAR:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 5. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983