AİLE SOSYOLOJİSİNDE FARKLI KURAMSAL YAKLAŞIMLAR VE NEDENLERİ

 

Bilimsel yazılarda birçok kavram günlük kullanımlarından farklı yönler taşır. Bu farklılıklara yol açan faktörlerin başında  onlara  felsefi  bazı  anlamlar  yüklenmesi gelir. Örneğin felsefenin temel dört çalışma alanı vardır. Bunlar sırasıyla “Metafi- zik”, “Epistemoloji”(Bilgi Kuramı), “Ontoloji” (Varlıkbilim) ve “Ahlak”tır. Özellikle ontoloji ve epistemolojiden birçok bilimsel kavramı tanımlamada yararlanılır. Ayrı- ca Bilgi Kuramının da “bilginin kaynağı” ve “bilginin değeri” olarak iki temel alanı vardır. Bu bağlamda epistemolojik olarak, bilginin kaynağını “akıl” olarak görmek Rasyonalizm; “deney” olarak görmek Ampirizm; “sezgi” olarak görmek Intuitio- nism/Sezgicilik; “fayda” olarak görmek Pragmatizm olarak anılır. Hatta son yıllar- da bir gelişme daha yaşanarak,  bilginin  kaynağının  “kadının  öznel  deneyimleri” veya algıları olduğu ileri sürüldüğünden, Feminizm de böylelikle epistemoloji tar- tışmalarında yerini almış bulunmaktadır. Bu bağlamda Aile Kuramları konusuna başlamadan önce kavramsal açıklık sağlamak için kuram ve yaklaşım kavramları- nı  tanımlamak  uygun  olacaktır.
En genel çerçevede kuram, bilimsel çalışmaların yapılmasına olanak sağlayan en geçerli ve güvenilir yollarla ilgili epistemolojik (bilgi kuramsal) tartışmalardır. Yaklaşımlar ise daha çok toplumsal yaşamın temel ontolojik (varlık bilimsel) özel- likleri ile ilgili temel kabul veya sayıltılara (assumptions) işaret eder. Çoğu zaman kuram ve yaklaşım kavramları aynı anlamda veya birlikte kullanılırsa da aralarında felsefi olarak ayrım bulunduğu ve kuramların daha çok epistemolojik; yaklaşımla- rın ise, daha çok ontolojik içerik taşıdığı belirtilmelidir. Bu bağlamda genel olarak sosyal bilimlerde özel olarak sosyolojide çeşitli düşünürlerin adıyla anılan çok sa- yıda kuram ve göreli olarak sınırlı sayıda yaklaşım bulunur.
Buradan hareketle başlangıçta tek tek kuramlar yerine yaklaşımlar esasında ge- nel çerçeveyi bilmenin daha yol gösterici olduğu söylenebilir.
Diğer sosyolojinin pek çok alanında olduğu gibi aile çalışmalarında da mevcut tüm metodolojik (pozitivist, antipozitivist / yorumlayıcı, eleştirel) ve kuramsal yak-
 

Örneğin H.Spencer, T.Parsons, R.Merton, N.Luhmann adlı sosyologların her biri ayrı ayrı kuramlara  sahiptirler. Ancak onlar aynı zamanda taşıdıkları ontolojik ortak özellikleri açısından “Yapısal İşlevselcilik” şemsiyesi altında değerlendirilirler.

Burada önemli olan aile çalışmalarında birbirinden oldukça farklı çok sayıda kuramsal ve metodolojik yaklaşımın   kullanıldığının bilinmesidir.
Araştırmacıların mikro öznelden, makro nesnel boyutlara kadar uzanan geniş bir alanda araştırma yapması meşru olduğu gibi, aynı araştırmanın değişik aşamalarında da bunların bazılarından yararlanmaları mümkündür. Önemli olan kuram ve uygulama bütünlüğüne sahip bir araştırma planlamak ve yürütebilmektir.