Akliyat/Akliyyat Nedir, Ne Demek, Anlamı

Akliyyât. Aklın bilgi edinme alanları veya akılla elde edilen bilgiler mânasında kullanılan terim.

Selef âlimlerinin âyet ve hadislere da­yanarak açıkladıkları konuların çoğu. ke­lâm ilminin ortaya çıktığı hicrî II. yüzyıl­dan itibaren aklın bilgi sınırı içine alın­maya başlanmış; özellikle Ebû Mansûr el-Mâtürîdlnin. dinî hakikatlerin akıl ve sem’ (Kitap ve Sünnet) vasıtasıyla biline­bileceğini belirterek din ile ilgili bilgi kaynaklarını bu iki temel noktada toplamasından sonra kelâm ilminin problemleri “Akıl ile bilinebilenler” ve “Nakil (sem’) ile bili­nebilenler” şeklinde iki kısma ayrılmış­tır. Bunlardan ilki akliyyât, ikincisi de sem’iyyât veya şer’iyyât terimleriyle ifa­de edilmiştir. Mu’tezile kelâmcısı Kâdî Abdülcebbâr’ın eserlerinde açık bir şe­kilde görülen akliyyât-sem’iyyât taksi­mi, daha sonra Cüveynî, Gazzâlî, Râzi. îcî. Teftâzânî, Cürcânî, İbnü’l-Hümâm, Beyâzîzâde Ahmed Efendi gibi Eş’ariyye ve Mâtürîdiyye kelâmciları ta­rafından da kullanılan yaygın bir metot haline gelmiştir. Geliştirilen bu yeni an­layışla, daha önce selefin âyet ve hadis­lerde verilen bilgilerle iktifa ettikleri bir­çok dinî konu akliyyât içinde değerlen­dirilerek bu konulara çeşitli aklî izah ve yorumlar getirilmiştir. Bu metoda göre kelâmcılann üç ana esasta topladıkları inanç problemleri aklî açıdan şöyle değerlendirilmiştir: Allah’ın varlığı akılla bi­linebilir. Akıl onun zât ve mâhiyetini ya­nılgısız kavrayamazsa da sıfatlarını ve bu sıfatların eserlerini idrak eder: peygam­berlik müessesesini ve insanlığın bu mü­esseseye ihtiyacını izah edebilir. Akıl dün­ya hayatından sonra başlayacak ikinci bîr hayat olan âhiretin varlığını, mutlak ada­letin gerçekleşmesi açısından gerekli gö­rür. İlk devir kelâm kitaplarında fazla yer tutmayan akliyyât bahisleri, felsefe­nin kelâm ilmi içinde eritilmesinden son­ra özellikle Beyzâvî, Teftâzânî ve Cürcânî’nin eserlerinde muhtevanın üçte iki­sini teşkil edecek şekilde genişlemiştir.

Akliyyât, kelâm ilmindeki bu muhte­vası yanında, ilimlerin tasnifinde felsefe ve mantığı da içine alacak şekilde geniş kapsamlı epistemolojik bir terim olarak da anlaşılmıştır. Ayrıca daha özel an­lamda, aklî bilgilerden bedîhiyyât’ın diğer bir adı şeklinde veya “Aklî hükümler” mâna­sında da kullanılmıştır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi