Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Hakkında Bilgi

18

TANPINAR, Ahmet Hamdi (1901-1962) Türk şair, roman, öykü ve deneme yazarı. Yapıtlarında dünle bugün, Doğu’yla Batı arasında bir bireşime varmaya çalışmıştır.

23 Haziran 1901’de İstanbul’da doğdu, 24 Ocak 1962’de aynı kentte öldü. Babası Osmanlı İmparator-luğu’nun çeşitli kentlerinde kadılık görevinde bulunmuş Hüseyin Fikri Efendi’ydi. Tanpınar, babasının değişik yerlerdeki görevleri yüzünden öğrenimini İstanbul, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya’daki çeşitli okullarda okuyarak tamamlayabildi. Yükseköğrenim için 1918’de İstanbul’a gitti ve yatılı öğrenci olarak Baytar Mektebi’ne girdi. Ertesi yıl Edebiyat Fakültesi’ne geçerek sanatçı kişiliğini büyük ölçüde etkileyecek olan Yahya Kemal’in öğrencisi oldu. Bu fakültede Batı edebiyatı dersleri veren Yahya Kemal’den Fransız şiirinin ustalarıyla birlikte Bakî, Nef’î, Nailî, Nedim ve Şeyh Galip gibi Divan şiirinin büyük ustalarını da tanıma olanağını buldu. Onun 1921’de çıkardığı Dergâh dergisinde ilk şiirlerini yayımladı. Gene bu yıllarda katıldığı sanatçı çevreleri onun ilk yaratıcılık dönemini besleyen önemli bir eğitim alanı oldu. 1923’te fakülteyi bitirdikten sonra sırasıyla Erzurum, Konya, Ankara liselerinde edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. 1930-1932 arasında Ankara’da Gazi Terbiye Enstitüsü’nde (bugün Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi) edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra İstanbul’da Kadıköy Lisesi edebiyat öğretmenliğine getirildi ve 1933’te Ahmet Haşim’in ölümü üzerine Güzel Sanatlar Akademisi’nde (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) sanat tarihi ve estetik dersleri vermeye başladı. 1939’da, o dönemin milli eğitim bakam Haşan Ali Yücel tarafından, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde kurulan Yeni Türk Edebiyatı Kürsüsü profesörlüğüne atandı. Bu görevinden, 1942 ara seçimlerinde CHP’den Maraş milletvekili seçilmesi üzerine ayrıldı. 1946 seçimlerinde yeniden aday gösterilmeyince, bir süre milli eğitim müfettişi olarak görev yaptı. 1948’de Güzel Sanatlar Akademisi estetik öğretmenliğine, bir yıl sonra da yeniden Edebiyat Fakültesi’ndeki görevine döndü. Ölünceye değin de bu görevde kaldı.

Sanat yaşamına Celal Sahir’in çıkardığı Altın Kitap dergisinde yayımlanan “Musul Akşamları” adlı şiirleriyle başladı. Bu türdeki çalışmalarını Dergâh, Milli Mecmua, Hayat, Görüş, Varlık, Oluş, Ülkü ve Aile dergilerinde yayımladıktan sonra, 37 tanesini 1961’de Şiirler adlı bir kitapta topladı. Hece ölçüsüyle yazılmış bu şiirler, daha ilk bakışta bir imge zenginliğini ve müzik kaygısını yansıtır. Tanpınar’ın yaratıcı kişiliğinin değişik etkiler altında gelişerek kendine özgü bir anlatım yetkinliğine kavuşması, onda tutkuya dönüşen şiir sevgisinin ve çalışma saygısının bir sonucudur.