Ahmed Tevfik Paşa kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

32

Ahmed Tevfik Paşa kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1845-1936) Osmanlı sadrazamı. Ankara Hükü­meti ile ilişki kurmaya çalışmıştır. 11 Şubat 1845’te İstanbul’da ‘doğdu, 8 Ekim 1936’da burada öldü. Kırımlı Ferik İsmail Hakkı Paşa’nın oğludur. Davut paşa II. Süvari Alayı’nda subayken 1865’te askerlikten ayrılarak Babıâli Tercü­me Odasına girdi. 1872’de Roma Elçiliği kâtibi oldu. Çeşitli dış görevlerde bulunduktan sonra Atina ve Berlin’de elçilik yaptı. 1895’te hariciye nazırı oldu. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Meclis-i Ayan üyeliğine atandı.

31 Mart (13 Nisan 1909) Olayı üzerine sadra­zamlığa getirildi. 21 gün süren bu ilk sadrazamlığında öncelikle 31 Mart Olayı’nı çıkaranları cezalandırarak karışıklığı yatıştırmak istedi. Ayrıca, Rumeli’deki ordularda baş gösteren kaynaşmayı önleyerek Selanik’ tc toplanan Hareket Ordusu’nun İstanbul’a gelmesi­ni engellemeye çalıştı. Ama bu tasarısını gerçekleştire­medi. İstanbul’a giren Hareket Ordusu, II. Abdülhamid’in 33 yıllık saltanatına son vererek yerine V. Mehmed’i [ Reşad] geçirince, sadrazamlıktan alındı ve Londra Elçiliği’ne gönderildi.

Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı’na girince yurda dönerek Meclis-i Ayan üyesi olarak görev aldı. Kasım 1918’de VI. Mehmed [Vahideddin] tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. Bu ikinci sadra­zamlığı Osmanlı Devleti’nin en bunalımlı günlerine rastladı. İtilaf Devletleri donanması ile Yunan savaş gemileri istanbul’a geldi. Aralık 1918’de padişah Meclis-i Mebusan’ı dağıttı.

Ahmed Tevfik Paşa Ocak 1919’da nazırlarını yenileyip padişaha daha yakın bir hükümet kurdu. Ancak, Fransızlar’a yaklaşma siyaseti izlemesi ve İttihatçılar’a karşı sert davranmaması, Hürriyet ve İtilafçıların yoğun muhalefetine yol açınca Mart 1919’da istifa etti. Haziran 1919 ile Mayıs 1920 arasında toplanan Paris Barış Konferansı’na Osmanlı delegesi olarak katıldı. Anadolu’daki ulusal hareketin gelişmesi üzerine istifa eden Sadrazam Damat Ferid Paşa’nın yerine Ekim 1920’de yeniden sadrazamlığa getirildi. Bu görevdeyken Ankara Hükümeti ile ilişki kurmak için yaptığı girişimler sonuç vermedi.

Şubat 1921’de Doğu Sorunu’nu çözümlemek üzere Londra’da toplanan konferansa Ankara Hükümeti’nin delegeleriyle birlikte gidilmesini önerdi. Ancak, Mustafa Kemal bu öneriyi kabul etmedi. Konferansta Osmanlı ve Ankara hükümetleri ayrı kurullarca temsil edildi. Görüşmeler başlayınca, “Milletin asıl temsilcisi Ankara Hükümeti’dir,” diye­rek sözü Bekir Sami’ye bırakan Ahmed Tevfik Paşa, bu konferans sırasında da Ankara Hükümeti’yle bir birlik havası oluşturmaya çalıştıysa da başarılı olama­dı. Nisan 1921’de konferanstan bir sonuç alınamayın- , ca İstanbul’a döndü. Mart 1922’de hariciye Nazırlığı görevini dc üzerine aldı.

