Ahmed Yesevî Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Hakkında Bilgi

46

AHMED YESEVÎ ( ? – 1166)

Türkistanlı ozan. Yesevî tarikatının kurucusudur.

Yaşamı konusunda yeterli bilgi yoktur. Batı Türkistan’ın Sayram İli’nde doğduğu, İbrahim adlı bir şeyhin oğlu olduğu söylenir. “Türkistan Piri” sanı ile anılırdı. Dokuz yüzyıl boyunca ün ve etkisi bütün Türk illerine yayıldı; Türkistan sınırlarım aşıp geniş alanlara ulaştı. Tarihsel kişiliği unutularak bir masal varlığına dönüştü. Yesi’de bulunan türbesi son yıllara değin bozkır halkınca kutsal bir merkez sayıldı. Hâcegân soyundan gelmesi nedeniyle “Hâce Ahmed Yesevî” diye de anılır. Kimi kaynaklarda, söylencelerle dolu yaşamının 130 yıl sürdüğü bildirilir.

İsficab ya da Akşehir adlarıyla da anılan Sayram, o dönemlerde, çağının İslam kültürünün önemli bir odağıydı. Kentin karışık bir yapısı vardı. Değişik uluslardan gelen halklar içinde Türkler ve İranlılar çoğunluğu oluşturuyorlardı. Ahmed, yedi yaşında iken babasını yitirince ablası ile, sonradan Türkistan adını alan Yesi kentine yerleşti. Türkler arasında Yesi kentinin eskiden beri özgün bir yeri vardı. Türk söylencelerinde Oğuz Han’ın başkenti olarak gösterilirdi. Değişik kültür odaklarını barındırmaktaydı. Nitekim Ahmed’in Yesi’ye geldiği yıllarda Aslan Baba adlı ünlü bir şeyh,tasavvuf öğretisiniyaymaktay-dı. Ahmed ilköğrenimine burada başladı, sonra o lönemde Karahanlı Devleti’ne bağlı olan Buhara’ya ‘itti. Buhara’da zamanın en ileri gelen bilgin ve gizemcilerinden Şeyh Yusuf Hemedanî’ye öğrenci oldu. Şeyhi ile birçok kent ve kültür yerini gezdi. Şeyhin gönlünü kazandı, onun derin etkisinde kaldı. Daha sonra şeyhin üçüncü halifesi oldu, 1160’ta Buhara’da şeyhin postuna oturdu. Bir süre sonra şeyhinin eski bir buyruğuna uyarak Yesi’ye döndü. Ölümüne değin bu kentte gizemci öğretisini yaydı. O dönem bu öğretiye uygun bir dönemdi. Asya’da İslam çevrelerinde tarikatlar yükselmekteydi. Birçok tekke türemişti. Göçebeler eski dinlerinin kimi özelliklerini de korumak koşulu ile İslam dini çevresinde toplanmaktaydılar. Doğu Türkistan’da ve Yedi-Su’da böylesine bir ortamda Müslümanlaşma sürdü. Ahmed Yesevî’nin önüne bu biçimde elverişli bir konum serildi. Nitekim kısa sürede Taşkent yöresi ile Seyhun ötesi bozkırlarında ünü ve etkisi yayıldı. Düşüncesi ve öğretisi Müslümanlık’a yeni girmiş köylü ve bozkır göçebeleri arasında büyük saygınlık kazandı.

İlk gizemci Müslüman-Türk ozan olan Yesevî’ nin geniş halk kitlesi arasında sevilmesinde ve yayılmasında duygu ve düşüncelerini Türkçe söylemesinin önemi büyüktür. Hece vezni ve yalın bir dil ile yazdığı koşuklarında Türk halk yazını biçimlerini kullandı.

Yesevî’nin İbrahim adlı bir oğlu ve Gevher Şehnaz adlı bir kızı olmuş; oğlu Yesevî’nin sağlığında ölmüş, soyu kızından yürümüştür. Giderek bu soy dal budak salmış, Türkistan’dan Balkanlar’a değin geniş alanlarda Yesevî’nin soyundan geldiğini söyleyen birçok aile türemiştir. Osmanlılar’dan Usküplü Şair Ata ile Evliya Çelebi’nin de Yesevî soyundan geldiği savunulmuştur.