Ahmet Avni Konuk Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

72

Ahmet Avni Konuk (ö. 1938) Mutasavvıf, musikişinas ve bestekâr.

İstanbul’da dünyaya geldi. Doğumuyla ilgili kaynaklarda farklı tarihler veril­mektedir. Babası Mûsâ Kâzım Efendi, an­nesi Fatma Zehra Hanım’dır. Dokuz on yaşlarında iken birkaç ay arayla önce ba­basını, ardından annesini kaybetti. İbtidâî mektebini bitirdikten sonra Kur’ân-ı Kerim’i ezberledi ve cami derslerine de­vam ederek Arapça öğrendi. Galata Rüşdiyesi’nde dördüncü sınıfta okurken üçün­cü sınıfından başladığı Dârüşşafaka”dan 1890’da mezun oldu. Aynı yıl Galata İtti­hat Postahanesi’ne memur olarak tayin edildi. Memuriyeti sırasında başladığı Mekteb-i Hukük-ı Şâhâne’yi 1898’de bi­rincilikle bitirdi. 1909’da Posta Nezâreti’nde kalem müdürü, 1922’de posta ge­nel müdür muavini, Eylül 1930’da genel müdürlük hukuk müşaviri oldu. Bu sıra­da 376 sayılı posta kanununu mucip se­bepler lâyihası ve nizamnâmesiyle birlikte hazırladı. 1933’te kendi isteğiyle emekli­ye ayrıldı. Bir süre Posta ve Telgraf Yük­sek Mektebi ile Yüksek Mühendis Mektebi’nde [İstanbul Teknik Üniversitesi] ders verdi. 6 Mart 1938’de İstanbul’da vefat etti ve Merkez Efendi Mezarlığı’na defnedildi. Konuk’un son zamanlarında Emine Hâdiye Hanım’la evlendiği, Eminönü Mal Müdürlüğü’nün 11 Mayıs 1938 tarihli yetim maaşını düzenleyen tezkeresinden anlaşılmakta­dır.

Konuk, 1904’te Mesnevîhan Selânikli Mehmed Esad Dede’ye intisap ederek Mevleviyye tarikatına girdi. Mürşidinin Çayırlı Medrese’deki hücresinde verdiği derslere devam etti. Burada Tâhirül mevlevî ve Abdülhay (Öztoprak) efendilerle birlikte temayüz eden üç öğrenciden biri oldu. Mehmed Esad Dede’den Farsça öğ­rendi ve Meşnevf yi okuyarak icazet aldı. Bu yıllarda Fâtih türbedarı Ahmed Amiş Efendi’nin sohbetlerine de katıldı. Dârüşşafaka’da talebe iken okulun mûsiki mu­allimi Eyyûbî Zekâi Dede’den aldığı ders­lerle başladığı mûsiki çalışmalarını me­zuniyetinden sonra da hocasıyla devam ettirdi. Hocasından meşkettiği dinî ve din dışı formdaki eserleri en küçük ayrıntısına kadar hafızasında koruyarak bu eserle­rin gelecek nesillere aktarılmasında sağ­lam bir köprü vazifesi gördü. Ayrıca Fın-dıkzâde Taşkasap’ta meşkhâne haline getirilmiş bir kahvehanede Hacı Kirâmi Efendi’den mûsiki meşkeden Konuk, gençlik yıllarında Zekâi Dede’nin talebele­rinden M. Suphi Ezgi ve Rauf Yekta Bey’le de beraber çalıştı.