Aleksandr II kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

Aleksandr II kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1818 – 1881) Rus çarı. Rusya’da serfliği kaldırmıştır. 29 Nisan 1818’de Moskova’da doğdu. 13 Mart 1881’de Petrograd’da (Leningrad) öldürüldü. I. Ni-kola’nın büyük oğludur. Sarayın gözde şairi ve Avrupa’daki liberal düşüncelerle, monarşist eğilimleri kişiliğinde toplayan ünlü şair Jukovski tarafından yetiştirildi. Aleksandr, Batı dillerine, Batı liberalizmi­ne yabancı değildi; ama bütün Romanovlar gibi dinci, tutucu ve şoven eğitimden de geçmiştir. Bu çelişkili eğilimler onun yönetimine de yansımıştır.

1841 Nisanı’nda Hessen Büyük Dükü II. Ludwig’ in kızı Marie ile evlendi. Bu evlilikten altı oğlu ve iki kızı oldu. Veliahtlığı sırasında İngiltere’ye ve ,öbür Avrupa ülkelerine uzunca geziler yaptı. 2 Mart 1855’te Kırım Savaşı’nın yenilgiyle sonuçlandığı bir ortamda tahta çıktı. Ülkenin içinde bulunduğu durum, her alanda yeni düzenlemeler gerektiriyordu. II. Alek­sandr, bu reformları köktenci bir tutumla değil, ödüncü bir politikayla gerçekleştirme yoluna gitti. I. Nikola’nın ordu için yaptığı harcama ve yoğun örgütlemenin yararsızlığı anlaşılmıştı. II. Aleksandr, ilk elde, toprak köleliğinin kaldırılması, anayasal özgürlüklerin getirilmesi gibi sorunlardan çok sanayii ve ticareti geliştirecek yasal reformları yeğlemek eğilimindeydi. Şirketleşmenin hızlanmasıyla birlikte, askeri ve ticari amaçlı demiryolu yapımına da hız verildi.

Kapitalizmin gelişmesi için çözülmesi gereken tehlikeli bir sorun serfliğin kaldırılmasıydı. Toprak serfliği, Rusya tarihinde 16. yy’dan beri köklü biçim­de yerleşmişti ve bu konudaki reform girişimleri toprak sahiplerinin hırçın muhalefetine neden oluyor­du. Serfliği kaldırmak için önce, Baltık eyaletlerinde kurulan Köylülerin Durumunu Islah Komiteleri ile işe girişildi. Avrupa Rusyası’nın her yerinde yürürlü­ğe konan bu denemeyle sözde, aristokrasi ve köylülük arasında bir uzlaşma sağlanacaktı. Gerekli tarım reformları yapılmadığından serflikten kurtulan köy­lüler aç ve topraksız kaldılar; kentlere göç başladı. Köylüler ağır vergiler ödemek zorunda kaldı. Avrupa Rusyası’nda serflik kaldırılmış, eski tarım düzeni değişmeye yüz tutmuşken, Kafkasya ve Asya eyalet­lerine cl sürülmemişti. Bununla birlikte serfliği’ kaldıran yasa, 3 Mart 186l’de kesinleşip yayınlandı. II. Aleksandr, ordu ve donanmada da yeni düzenlemelere gitti. Asker toplamak için kura usulü kaldırılmamakla birlikte, askerlik hizmeti beş yıla indirildi. Bu önemli bir adımdı, fakat sanayi ve tarımın yavaş gelişmesinden dolayı işsizlik sorunu ağırlaştı.

Adalet örgütünde de değişiklikler yapıldı. Yeni bir ceza yasası ve yargılama usulü getirildi. Bu reformlar merkeziyetçi bir sisteme, yanı Fransız modeline göre yürütülmüştü. II. Aleksandr’ın yerel yönetimler konusunda tasarladığı reformlar ise ger­çekleşmedi. Demokratik geleneğin bulunmadığı ülke­de belediye ve ilçelerdeki kurullar, toprak sahipleri­nin, fakat daha çok taşradaki yöneticilerin etkisi altında kaldı. Ayrıca parlamenter yaşamın olmadığı Rusya’da yerel kurullar, radikaller, tutucular ve liberaller arasındaki sonuçsuz tartışmalar yüzünden iş göremez hale girdiler. II. Aleksandr’ın bu ılımlı reformcu politikası, tutuculardan daha çok aydınlar arasında tedirginlik yarattı. Nitekim, Narodnik hareketi üniversite öğren­cileri ve aydınlar arasında yayılırken, Manrizm de Rusya’ya bu dönemde girdi. Öte yandan nihilizm ve anarşizmin örgütlenmesiyle siyasal suikastlar arttı; yüksek rütbeli görevlilere ve hatta çara yöneldi.

Çarlık bürokrasisi ve polisinin ilkel baskıcı yönetimi, baskı altındaki halklar arasında millivetçi hareketleri şiddetlendirdi. 1863’te çıkan Polonya ayaklanması bunun en belirgin örneğidir. Olaylar, Genel Vali M. I. Muravyev’in sert baskı tedbirleri ile önlenebildi. II. Aleksandr, Varşova sokaklarını dol­duran muhaliflerin üzerine ateş açılmasına ses çıkar­madı. II. Aleksandr, dış ilişkilerde yayılmacı bir politika izledi. Bu politikanın, Balkan Slavları’nın kurtarılması gibi bir açıklaması olsa da, Asya’daki yayılma vc Uzakdoğu’ya yerleşmesi, II. Aleksandr’ın yayılmacı politikasının göstergesidir.

Önce, Dışişleri Bakanı Gorçakov, 1870 – 1871 Alman – Fransız savaşı sonrası imzalanan Paris Ant­laşması hükümlerine bağlı olmadıklarını açıkladı. Rusya 15 yıl boyunca Orta Asya ve Uzakdoğu’daki yayılmasını sürdürdü. Bundan sonra yeniden “Doğu Sorunu”na yani Osmanlı Devleti’ne yöneldi. Balkanlar’daki Osmanlı egemenliği sonuna yaklaşmıştı ve Rusya bunu çabuklaştırıp pay almak niyetindeydi. 1875’teki Bosna-Hersek ayaklanması ve Bulgaristan olayları Balkanlar’a el atmak için fırsat yarattı. 2. Aleksandr, 10 Kasım 1876’da Moskova’daki ünlü nutkunda, “Avrupa, ezilen Balkan Slavları’nın hakkını savunmadığı için, Çar olarak Slav kardeşleri­nin yardımına bizzat koşacağını” söyledi. 1877 – 1878 Osmanlı-Rus savaşı, Osmanlı ordusunun etkili sa­vunması ve Çar ordularının örgütsüz, düzensiz işleyi­şinden dolayı uzadı gitti. Ama sonunda, Ruslar İstanbul’a dek ilerlediler ve Ayastefanos Antlaşması ile Büyük Bulgaristan kuruldu; Sırbistan ve Karadağ bağımsız oldu.

Ancak, Avrupa devletleri bu durumu kabul etmedi. 1878 Berlin Antlaşması ile Balkanlar’da ku­rulmaya çalışılan egemenlik silindi ve Rusya’nın istedikleri gerçekleşemedi. Gorçakov’un dediği gibi, on binlerce asker ve milyonlarca ruble boşuna harcan­mıştı. II. Aleksandr, 13 Mart 1881’de Petrograd’da nihilistlerin düzenlediği bir suikast sonucu öldü. Askerlik süresini azaltmak, serfliği kaldırmak ve Balkanlar’ı Osmanlılar’dan almak gibi eylemleri yü­zünden kimi tarihçilerce Zar Osvoboditel (Kurtarıcı Çar) olarak yüceltildi. II. Aleksandr, bir yandan hak etmediği yüceltmelere, öte yandan da hak etmediği düşmanlıklara hedef olmuş bir hükümdardır. Kimi yenilikler getirmeye çalışmış ama, ne o dönem. Rusyası’ndaki siyasal-toplumsal ortama, ne de geleneklere uyum sağlayabilmiştir. Onunla, Romanovlar Rusyası’nda reform dönemi kapanmış, oğlu III. Aleksandr’ la gericilik dönemi başlamıştır.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 4. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983