Mudanya Konferansı’nda ortak bir tutum be­nimsemek için Mustafa Kemal’e haber gönderdi. Ama önerisi kabul edilmedi. TBMM, 1 Kasım 1922’de çıkardığı bir yasayla saltanatı kaldırdı. Ahmed Tevfik Paşa sadrazamlığındaki son Osmanlı Hükümeti de 4 Kasım 1922’de istifa etti. Ahmed Tevfik Paşa bundan sonraki yaşamı boyunca resmi bir görevde bulunma­dı. 1934’te Okday soyadını aldı.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 2. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983

AHMET TEVFİK PAŞA KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ

Son Osmanlı sadrazamı (İstanbul 1845-ay.y. 1936). Kı­rım Türklerinden süvari feriki İsmail Hakkı Paşa’nın oğlu olan Ahmet Tevfik Paşa, Davutpaşa süvari alayına yazılıp, asteğmenlik yaparken sağlığı bo­zulunca askerlikten ayrılarak (1865), Babıali Tercüme Odası’na girdi. Sefaret ikinci kâtipliği (Roma, Viyana, Berlin), başkâtipliği (Atina, Petersburg), maslahatgüzar-“lık (1877) yapıp Ruslar savaş açtıklarını belirten notayı verince, savaş sonuna kadar Şumnu’daki Serdarı ekrem Abdülkerim Nadir Paşa’nın yanında kaldı. Savaştan sonra Atina maslahatgüzarlığında (1870), daha sonra da sefirliğinde (1883) bulunup, Paris’teki Süveyş Kanalı Komisyonu’nda görev aldı (1885). Hariciye nazırlığına (1895) atanıp, İkinci Meşrutiyet’ten (1905) sonra Âyan Meclisi üyeliğine getirileli. 31 Mart olayından sonra sadrazamlığa (1909) atandı ve üç hafta süren bu sadra­zamlığında Hareket Ordusu İstanbul’a girdi; Abdülhamit II tahttan indirildi. Londra büyükelçiliğine getirilip, Birinci Dünya Savaşı’na kadar bu görevde kaldı. Savaş süresince Âyan Meclisi üyeliği yapıp, Vahdettin tahta çıkınca Avrupa ülkelerine görevli gönderildi. İkinci kez sadrazamlığa atanıp (Kasım 1918), İtilâf Devletleri do­nanmasının İstanbul’a gelmesi (20 Aralık 1918) ve mec­lisin feshedilmesi üstüne, sadrazamlıktan istifa ederek yerini Damat Ferit Paşa’ya bıraktı (Şubat 1919). Birçok kez yeniden sadrazam olması istendiyse de kabul et­medi. Paris Barış Konferansı’nda (1 Haziran 1919-10 Mayıs 1920) delegelik yaparak, Sevr Antlaşması imza­lanınca yurda döndü (14 Temmuz 1920). Yeniden sad­razamlığa getirilip (22Ekim1920),Doğu sorunlarını çö­zümlemek için Londra’da toplanan konferansta Osmanlı devleti heyetinin başkanlığına atandı (12 Şubat 1921). Konferansa Ankara hükümetini temsilen Bekir Sami Bey başkanlığında başka bir heyetin gelmesi üstü­ne, konferans başlayınca, sözü ulusun gerçek temsilcisi olan Bekir Sami Bey ve arkadaşlarına bıraktı; ulusal bir­liğin bozulmaması için büyük çaba harcadı; ne var ki, barış antlaşması yapılamadı. Dönüşünde (3 Mart 1922) M. Kemal Paşa’ya Mudanya konferansında birlikte ha­reket edilmesini öneren birçok telgraf gönderdiyse de, önerisi kabul edilmedi. Saltanat kaldırılınca (1 Kasım 1922) istifa edip (4 Kasım 1922), cumhuriyetin ilanın­dan sonra İstanbul’da yaşadı.

KAYNAK: GROİLER İNTERNATİONAL ENCYCLOPEDİA, CİLT-1, 1993, DANBURY, CONNECTİCUT-İSTANBUL