Ahmed Rıdvan Kimdir, Hayatı, Eserleri

42

Ahmed Rıdvan. Hamse sahibi divan şairi.

Yaşamı

Doğum tarihi belli değildir. Kendi ifa­desinden Ohrili olduğu anlaşılmaktadır. Tütünsüz veya Bîduhan lakabıyla da anı­lır. Resmî kayıtlarda baba adının Abdul­lah olarak belirtilmesi devşirme olduğu­nu düşündürmektedir. II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî devirlerinde ya­şamış, defterdarlık ve sancak beyliği yapmıştır. İskendernâme’ sinde ve Di­vanında Moton Seferi’ ne ka­tıldığını, kaleye sancak diktiğini bildiren Ahmed Rıdvan’ın bu sırada sancak beyi olduğunu kaynaklar da doğrulamakta­dır. Aynca II. Bayezide sunduğu bir kasidede sırasıyla Karahisar, Hamîd. Teke, Karaman ve Ankara sancak beyliğinde bulunduğunu belirtmektedir.

Divanındaki bazı şiirlerden ve Heftpeyker adlı mesnevisinden anlaşıldığı­na göre, II. Bayezid’i n şehzadeleri Ahmed ile Selim arasındaki taht mücade­lesinde Ahmed tarafını tutmuş, Selim’ in tahta geçmesiyle de görevinden uzak­laştırılmıştır.Bununla birlikte II. Bayezid dev­rinde kendisine mülk olarak verilen Dimetoka’ daki Ahmed Fakihlü kö­yü, Selim zamanında da onun adına ka­yıtlıydı. Sehi nin. “Padişah sancağın çe­ker pek ağır dirliklü bey id” demesine bakılırsa, Kanunî zamanında eski itiba­rına kavuştuğu söylenebilir, ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber el­deki bilgilere göre 1528-1538 yılları ara­sında Edirne’ de öldüğü sanılmaktadır. Ayrıca Edirne’ de Ağaçpazarı semtinde kendi adıyla anılan bir medresesi bulun­duğu ve buranın XVIII. yüzyılın başların­da öğretime açık olduğu bilinmektedir.

Eserleri

Ahmed Rıdvan 27.000 beyit tutarında altı mesnevi ile hacimli bir di­van yazmıştır. Kaynaklarda hamse sa­hibi şairler arasında zikredilen Ahmed Rıdvan’ ın mesnevilerinden îskendernâme ve Hüsrev ü Şirin’ ini, tezkirelerde mesnevi nâzımı olarak adına rastlan­mayan Hayâtı mahlaslı bir şair kendine maletmiştir. Ayrıca, elde yalnız Hayâtı mahlaslı nüshalan bulunmasına rağmen Mahzenü’l-esrâr ile Heftpeyker’in de Ahmed Rıdvan’ ın eserleri olabileceğini araştırmalar göstermektedir

1) Divan. Kaside, mesnevi, terkibibend. gazel ve kıta olmak üzere toplam 1044 şiir ile altmış sekiz beyitten ibaret bu eserin bilinen tek yazması Türk Dil Kurumu Kütüphanesi’ ndedir

2) İskendernâme. Ahmedînin İskenderndme’ sinden faydalanılarak 904’te kaleme alınmıştır. Yaklaşık 8300 beyit olan bu mesnevinin bir yazması Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanesi’ndedir Hayatî mah­laslı nüshası ise Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi’ nde bulunmaktadır

3) Ley­lâ ve Mecnûn. 4250 beyit kadar oldu­ğu tahmin edilen bu mesnevi, yer yer serbest tercüme yoluyla Nizâmi nin aynı adlı eseri örnek alınarak 1499-1502 yıl­ları arasında yazılmıştır. Eksik olan tek nüshası Atatürk Üniversitesi Kütüpha­nesi’ nde bulunmaktadır.

4) Hüsrev ü Şîrîn. Şeyhî ve Nizâmrnin aynı addaki eserlerinden faydalanılarak 907 yılında tamamlanan eser, şairin ifadesi­ne göre 6308 beyittir. Ancak Berlin yazması 4946, Gotha nüshası ise 5700 beyit kadardır. Rıdvan mahlaslı iki yaz­ması Gotha ve Berlin kütüphanelerinde bulunmaktadır. Ha­yatî mahlasını taşıyan iki nüshadan bi­ri Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi’ nde, diğeri Hasan Özdemir’in hususi kütüp­hanesinde bulunmaktadır.

5) Rıdvâniyye 914 yılında tamamla­nan dinî-ahlâkî konulu bu mesnevi, şa­ir tarafından 2080 beyit olarak bildirilmişse de Süleymaniye Kütüphanesi’ ndeki bili­nen tek yazmasında 1743 beyit bulun­maktadır.

6) Mahzenü’l-esrâr. Nizâmi­nin aynı adı taşıyan dinî-ahlâkî ve tasavvufî mesnevisinin aynı vezinle yapılmış serbest bir tercümesidir. Hayatî mahla­sını taşıyan tek yazması Atatürk Üni­versitesi Kütüphanesi’ ndedir.

7) Heftpeyker. Nizamînin Behrâmnâme adlı mesnevisinin serbest ter­cümesidir. Sâsânî hükümdarlarından Behrâm’ ın av ve çeşitli eğlencelerle ge­çen günlerini anlatan 4174 beyitlik bu mesnevinin 917-918 ta­rihleri arasında kaleme alındığı tahmin edilmektedir. Bilinen iki yazması Hayatî mahlasını taşımakta olup biri Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi’nde, diğeri İs­tanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ ndedir.

Şairin bunlardan başka 104 beyitlik Kasîde-i Bür’ e Tercümesi, ayrıca Câmiu’n-nezâir ile diğer bazı şiir ve nazire mecmualarında da manzumeleri bulunmaktadır.

Bu kadar çok eser vermiş olmasına rağmen Ahmed Rıdvan’ ın başarılı bir şair olduğu söylenemez. Mesnevilerinde Ahmedî ve Şeyhî gibi Türk şairleriyle İranlı Nizâmî’yi örnek almış, hatta ele aldığı konular ve onları işleyiş bakımın­dan bu şairleri adım adım takip etmiş­tir. Diğer şiirleri ise bazı tezkirecilerin de ifade ettikleri gibi, vezinli ve kafiye­li söz olmaktan öteye geçmemektedir. Ancak hamse sahibi olması sebebiyle Türk mesneviciliğindeki gelişmeyi tesbit açısından önemli bir yere sahiptir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi