Akaidü’l Adudiyye Kitabı – Adudüddin el-İci Özellikleri, Hakkında Bilgi

29

Eş’ari kelâmcılarından Adudüddin el-Îcî’nin (ö. 756/1355) akaide dair risalesi.

İtikadı mezheplerin tam olarak teşek­kül ettiği hicrî V. asırdan itibaren Ehl-i sünnet âlimleri, halkı ehl-i bid’atm yan­lış inançlarından korumak ve Sünnî akideyi kolayca öğrenmelerini sağlamak için. akaid problemlerini Sünnî çerçeve­de ele alan küçük akîde risaleleri yaz­mayı bir gelenek haline getirmişlerdir. Bu risalelerden biri de îcînin el-‘Aka’idûl-Adudiyye’sidir. Müellifin. “Ümme­tim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır” mealindeki hadiste belirtilen fırka-i nâciye ile Eş’ariyye’nin yani kastedildiğini ispat et­mek gayesiyle yazdığı ve vefatından on iki gün önce tamamladığı risalede Eş­’ariyye’nin diğer fırkalardan ayrılan ta­rafları. Allah’ın varlığı, tenzîhî ve sübûtî sıfatları, tefekkürün bilgi kaynağı olu­şu, rü’yetullah, irade sıfatının küllîliği, vücûb alellah ve aslah fikrinin reddi. hüsün ve kubuh’un şer’î oluşu, me­leklerin sınıfları ve dereceleri. Kuran’ın kadîm oluşu, haşrı ecsâd, hisâb, mîzan, sırat, cennet ve cehennemin ebe­dîliği, günah, tövbe, şefaat, kabir azabı, peygamberliğin mucize ile ispatı, Hz. Muhammed’in son peygamber oluşu, peygamberlerin vasıfları, keramet ima­met, iman ve küfrün sınırlan konuları­na yer verilir. Delil getirmeksizin işle­nen kelâm konulan, klasik kelâm kitaplarındaki bab ve fasıl taksimine başvu­rulmadan ele alınır ve ilâhiyyât, nübüvvât, sem’iyyât tarzındaki terti­bin dışına çıkılarak bazı takdim ve te­hirler yapılır.

Îcî’nin bu eseri küçük hacmine rağ­men âlimlerin ilgisini çekmiş, akaidin hemen bütün meselelerine temas ettiği için çeşitli şerhleri yapılmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi ve Süleymaniye kütüpha­nelerinde, Mes’ûd b. Ömer et-Teftâzânî. Seyyid Şerif el-Cürcânî. Muhammed b. Süleyman el-Kâfıyeci, Celâleddin ed-Devvânî, Süleyman b. Ahmed er-Rûmî, Muh­sin b. Burhan el-A’cemî ve Hâkim Şerif b. Nasır el-Husaynî gibi kelâmcılar tara­fından yazılmış yirmiyi aşkın şerhi bu­lunmaktadır. Bunlar içinde üzerinde en çok durulan, Cürcânî ve Devvânî şerhle­ridir. Molla Hüsrev. Ahmed b. Müsâ el-Hayâlî, Ali et-Tûsî, Muslihuddin Musta­fa el-Kastallânî ve Halîl b. Ahmed el-Konevî, Cürcânî şerhi üzerine haşiyeler yazmışlardır. el-‘vakâ1idü’l-‘Adudiyye’ye yapılan şerhleri beğenmeyen Devvânî. ri­salenin üstü kapalı ifadelerini açıkla­mak, akaid ilminin halli güç meseleleri­ni çözmek ve böylece eseri daha faydalı hale getirmek düşüncesiyle, 905 (1499) yılında tamamladığı yeni bir şerh yaz­mıştır. Devvânfnin büyük ilgi gören bu şerhine haşiye yazanlar arasında şu isimler vardır: Mevlâ Ahmed b. Muham­med, Şah Muhammed b. Mübarek el-Kazvînî, İbrahim b. Muhammed el-İsferâlnî. Yûsuf b. Muhammed el-Karabâgî, Abdülhakîm b. Şemseddin es-Siyâlkûtî, İsmail b. Mustafa el-Gelenbevî, Mustafa Fevzi ve Ahmed Edirnevî.

Osmanlı medreselerinde uzun müddet ders kitabı olarak okutulan Devvânî şer­hi. Siyâlkûtî. Gelenbevî ve Edirnevî hâşi-yeleriyie birlikte yayımlanmıştır. Eserin Serbestzâde Ah­med Hamdi tarafından yapılan bir Türk­çe tercümesi de vardır. el-Alka’idü’l-Adudiyye Nureddin Sadak da Akaid Risalesi Tercümesi adıyla Türkçe’ye çevirmiş ve bu tercüme Arapça metniyle birlikte basılmıştır.

TDV İslam Ansiklopedisi