Aile

PAYLAŞ

Geleneksel toplumun aile modeli “geniş aile”dir. Geniş aile ikiden fazla kuşağın ve tüm kardeşlerin aynı çatı altında yaşamalarını ifade eden bir kavramdır. Endüstri toplumu yönünde değişme süreci başladığında geniş ailenin küçülmeye başladığı, ilk aşamada evlenen kardeşlerinin ayrı eve çıktıkları, ikinci aşamada ailenin karı-koca ve -varsa- çocuklardan ibaret kaldığı görülmektedir. Bu süreçte çocuk sayısı da sınırlandırılmakta, aileler genellikle iki çocuk sahibi olmakla yetinmektedirler.
Aileyle ilgili değişme süreci ailenin küçülmesinin ötesinde bir dizi değişikliği içermektedir. Evlilik “geniş aile”den farklı olarak aile büyüklerinin kararıyla değil, evlenecek bireylerin kişisel tercihleriyle gerçekleşmektedir. Geçiş aşamasında bireyler kendi tercihlerinin yanı sıra aile büyüklerinin rızasını da almakta, bir sonraki aşamada ailelerden habersiz ya da onların muhalefetine rağmen evlilik gerçekleşmektedir.
“Çekirdek aile”nin “geniş aile”den bir diğer farklılığı fazla ‘kırılgan’ olmasıdır. Sosyal değişme sürecinde günümüze doğru gelindiğinde boşanmaların sürekli olarak arttığı görülmektedir. Geleneksel toplumda ikinci ya da üçüncü evlilikler ancak eşlerden birinin ölümü halinde söz konusu olurken, endüstri toplumunda bu durum daha çok boşanmaların artmasından kaynaklanmaktadır.
Bu süreçte “ikametgâh” da değişmektedir. Çekirdek ailenin “evi” öncelikle “yeni yerleşimsel” (neolocal) bir özellik göstermektedir. Bu terim ikametgâhın, baba toprağının uzağında başka bir yerleşim merkezlerinde olmasını ve iş hayatına bağlı olarak sık sık değişebilen bir ikametgâh olmasını ifade etmektedir. Bu ikametghın üretim işlevini kaybedip sadece tüketim mekânı haline geldiği, ev ile işyerinin birbirinden ayrıldığı ve aralarındaki mesafenin kentleşmenin boyutlarına paralel olarak arttığı görülmektedir.
Değişme sürecinin günümüzde gelmiş olduğu noktada “çekirdek aile” bir yana, “aile” kavramının kendisi bile tartışılır olmuştur. İleri endüstri toplumunda sıklıkla, anne (veya baba) ve çocuktan ibaret “parçalanmış aile”den, karı-koca ve önceki eşlerinden olan çocuklarından oluşan “eklemli aile”den, aynı evi nikah bağı olmaksızın paylaşma durumunu ifade eden “birlikte yaşama”dan, ayrı evlerde yaşayıp zaman zaman bir araya gelerek eş ilişkilerini sürdürmeye ve hatta aynı cinsten kişilerin evliliğine kadar uzanan bir dizi yeni aile biçimlerinden söz edilmektedir. Ama pek çok sosyal probleme yol açan bu yeni modeller, çekirdek ailenin ciddi bir alternatifi olarak görünmemektedir.